banner298

banner193

banner246

banner254

11.05.2021, 00:08

Türkiye ve AB

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki tam üyelik macerası yaklaşık 50 yıldır devam ediyor. Avrupalı görevliler bizleri ne kapısından dışarı çıkmamıza izin veriyorlar nede kapıdan içeri girip onlarla tam üyelik statüsü kazanmamıza izin veriyorlar.

Eşikte bekletip duruyorlar.

Türkiye ile Avrupa arasındaki en büyük engel bana göre ülkemizin nüfusu. Bakın, AB’ye üye olan 29 ülkeden en fazla nüfusa sahip olan ülke, İngiltere’nin ayrılmasıyla beraber Almanya oldu. AB Parlamentosundaki en fazla milletvekiline sahip ülke yine Almanya. Bu nedenle, istediğini yaptırabilecek güçte ve kudrette.

AB’nin yeni gelişme planlarına baktığımızda ise üye adayı olan ülkelerin nüfusları bir milyon ile 5 milyon arasında değişiyor. Yani, büyük balık küçük balığı yer misali bir yönetim ve uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz.

Birde sınırlarla ilgili sıkıntılar var. AB’nin bazı ülkelerine göre, Türkiye’nin beşte dördü Avrupa sınırları dışında. Asya’da yer alıyor. Türkiye’ye bu nedenle tam Avrupalı demek mümkün değil düşüncesi var. Her ne olursa olsun, Türkiye’nin Avrupa kıtasında da vatan toprağı var. İster bir karış, isterse 10 karış olsun.

Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye’yi üretim üssü olarak görüyor. Ucuz işçilik ve ucuz maliyet hesapları yapıyorlar. Ki, bu konuda Türkiye ile özellikle Tekstil iş kolunda en fazla iş yapan ülkeler Almanya ve İtalya.

Türkiye’nin birde dünya savunmasında önemli bir yeri var. Asya ile Avrupa Kıtası’nın köprüsü durumunda. AB’nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan Asya kıtasına, Afrika kıtasına açılabileceği yegane kapı gibi gözüküyor. İşte bu yüzden de AB Türkiye’yi senelerce oyalıyor.

Tabi, Avrupa Birliği’ne üye olunması veya aday üye olunması konusunda birtakım kriterler sıralanıyor. Bunlar, üye olan bütün ülkeler için aynı. Zaten, AB sözleşmesinde yazılı. Üye olan ülkeler arasındaki Adalet, ekonomik ve siyasi iş birliği normları oluşturulması. Bu ne anlama geliyor? Türkiye, kendi anayasasının yanı sıra AB sözleşmesini de anayasası gibi görecek ve onun getirdiklerine aynen uyacak.

İşte, sıkıntı burada. AB Türkiye’nin en büyük can düşmanı olan bölücü örgütlere kucak açıyor. Bazı açıklamalarında onları destekliyor. Türkiye’nin terörle mücadelesindeki kazanımlarını geriletme olarak gözüken bazı diretmelerde bulunuyor.

Sonra, dini inanç yönünden de sıkıntılar çıkarıyorlar. Her ne kadar karşılıklı yapılan görüşmelerde “biz aynı coğrafyanın insanlarıyız” diye konuşmasalar da inanç farklılıklarını kabullenmek istemiyorlar. Sözün özü; AB “biz Türkiye ile ortak çıkarlarımız için görüşmeleri sürdüreceğiz. Onu köprü gibi kullanacağız. Ama, üzerinden gelip geçerken, üzerimize düşen ekonomik ve siyasi gereklilikleri yerine getirmeyeceğiz” diye konuşuyorlar.

Yani, bizim ülkemizi köprü gibi kullanmak isteyen AB, gelip geçmek istediği köprünün parasını pulunu ve masraflarını vermek istemiyor.

Birde, AB’nin Türkiye’yi kendisine yakın tutmasının en önemli nedenlerinden bir tanesi de dünya genelindeki, özellikle de Suriye kaynaklı düzensiz göçmen meselesi var. Bu göçmenlerin AB ülkelerine gelişlerinin önlenmesi için Türkiye’yi kalkan gibi kullanmak istiyorlar. İşte, Yunanistan sınırında Suriyeli göçmenlere uygulanan şiddet ve saldırılar bunun en büyük örneği. Delili.

Bizlerde sabırla ve inançla, AB kapısında nöbet tutmaya devam ediyoruz.

Hayırlı olsun. Dünyanın pek çok ülkesinden, hatta AB’ye üye olmayıp Türkiye ile ekonomik alanda ticaret yapan ülkelerden bakıldığında ise ortaya çıkan gerçek görüş; “AB Türkiyesiz olmaz. Bir ayağı eksik kalır. Çünkü, AB sınırları, Asya’ya dayandı. Asya ile Avrupa’nın tek geçiş köprüsü ve yönetim anlayışı ile AB’ye yakın gözüken tek ülke Türkiye….”

Gelelim, kısıtlama günlerine.

Yarın arife, öbür gün bayram. Zaman geldi geçiyor. Ramazan ayının da artık son günleri.

29 Nisanda başlayan tam kapanma günleri devam ediyor. Bayram sonu olan 17 Mayısa kadar da sürecek. Bu süre içinde sağlık açısından çok önemli gelişmeler oldu. Covid-19 hastalığı kaynaklı, koronavirüs salgını ve bulaş rakamları düştü. Sokağa çıkılmamanın semeresini almaya başladık çok şükür. Önümüzdeki günler için artık umutla bakıyoruz. Aşılama çalışması devam ediyor. Koruma amaçlı sağlık önlemleri sürüyor. Maske, mesafe ve temizlik, artık dilimizden düşmeyen en büyük slogan oldu.

Peki, 17 Mayıs sonrasında, Ramazan Bayramı sonrasında bizi nasıl bir Türkiye bekliyor? Durumumuz ne olacak? Evde mi kalacağız? Sokaklara çıkıp, işimize gücümüze mi bakacağız?

Merak ettiklerimiz bunlar.

Sağlık uzmanları ve Ankara kaynaklı bilgilere göre, hafif yollu normalleşmeye geçiş başlıyor. Hükümetin masasındaki 17 Mayıs formülüne göre, birinci aşamada okulların açılması ve sınavların yapılması, ikinci aşamada kuaför-berber, AVM’ler ve küçük esnafın açılması, üçüncü aşamada ise kafe ve restoranların açılması yer alıyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamalara göre ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu sorulara şöyle cevap verdi;

"İnşallah 17 Mayıs itibarıyla başlayacak yeni normalleşme takvimimizi önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İlk kabine toplantımızın en önemli gündem maddelerinden bir tanesi de zaten bu olacak. Bu takvimde okulların açılışıyla ilgili süreç de yer alacak. Salgının şüphesiz ki inişli çıkışlı seyri bu tür konularda çok önceden kesin tarihler vermemize mani oluyor. Bakınız şu anda ciddi manada vefat sayısında düşüş var. Tabii bu aldığımız tedbirlerin netice vermeye başladığını gösteriyor. Vaka sayılarında çok ciddi düşüş var. Bu da netice almaya başladığımızı gösteriyor. Fakat gerektiğinde şartları zorlama pahasına sizleri okulunuzla buluşturmak için her türlü gayreti gösterdiğimizden emin olabilirsiniz. Zira herhalde bir gencin en büyük aşkı öğretmenidir, okulundaki arkadaşlarıdır, okuludur. Ve okullarımızla bizler gelişiyoruz. Okullarımızla geleceğe yönelik güç, kuvvet buluyoruz. Onun için derdimiz bir an önce sağlıklı bir şekilde okullarımıza kavuşmak ve tekrar derslerimize dönmek, hocalarınızla bir arada olmaktır."

Hayırlı olsun. Kabine bugün, yarın toplanacak. Bakalım, ne kararlar çıkacak?

Yorumlar (0)
banner276
banner299
13
açık
banner282
Namaz Vakti 18 Haziran 2021
İmsak 03:30
Güneş 05:27
Öğle 13:10
İkindi 17:08
Akşam 20:43
Yatsı 22:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30