Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yörük-Türkmenler Bursa’da buluşuyor

Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2024 00:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.05.2024 18:03

Uluslararası katılımlı ‘1. Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Kongresi’, 17-19 Mayıs 2024 tarihleri arasında Bursa’da gerçekleştirilecek.

10 farklı ülkeden 50 farklı üniversiteden 100’e yakın akademisyenin katılacağı kongrenin ev sahipleri; Bursa Uludağ Üniversitesi ve Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği. Katılımcılar 3 gün boyunca hem hazırladıkları araştırmaları dünyaya duyuracaklar hem de kentin turistik yerlerini gezme fırsatı yakalayacaklar. ‘19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’ törenlerini izleyecek olan akademisyenler ve katılımcılar, Kocayayla’daki ‘Türk Dünyası Gençlik Şöleni’ne de katılacaklar.

Kongrenin ana teması;

Avrupa Türk Tarihi’ ve ‘Avrupalı Türkler.

Gagauzlar (Gök Oğuzlar-Rusya), Karaim Türkleri (Ukrayna-Kırım), Hazar Türkleri (Almanya-Yakın Doğu), Çuvaşlar (Rusya), Hun Türkleri (Macaristan-İsveç, Finlandiya-Polonya), Karaman Türkleri (Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Kosova) ve daha onlarca ‘boy’ hakkında bilgisi olan akademisyenlerin orta yerde sahipsiz kalan Türk medeniyeti üzerindeki çalışmaları, Yörük ve Türkmen kültürünün daha yakından tanınması açısından oldukça önemli. Unutulmaması, yaşatılması gereken ayrıntılar var.

Yörük ve Türkmenlerin, tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin asli unsuru olduğu bir gerçek… Kavram ve olguları anlatırken kullanılan Türkçe’nin günümüze yansımaları, Avrupa’yı etkileyen inanç sistemleri, müzik eserleri, yaratıcı endüstriler, Bektaşilik, Türk çalgıları, Karagöz ve Hacivat figürlerinin ortak özellikleri, Oğuz ve Kelt kültürü, Türk masallarının Avrupa’ya etkileri ve mimari yaklaşımların ele alınacağı sunumları kaçırmayın.

Ne mutlu Türküm diyene” sözünü gururla haykıran ancak bigisi kıt olan Türkler’in kendi tarihleriyle olan bağları Bursa’da kuvvetlenecek, yanlışlar ayıklanacak ve bütüncül yaklaşım herkese iyi gelecek.

Andımızı yasaklama cüretini gösterenlere, Mehmet Akif Ersoy’un muhteşem dizelerini ezbere okuyamayanlara, Türkçe’nin yerine bir başka alfabeyi dayatanlara en iyi yanıtı Karamanoğlu Mehmet Bey veriyor; “Bugünden sonra divanda, dergahta, bargahta, Meclis’te ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.” Öyle de oldu ve yapay gündemlerle oyalanan Türk halkı uyandı! 747 yıl önce tarihe geçen sözü unutmayasınız diye eserler verdi sanatçılar. Edebi yazılarla donatıldı her yer. Türkçe bilim dili oldu, kitap oldu, yazı oldu, şimdi de Azerbaycan ve Macaristan’da resmi diller arasına katıldı. Bilimle, ilimle, matematikle, integralle ve hatta yapay zekayla meşgul olmayanlara verilecek en iyi yanıt şu olmalı; Sen (!) Ey kendini Kaf Dağı’nda gören münafık (!) Sen, Ali Şir Nevai’den ne öğrendin, mimarların hocası ‘Sinan’dan haberin var mı? Plevne’yi, Belgrat’ı, Barbados’u, Kavala’yı, Tebriz’i, İsfahan’ı, Aşkabat’ı, Bağdat’ı, Musul ve Kerkük’ü bilir misin? İstanbul’daki hanları, hamamları, sarayları gezdin mi hiç? Bulgaristan’ın Şumnu kentindeki 52 Türk eserinin neden yok edildiğini, geriye neden sadece 4 cami kaldığını hiç merak ettin mi? “Neden Atina’da hiç cami yok?” diye sordun mu? Ne yanıt aldın zevattan? Mora’da, Midilli’de, Girit’te kıyıma uğrarken Türkler, ‘Batı’ niçin hiç ses çıkarmadı?

Soru çok, yanıtları herkes biliyor aslında.

Yunan askeri Ankara Polatlı yakınlarına kadar geldiğinde istifini bozmayan, sakin kalan, askere ‘bekleyin biraz daha’ diye seslenen ‘sarışın bir kurda benzetilen’ değerli bir komutan vardı; Adı, Mustafa Kemal’di. O, bir Türk’tü. Şimdilerde Avrupa toprakları diye tarif ettiğimiz Selanik’te doğmuş, hayatı savaşlarda geçmiş, 3 bin kitap okumuş, matematik bilen, tüm askeri harekat planlarını kolayca anlatan, deha derecesinde keskin zekaya sahip bir liderdi Atatürk. Türk Tarih Kurumu’nu, Türk Dil Kurumu’nu boşuna kurmadı. ‘Güneş Dil Teorisi’ni ortaya attığında kimse şaşırmadı. Kimliği unutturulan Türk halkına güvendi, yola çıktı ve ‘laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti niteliklerine sahip’ Türkiye Cumhuriyeti’ni ‘ilelebet yaşaması için’ gençlere emanet etti. “Geldikleri gibi giderler” dediğinde kararlıydı.

Atatürk’ün işaret ettiği yolda ilerleyen; UÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Yörük Türkmen Birliği Başkanı İrfan Tatlıoğlu, Yörük Türkmen Birliği Düzenleme Kurulu Başkanı Cemal Akkuş, yine Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Fatih Gürses, Doç. Dr. Mehmet Çelenk, Dr. İbrahim Hatipoğlu, Öğretim Görevlisi Sıla Türkay Yavuzel ile İl Kültür ve Turizm Kamil Özer, sizleri Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde bekliyor olacaklar. Altaylar’dan Adriyatik’e kadar uzanan coğrafyada yaşayan Türklerin buluştuğu kent olan Bursa’nın bir Türk yurdu olarak şekillenmesi, kültürel zenginliğinin korunması ve Dünya’ya örnek olacak mimari yapılara kavuşması en büyük dileğim.

Osmanlı’yı unutmayın ama Türk gibi yaşayın.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.