banner298

banner193

banner246

banner254

Konuk: “Bugün çiftçilerin daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür"

25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Dünya Çiftçiler Günü’nün sadece hatırlama günü olmadığını belirterek "Bugün vesilesiyle daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür. Bugün çiftçilerin kendi başlarına çözemeyecekleri daha çok üretebilmelerinin önündeki meseleleri çözmek için adım atma günüdür. Bugün, toplumsal iş bölümünde kendi işini yıllardır eksiksiz yapanlara hem teşekkür hem de yaptıkları işin hakkını hakça teslim etmek için yapılabileceklere odaklanma günüdür" dedi.

KONYA 14.05.2021, 11:35
Konuk: “Bugün çiftçilerin daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür"

25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Dünya Çiftçiler Günü’nün sadece hatırlama günü olmadığını belirterek "Bugün vesilesiyle daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür. Bugün çiftçilerin kendi başlarına çözemeyecekleri daha çok üretebilmelerinin önündeki meseleleri çözmek için adım atma günüdür. Bugün, toplumsal iş bölümünde kendi işini yıllardır eksiksiz yapanlara hem teşekkür hem de yaptıkları işin hakkını hakça teslim etmek için yapılabileceklere odaklanma günüdür" dedi.

25. ve 26. Dönem AK Parti Karaman Milletvekili ve PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yayınladığı mesajla Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. Konuk mesajında, "Toprağı nakış nakış işleyip, meralardaki, ağıllardaki canların peşinden koşturup, bağda bahçede alın teri döküp ürettikleri ile sofralardaki tabakları boş bırakmayan, kendi geçimini sağlamaya gayret ederken, kendi mesuliyetlerini yerine getirip milletinin karnını tok tutmaya çalışanların günü bugün” ifadelerine yer verdi. Başkan Konuk, “Bugün bizim günümüz; Dünya Çiftçiler Günü. Ramazan Bayramının ikinci gününe denk gelen bugünü de sabah erkenden kalkıp, can yoldaşlarımızın suyu ile yemi ile ilgilendikten sonra çoğumuz tarlada bahçede, bağda geçireceğiz. Bu özel günde yine elimiz toprakta olacak. Bu özel günde hediyemizi yine topraktan bekleyeceğiz. Yüzümüzü filizlenmeye başlayan tohumlar, tutan, boy atan fideler, yeşeren, çiçeklenen dallar güldürecek. Tarlada, bağda, bahçede, merada, ağılda işler yolunda ise bugün bize bir başka güzel olacak. Günün güzelliğinin sebebi sadece hasada yönelik umutlarımız olmayacak. Ülkemize milletimize karşı mahcup olmamanın, pazarlarda tezgâhları, marketlerde reyonları, mutfaklarda tencereleri, masalarda tabakları, ellerdeki sefer taslarını bir kez daha boş bırakmamanın, toprağın bereketi ile milletimizi buluşturmanın hiçbir şeye değişilmez gururunu yaşayacağız. Bu sene çiftçiler gününü salgının ekonomimize, sosyal hayata, çocuklarımızın eğitimine, ticarete daha büyük zararlar vermemesi, bir an önce salgından kurtulmak için tam kapanma tedbirlerinin olduğu bir dönemde kutluyoruz. Tarım sektörü ve çiftçiler üretim faaliyetlerinin aksamaması için tam kapanmadan muaf tutulan birkaç sektör ve kesimden biri. Çünkü tarladaki iş beklemez. Ekim, dikim zamanı ertelenmez. Ürün çapasız, susuz, gübresiz bırakılmaz. Üretici tarlada olacak ki, salgının sebep olduğu sıkıntıların üstüne bir de kıtlık, yokluk eklenmesin” dedi.

“El kazanı ile aşın kaynatılamadığı bir konjonktürden geçiyoruz"

“Pandeminin başladığı 2020 yılına bir önceki yılda ürettiklerimiz ile girmiş, salgının ülkemizde yayılmaya başladığı dönem tarlaya tohumun atıldığı, ekim, dikimin, çapanın yani tarlada işlerin beklemeye tahammülü olmadığı bir zamana denk gelmişti” diyen Başkan Konuk, “Birçoğumuz gibi biz üreticileri en çok endişelendiren husus salgının tarladaki işleri aksatması idi. Endişemiz sadece geçimimiz için değildi. Endişemizi katmerleyip, kaygı duymamıza neden olan ülkemizin ele güne muhtaç olması tehlikesiydi. Daha biz tohumu atmaya başlarken temel gıda ürünlerine birçok ülkenin getirdiği ihracat kısıtlamalarıydı. Yani bu ülkenin topraklarındaki üretimde bir aksama olursa parasını versek de temel gıda ürünlerini ithal edemeyeceğimiz gerçeğiydi. Şükür, devletimizin aldığı tedbirler, her bir üreticinin duyduğu mesuliyet ve gösterdiği özen ile salgının ilk yılında tarladaki, bağdaki, bahçedeki, ağıldaki, ahırdaki, meradaki üretimimizin aksamasına müsaade etmedik. Salgının tüm sektörleri etkilediği, bütün dünya gibi ülkemizde de işlerin durduğu, hizmet ve mal üretiminin aksadığı bir yılda Türk çiftçisi tarım sektörünü ülkemizde büyüyen 4 sektörden biri yaptı. 2020 Yılını Finans ve bilişim sektörlerinden sonra %4,8’lik büyüme oranıyla kapatan tarım sektörümüzde bu büyümenin mimarları şüphesiz salgına rağmen köşesine çekilmeyen Türk çiftçisidir. Ne kadar süreceği, ne zaman biteceği henüz belli olmayan salgının gölgesinde başlayan bir üretim yılının daha henüz başlarındayız. Geçtiğimiz yıl, domates, patates, soğan üreticilerinin yaşadığı sıkıntıların ne yine aynı ürünlerde ne de diğer hiçbir üründe yaşanmaması ve Türk çiftçisine yaşatılmaması Türk çiftçisinin hakkı ve gösterdiği gayretin, özenin ve sıkıntılı dönemde ispatladığı mesuliyet bilincinin karşılığıdır. Pandemi döneminde Türk çiftçisi ödevini yaptı, ülkemiz ve tüm ülkeler de ders çıkardı; küresel dünyada salgın ve salgının sebep olduğu sıkıntılar her yerden her yere bulaşır, çare ise kendi ürettiklerinle sınırlıdır. El kazanı ile aşın kaynatılamadığı bir konjonktürden geçiyoruz. Kısa sürede yaşananlar ve yaşadıklarımız bunu ispatladı. Pandeminin başında sağlık ekipmanları, maske, koruyucu malzeme, dezenfektan gibi sağlık malzemelerine el koymaları, ihracat yasaklarını haberlerde izledik, gazetelerde okuduk. Dünyanın dört bir yanından boş market raflarını, buğday, pirinç, yağlı tohumlar başta olmak üzere getirilen ihracat yasaklarını ilk tedbirler olarak duyduk. Yani bütün dünyada, bütün devletlerin iki önceliği oldu; halklarının sağlığını korumak, vatandaşlarına açlık yaşatmamak. Sağlığın korunması için nasıl ilaç aşı gibi sarf malzemelerini bir üretene ve tedaviyi uygulayacak hekim, takip edecek hemşireye, hastabakıcıya, ambulans şoförüne, laboranta, teknisyene yani sağlık çalışanına ihtiyaç varsa, gıda ürünlerinin de rafta yer alabilmesi, pazar tezgâhına konabilmesi için bir üretenin, işleyenin ve taşıyanın olması lazım. Ama önce üretilecek, üretecek birileri olacak. Birileri tarlayı sürecek, tohumu atacak, suyunu gübresini verecek, çapasını yapacak, ekecek, biçecek, besleyecek, sağacak ki mutfaktaki tencere boş kalmayacak. Hatta gıda üretim zincirini başlatan insanlar olacak ki, sağlık çalışanları, mühendisler, avukatlar, esnaf, sanatkâr, sanatçı, öğrenci, işçi, memur, akademisyen, asker polis, eczacı, gazeteci, hâkim, politikacı kendi işini yapabilsin, toplum için hizmet veya ürün üretmeye devam edebilsin. Çünkü insan için temel ihtiyaç besindir. Besini üreten birileri yoksa her gün üç öğün beslenmek için herkesin mesleğini icra ettiği zamandan her gün tasarruf etmesi, işinin gücünün başından ayrılması gerekir" şeklinde konuştu.

"Çiftçi olmadan tarımsal üretim dolayısıyla da gıda üretimi olmaz"

Konuk açıklamalarını şöyle sürdürdü: Toplumsal hayat ve toplumsal hayatın gerektirdiği hizmet ve üretim kalemlerinin devamı açısından her meslek erbabı nasıl önemli bir rol üstlenmişse çiftçi de toplumsal hayatın devamı açısından sadece bir rol üstlenmemiş hayati bir rol üstlenmiştir. Hatta bütün mesleklerin anası tarımdır ya da toplumsal hayatın gerektirdiği mesleki uzmanlaşma çiftçiler olmasaydı olmazdı diyebiliriz. Modern devletlerin ilk nüveleri yerleşik tarımla yani kendisine çiftçiliği meslek edinenlerle başlar. Çiftçi üretir, devlet çiftçinin kendi ihtiyacından fazla ürettiği kısımla askerini besler, bürokratını doyurur. Çiftçinin artı üretimiyle devlet üreteni korur, su kanalları yapar üreteni destekler. Basitçe böyle başlayan toplumsal hayatta çiftçinin her ürettiği artı ürün yani kişi başına besleyebileceği miktar arttıkça başka meslekler de toplumsal hayatta rol üstlenmeye başlar. Tarım teknikleri ve ekipmanlarında gelişimle bugün hem ülkemiz nüfusunda hem dünya nüfusu içinde tarım nüfusunun toplam nüfusa oranı azalmışsa da tarımsal üretim de başrol yine insandadır ve çiftçi olmadan tarımsal üretim dolayısıyla da gıda üretimi olmaz. O başroldekiler işi, mesleği, makamı ne olursa olsun yaşı kaç olursa olsun her insanın hayatını 365 gün, günde üç öğün kolaylaştıranlardır. Kendileri değil ama ürettikleri her kapıdan her mutfağa, her tencereye, tavaya, buzdolabına giriyor. Biz çiftçiler varlığında yokluğu akla gelmeyen bir mesleğin icracılarıyız. Bollukta unutulabilen, göz önünde olmayan, yoklukta hatırlanan çiftçileriz biz. Ürettiklerimizin kıymetinin yokluğu çekildiğinde anlaşıldığının da tabaktaki yemek azaldığında dönüp bize bakıldığının da tezgâhlarda fiyatlar yükseldiğinde gözlerin üstümüze dikildiğinin de farkındayız. Bize dönüp bakıldığında gocunmuyor, bilakis umutlanıyoruz. Çünkü tarımın her gündeme gelişini tarlanın durumu ve sorunlarının gündeme gelmesi, yaptığımız mesleğin, toplumsal hayatta üstlendiğimiz rol ve ürettiklerimiz ile sektörümüzün taşıdığı önemin farkına varılması, daha çok üretebileceğimiz bir ortamın oluşturulabilmesi için fırsat olarak görüyoruz. Biz Türk çiftçisi olarak daha çok üretebilir, kendi kendine yeten bir Türkiye yerine ürettikleriyle başka coğrafyalara da yeten bir Türkiye hedefine ülkemizi taşıyabiliriz. Bir şartla, Türk çiftçisini yoran yüklerin sırtımızdan alınması şartıyla. Tarlanın, bağın, bahçenin, ahırın, ağılın, meranın yormadığı bedenleri güçsüz düşüren kafa yorgunluklarına çare üreterek. Türk çiftçisinin enerjisini tüketen, girdi maliyetleri ile ürün fiyatları arasında açılan makasın bir ucunun açtığı delikleri tıkayarak. Delik daha da büyürse yama da tutmayacağını hatırdan çıkarmayarak.”

“Artan her tesis daha çok ürün daha çok üretim daha çok kazanç demektir"

Başkan Konuk, “Arazi varlığı, iklim yapısı, sahip olduğu endemik tür zenginliği ile dünyanın tarımsal üretim için en şanslı ve Yüce Allah’ın bahşettiği en bereketli coğrafyalardan birine sahip ülkemizi geleceğin dünyasında kuvvetli, kudretli, zengin ve itibarlı konuma taşımak, kendi kendine yeten Türkiye kalıbını kırıp ürettikleriyle dünyanın gıda tedarikçileri arasında en büyükler arasına giren Türkiye’yi inşa etmek elimizdedir. Bunun için yapmamız gereken ilk iş ya da yaklaşım bu potansiyeli harekete geçirecek kabiliyet ve nitelikte insan kaynağımızı yani Türk çiftçisini, yoran bütün yüklerden kurtararak, kafaca ve bedence tarlası, tapanı, bağı, bahçesi, ahırı ve ağılı ile buluşturmaktır. Bugün kendisine atfedilmiş özel günü üreterek kutlayan Türk çiftçisi bu potansiyeli harekete geçirerek, ülkemizin geleceğini inşa edecek, ülkemizin zenginliğine zenginlik katacak, evlatlarımızın tabağındaki yemeğin miktarını ve kalitesini arttıracak, elindeki lokmaya sahip çıkacak, gıda güvenliğimizin teminatı olacak idrake sahiptir ve bunu gerçekleştirebilecek kudrettedir. Türk çiftçisinin kabiliyet ve başarısının beylik laflardan ibaret olmadığının, verilecek küçücük destekle büyük başarıların elde edilebileceğinin ispatı ise Pancar Kooperatiflerinin son dönemde tarım ve tarımsal sanayide gerçekleştirdikleridir. Özelde pancar, genelde Türk çiftçisi omzundaki yük hafifletildiğinde, toprakla ve pazarlarla arasına örülen duvarlar kalktığında neleri başarabileceğini kendi inşa ettiği sanayi tesisleriyle ispatladı. Kendi üretimini teminat altına alabileceğini, en önemlisi de küresel ekonomik sistemde rekabetçi yapısı ile dünyayla yarışabileceğini gösterdi. Ve bu organizasyon 365 gününü çiftçiler günü ilan ederek, çiftçinin omzundaki tarım dışı yükleri kaldırmak, üretimde sürekliliği ve sürdürülebilirliği sağlamak, tarım sanayi entegrasyonunu tesis ederek dünya ile rekabette Türk çiftçisini avantajlı hale getirmek için çalışıyor. Tarımsal Ar-Ge ile tarımın geleceğine yatırım yaparken, yeni tarım teknik ve teknolojilerini ülkemize kazandırıyor. Bu tesisleri ve örnekleri çoğaltmak elimizdedir. Artan her tesis daha çok ürün, daha çok üretim, daha çok kazanç demektir. Artan her tesis, alın teri kurumadan emeğin karşılığını aldığı, üretimin mübarek sayıldığı, ekerken ve biçerken emeğin boşa gideceği endişesinin asla taşınmadığı ve merkezinde Türk çiftçisinin yer aldığı bir iddiayı realize etmektir. İçindeyiz ve biliyoruz bu toprakların Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ekonomik güçlerinden biri yapacak potansiyeli var. Ve bu topraklar kendisini sevgiyle işleyenlere bereketini sunmakta, cömert ve şefkatli davranmakta gani gönüllü. Ve bu toprakların bereket ve cömertliğini zenginliğe dönüştürme kabiliyeti ve tecrübesi de Türk çiftçisinde var” diye konuştu.

“Onlar birçok mesleğin ve sektörün filizlenmesini sağlayan işi yapmaya devem edenlerdir"

Bugün tarım sektörünün en uzağında olanların Cumhuriyetimizin kurulalı daha yüz yıl olmadığını unutmaması gerektiğini belirten Genel Başkan Konuk, o yılların Türkiye’sinde en önemli üretim kaleminin tarım ürünleri olduğunu ve istihdamın yüzde 90’ının tarım sektöründe bulunduğunu belirterek, “Bugünün işadamlarının, mühendislerinin, doktorlarının, akademisyenlerinin, gazetecilerinin, sanatçılarının, siyasetçilerinin akla gelen her meslek mensubunun pek çoğu buğday, pancar, pamuk, tütün parasıyla, kısaca üretimden arttırılarak ayrılan parayla meslek sahibi oldular. İstisnaları dışında bizim ülkemizin her ailesi birkaç kuşak öncesinden çiftçidir. İşte bugün kutlanan Dünya Çiftçiler Günü hala topraktan ve üretimden kopmayanlara ithaf edilen bir gündür. Onlar, şehirlerde yaşayan ve başka sektörlerde çalışanların sılada bıraktıkları, akrabaları, komşularıdırlar. Onlar, birçok mesleğin ve sektörün filizlenmesini sağlayan işi yapmaya devam edenlerdir. Onlar, hala topraktan değer üreterek, üretim zincirini başlatıp katma değer oluşmasını sağlayarak, başka şehirlerdeki ve başka sektörlerdeki akrabalarının, komşularının kazanç kapılarını aralayanlardır. Onlar ürettikleri ile değer zincirini başlatan, kürsüdeki hocadan, ameliyathanedeki doktora hemşireye, sınırdaki askerden, sahnedeki sanatçıya kadar her meslek ve sanat erbabının gıda ihtiyacını dert etmeyip işine odaklanmasını sağlayanlardır. Uzak köylerde olsalar da her gün ürettikleriyle ülkemizin her hanesindedirler. O nedenle bugün sadece hatırlama günü değil, bugün vesilesiyle daha çok üretebilmeleri için üretenleri yüreklendirme günüdür. Bugün çiftçilerin kendi başlarına çözemeyecekleri daha çok üretebilmelerinin önündeki meseleleri çözmek için adım atma günüdür. Bugün, toplumsal iş bölümünde kendi işini yıllardır eksiksiz yapanlara hem teşekkür hem de yaptıkları işin hakkını hakça teslim etmek için yapılabileceklere odaklanma günüdür. Bugün salgın günlerinde de tarlada olan ve bu süreçte de ülkemizde market raflarının, pazar tezgâhlarının boş kalmasına müsaade etmeyen, zorunlu ihtiyaç olan gıdaya erişimde ülkemizin hiçbir köşesinin zorluk yaşamamasını sağlayan ve kendi özel günlerini yine üreterek kutlayan çiftçilere zorunluluktan değil gönülden teşekkür günüdür. Tarımı güçlü, çiftçisi mutlu bir ülkenin geleceğe dair umudunun daha güçlü, ufkunun daha aydınlık olacağına dair sarsılmaz inancımızı ifade ederek, tüm üreticilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü, bereket ve bolluk dileğiyle kutluyorum” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar (0)
banner276
banner299
27
açık
banner282
Namaz Vakti 18 Haziran 2021
İmsak 03:30
Güneş 05:27
Öğle 13:10
İkindi 17:08
Akşam 20:43
Yatsı 22:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30