banner298

banner193

banner246

banner254

14.02.2020, 00:00 100

Türkiye yaşlanıyor

Yıllarca nüfusunun gençliği ile övünen ve genç nüfusa sahip olmanın avantajını kullanan Türkiye’de de toplum giderek yaşlanıyor. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'de doksanlı yılların başında yüzde 4,3 olan 65 yaş üstü nüfusun 2020 yılında yüzde 7,7 olmasını beklenirken güncel veriler %9 civarını göstermektedir. 2001 yılında 2.38 olan doğurganlık hızı 2017 yılında 2.07 seviyesine düşmüş olup, bu oranın son yıllarda daha da düştüğü tahmin edilmektedir. Türkiye'nin doğusu ile batısı arasında doğurganlıkta ciddi farklar bulunmakla birlikte genel olarak tüm bölgelerde doğurganlık azalmaktadır. Doğurganlığı artırmak için 'en az üç çocuk' gibi söylemlerin de rakamlara yansımadığı, aynı şekilde yaşlanan Türkiye'nin 'çalışabilir' nüfus oranı da hızla azaldığı görülmektedir. Türkiye, nüfusun 'yenilenme düzeyi' olarak kabul edilen 2.10 seviyesinin de gerisinde kalmıştır.

Nüfusun yaşlanması elbette beraberinde yeni sorunları da getirmektedir ve getirecektir. Bu bir yandan yeni ekonomik maliyetler getirirken diğer taraftan sağlık sistemimiz içinde de buna yönelik yeni düzenlene, planlama ve stratejilerin geliştirilmesini gerektirecektir.  Özellikle sosyal güvenlik anlamında çalışan nüfusun emekli nüfusa oranının azalması sosyal güvenlik kurumları açısından ciddi maliyet artışlarına neden olacaktır. Ülkemizde son yıllarda yaşanan erken emeklilik ve emeklilikte yaşa takılanlar sorunu tam da bundan kaynaklanmaktadır.

Sağlık politikaları ve sağlık sorunları açısından da yeni bakış açılarına ihtiyacımız vardır. Yaşlı hasta birçok yönden normal erişkinden farklıdır. Klinik belirti ve bulgular, tedavi yaklaşımları ve daha birçok parametre yaşlıda farklıdır, dolayısıyla sağlık yönetimleri, sağlıklı yaşlanma ve yaş alma çalışmaları buna göre planlanmalıdır. Türkiye'de beklenen yaşam süresinin kadınlarda 75.7, erkeklerde 70.7 iken 65 yaş üstü nüfusun hastaneye kabullerin yüzde 50'sini oluşturduğu belirlenmiştir. Yani hastane yatışlarının %50’ den fazlasını 65 yaş üstü grup oluşturmaktadır.

Yaşlanma aslında doğumla birlikte başlayan fizyolojik bir süreçtir ve bu sürecin çok erken yaşlardan itibaren doğru yönetilmesi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek olan birçok sağlık sorunun engellenerek sağlıklı yaşlanma değil yaş almanın sağlanması açısından önemlidir. Burada hem kişisel olarak hem de genel sağlık politikaları açısından yapılacak çok şey vardır.

Geriatrik hastada; hastalık etkenleri, belirtileri ve bulguları farklıdır. Organ sistemlerindeki çoklu hastalıklar ve çoklu ilaç kullanım ihtiyacı sıktır. Değişik düzeylerdeki zihni bozukluklara sıklıkla rastlanmaktadır dolayısıyla yaşlı hasta grubu multidisipliner yaklaşım gerektirir. Diyabet, hipertansiyon, çeşitli kanserler  ve kalp damar hastalıkları başta olmak üzere  endokrin ve metabolik hastalıklar, beslenme ve sıvı elektrolit bozuklukları, kronik karaciğer hastalıkları, otoimmün ve kollagen doku hastalıkları, böbrek yetmezlikleri, kronik solunum yetmezlikleri, hematolojik hastalıklar sıklıkla rastlanmakta, çoğu kere bu hastalıkların bir kaçı bir arada bulunabilmekte, bu durum da bazen polifarmasi dediğimiz çok sayıda ilacın bir arada kullanılması gereğini doğurmaktadır. Çoklu ilaç kullanımı ise başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğru ilaçların ve doğru ilaç kombinasyonlarının belirlenmesi uzmanlık gerektiren bir iştir. Yaşlıların tedaviye verdikleri cevap, ilaç etkileşimleri ve ilaç dozları erişkin gruptan önemli farklılıklar gösterirken aynı zamanda karaciğer ve böbrek başta olmak üzere birçok organın fonksiyon durumu ilaç doz ayarlamasını etkileyecektir. İç hastalıkları uzmanı ve aile hekimi bu durumu yönetmekte öncelikle sorumludur.

Yaşlı hastada metabolizmanın yavaşlaması ve ek bir takım organ hastalıkları, beslenmenin çok daha önemli hale gelmesi sonucunu doğuracaktır. Sağlıklı ve doğru beslenme hem yaşlanmayı geciktirecek hem de birçok kronik hastalığın etkin tedavisinde rol oynayacaktır. Yaşlılarda beslenme programının doğru belirlenmesi bir iç hastalıkları uzmanının işi olmakla birlikte diyetisyen desteği gerekli durumlarda mutlaka sağlanmalıdır. En çok karşımıza çıkan sıvı alımı ile ilgili sorunlar mutlaka erkenden fark edilmeli ve gereği yapılmalıdır.

Yaşlı hasta grubunda nörolojik, psikiyatrik ve zihinsel sorunlar da karşımıza sık olarak çıkacaktır. Doğru bir nörolojik ve psikiyatrik değerlendirme mutlaka gerekli olmakla birlikte organik birçok sorunun yaşlı hastada bilişsel sorunlarla ve başka nöropsikiatrik tablolarla karşımıza çıkabileceği unutulmamalıdır.  Nörolojik hastalıklar ile sistemik ve organ hastalıklarında ortaya çıkan zihni bozukluklar doğru şekilde değerlendirilmeli ve ayrımı doğru yapılmalıdır. Aksi durumda tedavi edilebilir bir organik hastalığı olan bir yaşlı yıllarca gereksiz yere Alzheimer tedavisi alabilir.  Nörolog ya da psikiyatrist açısından bakıldığında genç hastalardakine benzer bir klinik tablo beklenmeksizin yeni bir psikiyatrik tablo sergileyen her yaşlıda genel tıbbi nedenler titizlikle araştırılmalıdır.  Hipertansiyon ile Alzheimer hastalığı arasındaki ilişki klinik olarak Alzheimer’ın ortaya çıkmasından 15 ile 20 yıl öncesine dayanmaktadır ve basitçe hipertansiyonun doğru tedavisi Alzheimer riskini önemli ölçüde azaltabilir. Koroner by-pass ameliyatlarında nörokognitif bozukluklar ve kişilik değişimleri operasyon sonrası hastaların yaklaşık yüzde 80'inde görülmekte ve cerrahi sonrası 5 yılda da hastaların yüzde 42'sini etkilemektedir.

 Ağrı tedavisi yaşlılarda diğer kronik hastalıkların tedavileri arasında çoğunlukla göz ardı edilmekte, yetersiz ağrı tedavisi, yaşlıların hayat kalitesinde ve fonksiyonelliğinde önemli kısıtlamalar getirmektedir. Bu hastalarda sosyal izolasyon ve depresyon sıklıkla karşımıza çıkabilmektedir. Özelikle demans (bunama) gibi iletişim bozukluğu olan ve şikayetlerini anlatamayacak derecede düşkün yaşlılarda ağrıyı objektif olarak değerlendirerek uygun bir tedavi stratejisi belirlemek oldukça zordur.

Yaşlı hastalarda kalp damar sistemini veya diğer sistemleri tutan ek patolojiler bulunabileceğinden bu hastalarda cerrahi tedaviye karar verirken çok daha titiz davranılmalıdır. Cerrahi tedavi mutlaka gerekiyorsa, bu girişimin öncelikle genel anestezi altında hastayı tamamen uyutmak suretiyle yapılıp yapılamayacağı ortaya konmalıdır. Hastanın genel anestezi alması sakıncalı ise başka yöntemler düşünülmelidir.

Uyku sorunları yaşlılarda yine çok sıklıkla karşılaşılan durumlardır. Yaşlanma ile birlikte uykunun kalitesi ve zamanlaması değişir, sirkadyen ritim çevreye göre erkene kayar. Erken yatmaya, erken kalkmaya eğilim artar. Gün içi kestirmeler fazladır. Gündüz uykululuk hali özellikle başka kronik hastalıklar da varsa artar. Jetlag, vardiyalı çalışma gibi hızlı faz değişikliklerine uyum azalır. Yaşlılarda uyku bozukluğunun sebepleri ise nörolojik ya da psikiyatrik problemlerle beraber bir o kadar da kronik hastalıklar ve bunların tedavisi için kullanılan İlaçlardır. Bakım evlerinde uyku sorunları çok fazladır, çözümü için ise her yaşlıda bu açıdan sorgulama yapılmalıdır. Bu noktada eğitimli personel önemlidir. Yaşla uyku apnesi sıklığı artar. Horlama, tanıklı apne, gündüz uykululuk araştırılmalıdır. Özellikle demanslı hastalarda uykusuzluk sık görülür.

Sonuç olarak yaşlanma önlenemeyen bir fizyopatolojik süreçtir ve bu süreç mutlaka iç hastalıkları ve nöroloji uzmanının yakın çalışması ile yönetilmelidir. Doğru yönetilirse hepimiz son derece sağlıklı, yüksek yaşam kaliteli ve keyifli bir yaşlılık dönemi geçirebiliriz.

Önceliğimiz sağlığınızdır. Sağlıklı günler dilerim.

www.profdrsedatdemir.com

Yorumlar (0)
banner276
banner299
6
açık
banner282
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 04:03
Güneş 05:45
Öğle 13:05
İkindi 16:58
Akşam 20:15
Yatsı 21:50
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29