banner298

banner193

banner246

banner254

Finansal istikrar raporu açıklandı

Merkez’in açıkladığı finansal istikrar raporuna göre; küresel iktisadi büyümeye yönelik endişeler ve küresel politika belirsizlikleri nedeniyle gelişmiş ülkelerin para politikası normalleşme süreçleri duraksadı; bu durum küresel risk iştahını olumlu yönde etkiledi, GOÜ’nün risk primlerinde düşüş gözlendi.

EKONOMİ 31.05.2019, 10:54 31.05.2019, 11:19
Finansal istikrar raporu açıklandı

Merkez’in açıkladığı finansal istikrar raporuna göre; küresel iktisadi büyümeye yönelik endişeler ve küresel politika belirsizlikleri nedeniyle gelişmiş ülkelerin para politikası normalleşme süreçleri duraksadı; bu durum küresel risk iştahını olumlu yönde etkiledi, GOÜ’nün risk primlerinde düşüş gözlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2019 Mayıs dönemi finansal istikrar raporunu açıkladı. Buna göre; mevcut rapor döneminde, küresel iktisadi faaliyet yavaşlama eğilimi gösterdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ekonomisi görece güçlü büyüme sergilerken, gelişmiş ülkeler arasında Euro Bölgesi ve Japonya, gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) arasında ise Çin, Hindistan ve Brezilya ekonomileri büyüme performansı açısından ivme kaybetti. İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılış sürecine ve ABD ile Çin arasındaki ikili ticaret görüşmelerine ilişkin belirsizlikler sürdü. Bu dönemde, küresel iktisadi faaliyete yönelik endişelerin ve küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliklerin yüksek seyretmesi nedenleriyle küresel para politikalarındaki normalleşme süreçleri büyük ölçüde duraksadı. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ’sabırlı’ para politikası duruşuna geçeceğini ilan etmesi ile beraber küresel tahvil faizlerinde meydana gelen düşüşler, yatırımcıları getiri arayışına yöneltmiş; artan risk iştahı neticesinde GOÜ tahvil piyasalarına net portföy girişleri gözlendi. Küresel finansal koşullardaki göreli gevşemenin etkisiyle, geçmiş rapor dönemine kıyasla genel olarak GOÜ’nün borçlanma maliyetleri düşmüş, risk primlerinde iyileşme görüldü.

2018 yılı son çeyreğinde, yurt içi iktisadi faaliyetteki dengelenme süreci belirginleşmiş; yurt içi talep daralırken, net ihracattaki güçlü artış ekonomideki yavaşlamayı sınırlamıştır. Son dönemde açıklanan veriler, ekonomideki dengelenmenin 2019 yılı ilk çeyreğinde devam ettiğini gösterdi. Bu döneme ilişkin öncü göstergeler, iktisadi faaliyette 2018 yılı ikinci yarısında başlayan yavaşlama eğiliminin azaldığına işaret etti. Reel kur seviyesi ile yurt içi talepteki daralmaya bağlı olarak firmaların dış piyasalara yönelme eğilimi ve pazar çeşitlendirme esnekliği mal ihracatını desteklemekte; iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve göreli fiyat etkisi ithalat talebini sınırlamakta; net seyahat gelirlerinin de katkısıyla cari dengedeki iyileşme sürdü. Başta AB ülkeleri olmak üzere küresel büyümede gözlenen yavaşlama eğilimine rağmen dış talep olumlu görünümünü korudu.

Mevcut rapor döneminde, yurt içi talebin daralması, gecikmeli kur etkilerinin azalması, ithal girdi maliyetlerinin gerilemesi ve sıkı parasal duruşa bağlı olarak enflasyon göstergelerinde bir miktar iyileşme eğilimi gözlendi. Buna karşın, belirsizlik kanalının etkisiyle mevduat dolarizasyonu arttı. Ek olarak, 2019 yılı Mart ayından itibaren ülke risk primi, belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle diğer GOÜ’den bir miktar ayrıştı. Söz konusu gelişmelerin finansal piyasalara olumsuz yansımalarını sınırlamak ve piyasaların etkin işleyişini desteklemek amacıyla politika yapıcılar tarafından çeşitli tedbirler uygulamaya konuldu.

2019 yılı ilk çeyreğinde, 2017 yılında kullandırılan Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletli kredilerin getirdiği yüksek baz etkisinin geride kalması, KGF kefaletli yeni paketlerin (KOBİ Değer Kredisi) kullanıma açılması, banka kredi arz koşullarının kamu bankaları öncülüğünde bir miktar gevşemesi, bireysel kredilerde çeşitli düzenlemelerin ve kredi kampanyalarının hayata geçirilmesi sonucunda yıllık kredi büyümesinde ılımlı bir toparlanma eğilimi izlendi. 2019 yılı ilk çeyreğinde, KOBİ Değer Kredisi paketleri kapsamındaki kredilerin özellikle mikro ve küçük ölçekli işletmelere kullandırılması, söz konusu firmaların finansmana erişim koşullarını iyileştirmekte ve bankaların aktif kalitesi görünümüne katkı sağlayarak finansal istikrarı destekledi. Mevcut rapor döneminde, toparlanma eğilimine rağmen kredi büyümesinin geçmiş yıllar ortalamalarının altında seyretmesinde, kredi iştahının banka grupları bazında farklılaşması ve talep kaynaklı etmenler belirleyici oldu. 2019 yılı Mart ayında kur etkisinden arındırılmış (KEA) toplam yıllık kredi büyümesi yüzde 4,5 seviyesinde gerçekleşti. Banka Kredileri Eğilim Anketi (BKEA) sonuçlarına göre, 2019 yılı ilk çeyreğinde kısmi bir iyileşme gözlenen bankaların kredi standartları sıkı olmaya devam etti.

Kur riski yönetimi konusundaki farkındalığın artmasının ve yatırımlardaki zayıf seyrin etkisiyle firmaların yabancı para (YP) kredi talebi sınırlı düzeyde gözlenmekte; kredi talebi daha çok işletme sermayesi amaçlı

olarak yerel para cinsinden gerçekleşti. Bireysel kredi talebinde, piyasa koşullarının tüketici güvenine yansıması, varlık fiyat değişimleri, finansal ürün fiyatlamaları, istihdam ve hanehalkı reel gelirine dair gelişmeler belirleyici rol oynadı. 2019 yılının ilk çeyreğinde, konut ve taşıt kredileri zayıf seyrederken, bireysel kredi büyümesi ihtiyaç kredileri ve kredi kartı kullanımı öncülüğünde arttı. Bu dönemde, faiz oranlarındaki gerileme, kamu bankalarının kredi kartı bakiyelerini ihtiyaç kredileri ile yapılandırmaya imkân tanımaları ve ihtiyaç kredilerindeki vade limitinin 60 aya çıkarılması bireysel kredi büyümesini yukarı yönlü etkiledi. Diğer taraftan, finansal istikrarı destekleyen önemli bir unsur da, 2018 yılı sonunda yüzde 14,8 olan Türkiye’nin hanehalkı borçluluğunun GOÜ ortalamasının oldukça altında seyretmesi oldu.

2018 yılı boyunca azalan reel sektör YP açık pozisyonu, 2019 yılı ilk çeyreğinde bu eğilimini korudu. Açık pozisyon tutarı 2019 yılı Şubat ayı itibarıyla 197 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’da yapılan değişiklikler kapsamında yenilenmeyen dövize endeksli krediler (DEK) ve daralan yurt içi YP kredi bakiyesi YP yükümlülüklerdeki azalışta belirleyici oldu. Ek olarak, kur oynaklığı, iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve yatırım amaçlı finansman ihtiyacındaki azalma nedeniyle YP kredi talebinin gerilemesi reel sektörün açık pozisyonunu düşürücü etki yaptı. Kur değişimleri, YP kredilerin TL karşılıkları üzerindeki etkisiyle reel sektör finansal borç kaldıraç oranındaki gelişmeleri şekillendirdi.

Mevcut rapor döneminde, yavaşlayan iktisadi faaliyet ve kredi büyümesinin etkisiyle tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranı gerek firma kredileri gerekse bireysel krediler ayrımında arttı. Yüksek montanlı TGA ilavelerinin 2018 yılı sonunda yoğunlaşması bu gelişmede rol oynarken, firma kredi yeniden yapılandırmalarının büyük ölçüde tamamlanması ve konkordato sürecindeki firmaların azalması önümüzdeki dönemde bankaların aktif kalitesini destekleyebilecek. Öte yandan, iktisadi faaliyetin seyri, finansal koşullar ve istihdam gelişmeleri sektörün TGA oranı üzerinde belirleyici olacaktır. Yakın izlemedeki krediler, aktif kalitesindeki sınırlı bozulmanın yanı sıra YP kredilerin TL cinsinden bilanço değerlerinin artışı, belirsizlik ortamında bankaların ihtiyatlı duruşu ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı 9’un (TFRS-9) yürürlüğe girmesiyle artış gösterdi. TFRS-9 raporlama standartlarının uygulanmasını takiben, bankalar bazında ayrışan yakın izleme oranlarının zamanla birbirine yakınsayacağı öngörüldü.

Bankaların likidite yapısına dair göstergeler olumlu seyrini sürdürdü. Mevcut rapor döneminde, düşük kredi büyümesi ve bankaların likidite tercihleri doğrultusunda sektörün likidite karşılama oranları bir miktar yükseldi. 2019 yılı Mart ayından itibaren, bankalar yükselen maliyetler nedeniyle yurt dışı para takası piyasasına ek olarak, işlem limitleri yukarı yönlü güncellenen TCMB para takası piyasasını artan şekilde kullandı. Bunun sonucunda, yurt dışı yerleşikler ile yapılan net para takası fonlamasında kısmi bir azalma gözlenmiş olup net TL fonlama miktarında mevcut rapor döneminde artış yaşandı. Son dönemde, kısa vadeli para takası fonlamasının ve gecelik mevduatın vadeli mevduat içindeki payının artmasıyla sektörün TL fonlama vadesi bir miktar kısaldı.

Olumlu likidite görünümünü koruyan bankacılık sektöründe, 2018 yılı ikinci çeyreğinden itibaren dış kaynak kullanımı azalmış; dış borç yenileme oranı geriledi. Bu gelişmede bankaların dış borca erişim koşullarından ziyade, YP mevduatlardaki artış, iktisadi faaliyette izlenen yavaşlamaya bağlı olarak reel sektör yatırımlarındaki düşüş ile azalan kredi talebi sonucunda YP cinsi kredi büyümesinde yaşanan zayıf seyir belirleyici oldu. Dış borç yenileme oranında, yenilenen sendikasyon kredileri ve yurt dışı menkul kıymet ihraçlarının etkisiyle bir miktar artış gözlendi. Vadesi dolan sendikasyon kredileri yaklaşık yüzde 85 oranında yenilendi. Yakın dönemde sınırlı bir gerileme gözlenen sendikasyon kredilerinin maliyetlerinde yüksek seviyeler devam etti. Bu dönemde gerçekleştirilen yurt dışı borçlanmalara gelen talepteki ve katılımcı banka sayısındaki artış yabancı yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu gösterdi.

Son dönemde bankacılık sektörü kârlılık göstergelerinde azalma eğilimi gözlenmiş; bu durumda özel karşılık provizyonu ve mevduat faiz giderlerindeki yükseliş etkili oldu. Mevcut rapor döneminde faiz dışı gelirlerin kârlılığa katkısı belirginleşti. Sermaye yeterlilik rasyosu (SYR), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) SYR hesaplamasına ilişkin destekleyici düzenlemelerinin 2018 yılı sonundan itibaren uygulamadan kalkması ve kârlılıktaki düşüş eğiliminin etkisiyle, düzenleme öncesi seviyelerine geriledi. Kamu bankalarının sermayelerini güçlendirmek için ikrazen ihraç edilen özel tertip devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) önümüzdeki dönemde kamu bankalarının ve sektörün sermaye tamponlarını destekleyecek.

Özetle, mevcut rapor döneminde, küresel iktisadi büyümeye yönelik endişeler ve küresel politika belirsizlikleri nedeniyle gelişmiş ülkelerin para politikası normalleşme süreçleri duraksadı; bu durum küresel risk iştahını olumlu yönde etkiledi, GOÜ’nün risk primlerinde düşüş gözlendi. Türkiye ülke risk primi, belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle son dönemde diğer GOÜ’den ayrıştı. 2019 yılı ilk çeyreğinde, özellikle KGF üzerinden sağlanan teşvikler ve bankaların kredi iştahının kamu bankaları öncülüğünde kısmen canlanmasının etkisiyle, kredi büyümesi ılımlı bir artış sergiledi. Öte yandan, iktisadi faaliyette önceki çeyreğe göre kısmi bir toparlanma eğilimi görülürken, yakın dönemde finansal piyasalarda yaşanan oynaklıklar ve risk primi göstergelerindeki yükseliş yurt içi talep görünümü üzerinde aşağı yönlü riskleri canlı tuttu. Türk bankacılık sektörünün aktif kalitesi sınırlı seviyede bozulmuş olup, önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyetin seyri, finansal koşullar ve istihdam gelişmeleri sektörün TGA oranı üzerinde belirleyici olacak. Sektör, yüksek likit varlık düzeyi, aktif kalitesi konusundaki ihtiyatlı duruşu ve tarihsel seviyelerinin üzerinde seyreden sermaye yeterliliği ile risklere karşı dayanıklılığını korudu.

Yorumlar (0)
banner276
banner299
-4
açık
banner282
Namaz Vakti 20 Ocak 2022
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:20
İkindi 15:52
Akşam 18:14
Yatsı 19:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Beşiktaş 22 35
5. Hatayspor 21 35
6. Başakşehir 21 34
7. Adana Demirspor 22 34
8. Alanyaspor 21 32
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 22 26
15. Göztepe 22 24
16. Antalyaspor 21 23
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 22 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 21 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 20 24
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
version="1.0" standalone="yes"?> <