Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Nüfus artışına frenleme

Yazının Giriş Tarihi: 29.05.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.05.2024 17:37

Dünyadaki insan sayısının 8 milyarı aştığı hesaplanırken ülkemizdeki nüfus artışı ve toplam nüfus sayısına göre de Türkiye’nin yaş ortalamasının yaşlanmaya başladığı sonuçları çıkarılıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2024 yılı başı itibarıyla Türkiye'nin nüfusu 86 milyon 011 bin789 olarak hesaplandı.

Yıllık nüfus artış hızı 2022 yılında binde 7,1 iken, 2023 yılında binde 1,1 oldu. Türkiye'de 2022 yılında %93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2023 yılında %93 oldu. Belde ve köylerde yaşayanların oranı %6,6'dan %7'ye yükseldi. Bu duruma bakıldığında, şehirden köye doğru çok az bir miktarda nüfus kayması olduğu, tersine göç olduğu gibi sonuç çıkarılması mümkün.

2023 sonu itibarıyla Türkiye’de ikamet eden kişi sayısı bir önceki yıla göre sadece 92 bin 824 kişi artarak 85 milyon 372 bin kişi oldu.

Bu rakamlar değerlendirildiğinde, Türkiye’de nüfus artışı 2022 yılında AB ortalamasının üstündeydi. Ancak 2023 yılındaki bu keskin düşüşün ardından 2023 yılında ortalamanın altına düşmesi söz konusu oldu. Nüfus düşüş oranlarına bakıldığında ise az bir miktarda olsa, 2020 ile 2022 yılları arasında yaşanılan Covid 19 dönemi göze çarpıyor.

Oysa ki rakamlar, Türkiye’de doğurganlık hızının da kademeli şekilde düştüğünü gösteriyor.

2023 yılındaki düşüşte Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfusun azalmasının rolü var. Yabancı nüfus bir önceki yıla göre 253 bin azalarak 1 milyon 571 bin kişi oldu.

Yani, resmi kayıtlara göre, ülkemizde yaşayan ve ülkemiz vatandaşı olmayan toplam bir buçuk milyondan fazla kişi var.

Türkiye'de ikamet eden nüfusun cinsiyetlere göre de dağılımı hesaplandı. 31 Aralık 2023 tarihi 85 milyon 372 bin 377 kişi olan nü fusun dağılımı şöyle oldu. Erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi olurken, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1'ini erkekler, yüzde 49,9'unu ise kadınlar oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 253 bin 293 kişi azalarak 1 milyon 570 bin 543 kişi oldu.

Yıllık nüfus artış hızı 2022 yılında binde 7,1 iken, 2023 yılında binde 1,1 olarak hesaplandı. Bu durumda, ülkemizdeki doğurganlık sayıları ve çocuk sayısında da azalma olması dikkatlerden kaçmıyor.

Bizim yaşadığımız kent olan Bursa’nın nüfusu 3 milyon 214 bin 571 kişi olarak açıklandı. Bursa’daki doğurganlık miktarının da Türkiye ortalamasında olduğu gibi binde 1.1 olduğu ifade edildi.

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

Türkiye'de 2022 yılında 33,5 olan ortanca yaş, 2023 yılında 34'e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,8'den 33,2'ye, kadınlarda ise 34,2'den 34,7'ye yükseldiği görüldü.

Gelelim bu rakamların ülkemizin geleceğine yönelik neleri söyleyip gösterdiğine.

Öncelikle, nüfusumuz yaşlanıyor. Seneler önce Avrupa’nın pek çok ülkesinin başına gelenler bizim ülkemizdeki dayanmaya başlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her gittiği nikahta, her düğünde eşlere en az üç çocuk yapmaları tavsiye ediyor.

Peki, yeni evlenen çiftler, neden üç çocuk yapamıyorlar?

Asıl mesele burada. Pek çok aile bırakın üç çocuk dünyaya getirmeyi, bir tek çocukla bile baş edemiyorlar.

Hele son yıllardaki doğurganlık oranlarının azalmasında en dikkat unsurlardan bir tanesi ise ekonomik sıkıntılar. Gençler, iş bulamamaktan yuva kurup evlenemiyorlar. Evlenenler ise eğer aile destekleri yoksa, ev kirası, alınan eşyaların taksitlerinin ödenmesi vb gibi masraflar nedeniyle geçim sıkıntısı içinde yaşamak zorunda kalıyorlar.

Çocuk sahibi olanlar ise, eğer eşler çalışıyorlar ise bakıcı sorunu, kreş meselesi ve çocuğun genel masrafları nedeniyle de ekonomik sıkıntılara girebiliyorlar.

Çünkü, ülkemizdeki asgari ücret, ev kirasına bile yetmiyor. Bu nedenle de aileler, evlenseler bile çocuk yapmakta acele etmiyorlar. Ekonominin düzelmesi ve gelirlerinin artmasını bekliyorlar. Maalesef son 5 yıldır ise yaşanılan sıkıntılar nedeniyle gelirlerde artış yerine gerileme oluyor.

İşte bu yüzden de eğer imkanları varsa aileler, emekli olduktan sonra şehir hayatındaki ekonomik krizlerden kurtulma adına, köylerine geri dönüyorlar. İmkanları olmayanlar ise, ailelerin meyvesi kabul edilen çocuk yapma arzu ve isteklerini, ekonomik nedenlerle ertelemek zorunda kalıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemizdeki genç nüfus sayısının yeniden Avrupa Birliği’nin standartlarına göre artış göstermesi için üç çocuk isteminde ısrarcı oluyor. Büyük Birlik Partisi genel Başkanı Mustafa Destici ise “üç çocuk yetmez en az dört çocuk olsun” çağırısında bulundu.

Velhasıl kelam, ülkemizde genç nüfusun azalması, başta güvenlik ve geleceğe yönelik pek çok konularda sıkıntıların yaşanacağına işaret ediyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.