Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Toplumsal yaralardan bir demet

Yazının Giriş Tarihi: 16.04.2016 00:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.04.2016 00:35

Dostlarımızdan, arkadaşlarımızdan zaman zaman duyduğumuz tepki dolu ifadeler olur. Biri diğerine kızmıştır ve der ki: “Onun gibi yalancısını görmedim” ya da “Ondan nefret ediyorum” gibi. Bu ve benzeri tepkiler toplumun hemen her kesiminde görülen duyulan alışılagelmiş yaklaşımlardır.

Çoğumuz olaylara kendi bakış açımızdan baktığımız için bize uymayan tarzları hemen eleştirir veya reddederiz.  Zaman zaman kendimizin de çiğnediği bazı kuralları görmezden geliriz ama başkası yaptığında çok kızarız. Örneğin; araç kullanırken cep telefonu ile konuştuğumuz çoktur ancak başkası konuştuğunda ve bize istemeden de olsa trafikte zorluk çıkardığında hemen söyleniriz: “Şuna bak, almış cep telefonunu eline araba kullanıyor, sağına soluna baktığı yok .” Bütün bu döngü durmadan devam eder.

Ben de bugün kendi tepkilerimden, kabullenemediklerimden oluşan bir demet sunmak istiyorum sizlere.

Küçük bir çocuğu (Kendi evladı veya başkasının çocuğu olabilir) elinden tutup yolda yürürken; kendisini yaya kaldırımı tarafında, çocuğu ise trafiğin işlediği yol tarafında tutarak kendi canını emniyete almak isteyen büyüklerin bu tavrını kabullenemiyorum.

Otobüs, tren gibi toplu taşıma araçlarında hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde gazilere, hamile kadınlara veya yaşlılara yer vermemek için cep telefonu ile meşgul olup başını nerede ise doksan derece öne eğen bazı gençlerin bu tavırlarını kabullenemiyorum.

Yine toplu taşıma araçlarında cep telefonu ile bangır bangır bağırarak hiç umursamaz vaziyette yüksek ses ile konuşulup, çevredeki insanların rahatsız edilmesini kabullenemiyorum.

Açlıktan adeta iskelet haline gelmiş ve kenar köşelerde çaresizce yiyecek arayan hayvanlara kayıtsız kalındığı gibi üstelik onları taş veya sopa ile ürkütüp kovalanmasını kabullenemiyorum.

Spor müsabakalarını yöneten bazı hakemlerin; hangi takımlar arasında olursa olsun asli görevi olan tarafsız ve adil yönetim kavramını hiçe sayarak bir takımın yanında yer almasını ve tarafsızlığını yitirmesini kabullenemiyorum.

Trafikte seyir halinde iken, kuralları hiçe sayarak şeritler arasında adeta mekik dokuyarak makas atan ve çevresindeki tüm sürücülerin yüreğini ağzına getiren trafik canavarlığını kabullenemiyorum.

Cep telefonlarımıza isteğimiz dışında ısrarla tanıtım mesajları gönderilmesini ve farklı sunucu hatları ile görüşüldüğünde rahatsız edici sesli ikazların verilmesini kabullenemiyorum.

Tüm toplumsal bilinçlendirme çabalarına rağmen; zaman zaman kadınların etkisiz ve ikinci sınıf insanlar olarak gösterilmeye çalışılmasını kabullenemiyorum.

Kabullenemediklerimi ve kabullenemediklerinizi yazmaya devam etsem her halde ciltlere sığmayacaktır. Toplumsal yaşantımızdaki kabul edilemezliklerin en kısa sürede minimum düzeye inmesi dileği ile.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.