Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bahşişin adı, zorunlu hizmet bedeli olmuş

Yazının Giriş Tarihi: 17.04.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.04.2024 18:18

Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kayıplarının önüne geçmek için bazı işyerlerinde kredi kartı ile işlem yapmak yerine, İBAN’a para gönderilmesi istenmesine yönelik çeşitli işlemler başlatıldı. Güzel ve hoş.

Atalarımız ne demişler?

 Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.

Bunun ikinci anlamı ise vergilendirilmemiş kazanç haramdır. Keşke, insanlarımız haram ile helal kazancı ayırabilseler. Bunun sonucunda da herkes hak ettiği kazançlarına göre hak edilen vergilerini ödese,devletin hazinesi para ile dolu olsa,  iktidara seçim kaybettiren ve emekliler için kasada para yok derdi kendiliğinden ortadan kalksa. Ne güzel olurdu değil mi?

Halkımızın yaşadığı bir başka sıkıntı daha var. Pek çok kimsenin hiç dikkat etmese bile, dikkatli kişilerin kolayca anladıkları yeni bir kazıklanma, pardon, müşteriden masrafların çıkarılması yöntemi.  Oteller, restaurantlar, lokantalar ve bazı taksilerde uygulanmaya başlayan hizmet bedeli adı altında insanlardan zorla tahsil edilen paralar şikayet konusu oldu.

Konu aslında çok basit.

Bir lokantaya gidiyorsunuz, ihtiyacınız olan yemeklerden seçtiklerinin fiyatları bazılarında bakanlığın aldığı karar gereğince, lokantanın giriş kısmındaki fiyat levh0asında yer alıyor. Mesela, çorba içtiniz. Listedeki fiyatı ortalama 100 TL. Bize gelen hesapta ise 100 TL çorba birde 50 TL hizmet bedeli, toplam hesabınız 150 TL deniliyor.

Fiyat listesi ile hesap arasında tam tamına 50 TL’lik fark var. Bunun nedeni nedir? Diye merak edip sorduğunuzda ise, “işletmemizde hizmet bedeli uygulaması var. Onun için alınıyor” diye cevapla karşılaşıyorsunuz. Açıklaması ise, “siz garsonlarımıza bahşiş vermeden yiyip içip gidiyorsunuz, bizde garsonlara dağıtmak için sizden zorunlu hizmet bedeli alıyoruz.”

Ama, sonuçlar böyle mi? Bu paralar gerçekten garsonlara mı dağıtılıyor?

Uygulamaya bakıldığında, işletmeler sadece garsonların bahşişlerini değil, maaşlarını, SGK giderlerini, ek ödemelerini ve işletmeye ait her türlü maliyet bedellerini bu hizmet bedeli uygulamasıyla müşterilerden tıkır tıkır tahsil ediyorlar.

Bu konularda pek çok olayları yaşadıklarını ifade eden arkadaşlarım anlatmışlardı. Lokantalardaki hesaplara dikkat edin diye uyarıyorlar.

Benimde Bayramın birinci günü İstanbul’da başıma geldi. İstanbul’da taksi bulmak malum deveye hendek atlatmak kadar zor ve güç. Hisarüstü’nden Emirgan’a gidebilmek için taksi aramaya başladık. Özel bir uygulamadan taksi bulabildik. Uygulama özel olduğu içinde fiyatları, tarifesi epey bir özelmiş. Neyse onu öğrendik, kabul ettik. Taksi geldi. Baltalimanı sahil yolundran Emirgan’a doğru yola çıktık. Yoldaki trafik kalabalık. Taksici pek gitmek istemedi. Zaten bizi de yarı yolda bıraktı.

Taksimetreye baktım. Özel tarifeye göre 92 TL’lik ücret gösteriyor. Benden 120 TL tahsil etmeye kalktı. Tabi, hemen itiraz ettim. Taksimetrenin 92 TL yazdığını gösterip, fazlası neyin nesi diye sordum.

Taksilerde yeni uygulama başlatmışlar. Taksimetre ücretine ek, yüzde bilmem kaç TL hizmet bedeli ücreti ekliyorlarmış. Yani, taksinin şoför ücreti, yakıt parası, trafik sıkışıklığında geçirdiği vaktin bedeli müşterilerden tahsil ediliyormuş. Tartışma devam ederken, taksimetre de yazmaya devam ettiği için fiyat 100 TL’ye yükseldi. Bende bizi yarı yolda bıraktığını, bu yaptığının hizmet değil, hizmet etmemek olduğunu ifade ettim. 100 TL’yi verdim. Taksiden indik.

Zaten, tartışmayı devam ettirse idi, yolun her tarafında polis kaynıyordu.

Bayram seyran başımıza bela almayalım düşüncesiyle Baltalimanı ile Emirgan arasındaki yolu yaya olarak gitmek zorunda kaldık. Ben, hizmet bedeli ödemedim. Ama, ödeyen çok müşteri var.

Bu konuyu köşemde yazmaya karar verdim.

Çünkü, toplumun her zaman dertlerine çare aranması için gidip polise, adliyeye şikayet etmek gerekmiyor. Bazı konuları, etkili, yetkili ve görevlilere gazete sütunları aracılığıyla iletip, sessiz, sedasız, kimse ile düşmanlığa gerek olmadan, şikayet edip, düşman kazanmadan çözmek mümkün.

Bu düşünce nedeniyle, Bahşiş adı altında müşterilerden fazladan para toplayıp, bazı kişilerin haksız kazanç elde ettiklerini düşünüyorum. Hani, üç beş liranın, beş 10 kuruşun hesabı olmaz diye düşünmek mümkün. Ama, her müşteriden böylesine uygulama ile para alındığını, bunları günlük ortalama 100 müşteri ile beraber hesaplanması halinde ne kadar yekün edeceğini öğrenmek, hesaplamak mümkün.

Müşteri bahşiş vermek zorunda değil. İnsanlar, gittikleri yerde hoşnut olurlarsa, içlerinden geldiği gibi hareket edip, teşekkür için para veya eski ismiyle bahşiş verebilirler.

Bu işlemi zorunlu hale getirmenin ne anlama geldiğini sanırım görevliler izah edebilirler.

Ortalığı boş sanıp, at koşturmak isteyenlere de devletimizin eli güçlüdür diye düşünüp, gerekli işlemlerin yapılacağını umuyorum.

Bu tür olayları duyunca, ortalığın ne kadar başıboş kaldığını da anlamak mümkün. Çünkü, denetimler yapılsa, fazladan para talep edenlere gerekli cezalar verilse, bu işlemlerin de yapıldığı duyulsa, hiç kimse müşterilerden hizmet bedeli altında fazladan para tahsil etmeye kalkışacağını sanmıyorum.

Gemisini yürüten kaptan misali, bazı işyeri sahiplerinin, müşterilerin fazladan paralarına göz dikmiş gibi gözükmesi, insanlığa hiç mi hiç yakışmıyor. Bu durumları bilip, görüp, öğrenip, denetlemeyenler içinde aynı düşünceye sahibim.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.