banner304

banner193

banner246

banner254

20.01.2022, 00:02

Cellatlarımıza aşık olmuşuz

    “Cellâdına âşık olmak” sözünü duymayanınız yoktur. Bu söz 1973 yılına dayanır. Bu aslında ruhi bir hastalık şeklidir. Adına “Stockholm Sendromu” denir. İsveç’in başkenti Stockholm kentinde ki bir banka soygunundan adını alır.   Soyguncular rehin aldıkları banka çalışanlarına çok iyi davranırlar. Onlarla iyi ilişkiler kurarlar. Aralarında öyle bir bağ oluşur ki rehineler kendilerini soymaya gelen soyguncuların lehine ifadelerde bulunurlar. Hatta aralarında para toplayıp soyguncuların beraat etmesi için avukat bile tutarlar.

   Bu, cellâdına âşık olma olayı daha sonra çeşitli olaylarla da kendini gösterir.  Mesela bu olaydan kısa bir sure sonra ABD’de zengin bir kişinin kızı kaçırılır. Küçük bir dolapta hapsedilir. Hatta tecavüz edilir. Nice sıkıntılara maruz bırakılır. Ancak kızın kaldığı o küçük dolabın kapısı ara sıra, ödül adı altında hafiften açılır, hava alması sağlanır. Öyle bir zaman olur ki bu kız onlardan biri olup çıkar. Hatta bir banka soygununa teşebbüsle kendini ele erir.  

   Bu ruhi hastalığın en büyük belirtisi yapılan bütün kötülükleri unutup küçük bir iyiliğe minnet duyulmasıdır.  Uyuşturulmuş ve esaret altına girmiş böyleleri hep kendilerini suçlu görürler. Cellâtları dediğimiz kötü niyetli insanlara karşı açık veya gizli hayranlık beslerler.

    Bütün bu şeyleri şunun için anlatıyorum:  Bugün farklı şekillerde aynı şeyleri yaşıyoruz maalesef. Cellâtlarımız bizi sömürüyor, yüzümüze gülmelerine rağmen çeşitli şekillerde haksızlık ediyorlar.  Hayran olduklarımız,  çok sevdiklerimiz değerlerimize küfrediyor. Kıymet verdiğimiz şeyleri yerle yeksan ediyor. Biz ise, duygularımız imanımıza galip geldiğinden bazı şeyleri göremiyoruz bile.

   Bir gün geçmesin ki alkışlarımızla belirli yerlere gelmiş bazı sanatçılar, şarkıcılar, topçular, popçular bilmem neciler değerlerimize hakaret etmesin.   Şarkılarını büyük bir heyecanla ve hevesle dinlediğimiz, sabahlara kadar filmlerini seyrettiğim bu şahıslarla ilgili “Allah Allah bu da mı? Bu din düşmanlığı da nereden çıktı şimdi?” diye hayal kırıklığımızı ifade etme mecburiyetinde kaldığımız zamanlar oluyor. 

   “ Ben cennete cehenneme inanmam, hatta olacaksa da cehennem olsun çünkü ben soğuktan nefret ederim” diyen başka biri ile ilgili ne kadar sömürülmüşüz demeden kendimizi alamıyoruz.  “Seninle cehennem ödüldür bana, sensiz cennet bile sürgün sayılır” gibi nice imanı tehlikeye sokan şarkı sözlerini dinlerken büyük bir haz ve heyecan duymamızı bu Sendromun belirtisinden başka ne ile izah edilebiliriz?

    Filmlerini  duygusal bir hava ve heyecan içerisinde izlediğimiz, afişleriyle dükkânımızı, sokaklarımızı hatta evimizi süslediğimiz başka birisi her fırsatta terör lehine açıklamalar yaptığına şahit oldukça biz bu kadar gözü kör olamayız diye kendimize hayıflanıyoruz.  Kendisini izlerken gülmekten kırıldığımız başka bir sanatçı görünümlü insanın    “Emek sınamasının yerinde namaz kılınacaksa hiç açılmasın daha iyi” sözleriyle cami hazımsızlığını görünce kandırıldığımızı anlamış olmamız gerekmez mi?

       Hacı annelerin, hacı babaların namazını acele kılıp kendisini izlemek için televizyonun başına kilitlendiği başka bir ünlüye ne demeli? Çarşaflı Müslüman annene, bacına sarf ettiği   “ Sen örtünmeyi becerememişsin, burnun patlıcan gibi ortada kalmış, ya şu burun beni acayip tahrik ediyor”  sözleri karşısında hala hayranlığımıza devam ediyorsak bunun adı sömürülmek, değerlerimizin cellâdına âşık olmak değil de nedir?  

   Son zamanlarda, malumunuz, başka bir ünlü sanatçının şarkısında ki sözler bir hayli tepki çekti. Hâlbuki kasetlerini almak için uzun kuyruklar oluşturmuş, konserlerine katıla bilmek için saatler önce salonları doldurup kendisiyle fotoğraf çekilmeyi lütuf saymıştık. Şimdi hayran olduğumuz bu sanatçının şarkısında Hz. Âdem babamız ve Hz. Havva annemiz hakkında ağza alınmayacak laflar etmesine şahit olduk.

     Bunun gibi dinimizi aşağılayan,  imanımızı çalmaya çalışan nice cellâtlar, hırsızlar,  arsızlar akademisyenler,  sanatçı ve aktivistler var. Hapsedilmiş olduğumuz küçücük bir dolap içersindeyken hafif aralanmış kapı lütuf sayılmamalı.   Duygularımızı kamçılayan sözler, şarkılar,  yüzümüze gülümseyen simalar ödül kabul edilmemeli.

  Evet, aşkın gözü kördür derler. Kontrolsüz bir sevgi insanı cellâdına âşık eder. Hayranlıkta sınırlar aşılmış, sevgi beslediğiniz kişiler put derecesinde çıkarılmışsa orada ruhi dengelerde kayma, aşınma, dolayısı ile sağlıklı düşünememe, doğru karar verememe vardır. Biz buna cellâda âşık olmak yani “Stockholm Sendromu”  diyoruz.

   Kısaca: özgürlük başkalarının özgürlük alanıyla sınırlı olmalı. Sınırın aşılması özgürlük değil zulümdür.  Elde edilen güç ve şöhret kimsenin inancına ve değerlerine hakaret etmeyi, aşağılamayı meşru kılmaz. Sanatın icrası küfrün, hakaretin icrası şekline dönüşürse orada sanatın icrası değil sanatın iflası var demektir.   Bu, su istimal, iftira, yalan, vefasızlık, saygısızlık demektir.

     Hal böyle iken hala böyle insanlara karşı bir Müslüman olarak mesafe koyamıyor, hayranlığımızı devam ettiriyor, alkışlayarak şöhretlerine şöhret katıyorsak, ya öz güvenimizi yâda değerlerimizi kayıp etmişiz demektir.

 Selam ve dua ile…   

Yorumlar (0)
banner276
banner282
banner299
26
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 22 Mayıs 2022
İmsak 03:48
Güneş 05:36
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:25
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31
version="1.0" standalone="yes"?> <