banner298

banner193

banner246

banner254

Sıra Dışı Yazarla, Sıra Dışı Bir Röportaj

Alışılmış insan portresinin ötesinde, hayata farklı bir bakış açısı kazandıran ve zaman zaman birçok kişinin kaçırdığı en ince detayları bulup, hayata sıcacık bir tebessüm arası verdirten deniz adamı yazar Savaş Toy’la sıcak bir Haziran gününde bir araya geldik.

BURSA HABER 02.07.2019, 11:34
97
Sıra Dışı Yazarla, Sıra Dışı Bir Röportaj

ÖZEL RÖPORTAJ: Sevinç ÇELEBİ

Özgürlüğün gerçek tanımını yaşam tarzına yansıtan ve bazen sert eleştirilere rağmen ‘kendisi’ olmaktan asla vazgeçmeyen çizgi dışı bir yazar O.

Alışılmış insan portresinin ötesinde, hayata farklı bir bakış açısı kazandıran ve zaman zaman birçok kişinin kaçırdığı en ince detayları bulup, hayata sıcacık bir tebessüm arası verdirten deniz adamı yazar Savaş Toy’la sıcak bir Haziran gününde bir araya geldik. 

Şehir hayatının dışında, hayatının bir bölümünü (16 yıl) denizlerde geçiren Savaş Toy gezdiği 78 ülkeyi ve gördüklerini anlatmak için kolları sıvamış ve çocukluk aşkı olan yazarlığa soyunmuş belli ki, kaş ile göz arası iki kitabını çıkarmış, dört kitabının da basılmasını bekliyor bugünlerde. Ve en nihayetinde beklenen oldu ve tam da kendine has bir biçimde, Savaş Toy Bursa Haber olarak gerçekleştirdiğim röportaja verdiği cevaplarla, ezberleri bir kez daha bozdu.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1959 yılında Sivas’ın Ağcaşar köyünde dünyaya gelmişim. İlkokulu köyümde, ortaokul ve liseyi Sivas’ta okudum. 18 ay askerlik yaptıktan sonra Devlet Su İşlerine inşaat teknikeri olarak işe başladım. Ve aynı dönemde Ankara Gazi Üniversitesi’nde kurs gördüm ve barajlarda çalışabilmek için yüksek lisans yaptım. 22 yıl Devlet Su İşerinde çalıştıktan sonra da emekli oldum. 1981 yılında Samsun’da 42 kilometre uluslararası maratona milli atlet olarak katıldım ve 16. olarak bitirdim.

ÇALIŞMAYA DEVAM

Ancak evimde oturmak yerine, emekli olduktan sonra da ‘çalışmaya devam’ kararı aldım. Ve işte o an kendime ‘Hadi Savaş Toy, göreyim seni. Şimdi özgürlüğünün tadını çıkarmanın ve de hayallerini gerçekleştirebilmenin tam zamanı’ dedim ve kendimi gemide buldum.

Neden gemi?

Çünkü… en azından o zaman, Dünyayı dolaşabilmenin ve de çok ülke görebilmenin tek yolu gemiciliktir diye düşündüm. Ve nitekim 16 yıl gemilerde çalıştım ve tam 78 ülke gezdim, dünyanın etrafında 11 defa döndüm.  

Şimdilerde iki çocuğumla birlikte Bursa’da yaşıyorum.

Gittiğiniz ve gördüğünüz ülkelerden hangisini en çok sevdiniz?

Hiç düşünmeden Hong Kong derim. Sevdiğim şehir Dublin, sevdiğim kitap Kuran-ı Kerim.

Biraz gemicilikten bahseder misiniz. Günlerce, hatta aylarca karadan uzamak nasıl bir duygu?

İnsanlar karada doğdukları için karada yaşarlar, balıklar da denizde… O yüzden de herkes ait olduğu yerde olmalı. Açıkçası çok akıl karı bir iş değil. Ancak az önce de bahsettiğim gibi denizler, okyanuslar, uzak ülkeler çok fazla ilgi alanım içerisindeydi. Bunu da kendi bütçemle gerçekleştirmek tam anlamıyla imkansızdı. En nihayetinde 78 ülkeye cebinizden harcayarak gittiğinizi bir düşünün… Ve bununla birlikte ekonomik ihtiyacı da ortaya koyunca karar vermek hiç de zor olmadı. Böylece kafamdaki formül basitleşti; “Hem çalışayım hem de dünyayı gezeyim!”

Peki siz bu yolu tercih etmenize rağmen aynısını başkasına önerir, tavsiye eder misiniz?

Kesinlikle tavsiye ederim. Her ne kadar zor olsa da, tarifi olmayan bir hayat biçimini keşke herkesin görebilme imkanı ve şansı olsa…

O zaman şöyle sorayım. Gemiciliğin en zor kısmı nedir?

Çok özlemek!... Eşinizi, çocuklarınızı çok fazla özlüyorsunuz. Limandan ayrıldıktan sonra bazen 6 aya yakın bir süre sevdiğiniz her şeyden ve herkesten uzak kalıyorsunuz. Çoğu zaman deniz tutuyor. Karada hareket alanı sınırsız, ancak gemide alanınız metrekarelerden oluşuyor. Sabah kalkıyorsunuz aynı gemi, akşam oluyor hala aynı gemidesiniz. Yoldaşınız da aynı güneş, ay ve yıldızlar oluyor.

MAVİLERDE YOLCULUK

Özetle gökyüzü ve deniz ikilisiyle, masmavi bir dünyada aylarınızı, hayatınızın çok değerli bir parçasını tek başınıza geçiriyorsunuz…

Bugün Amerika’dan çıkıyorsunuz ve Çin’e doğru yöneliyorsunuz. Böylece hiç kara görmeden 35 gün yol gidiyorsunuz. Bu duyguyu yaşamayanın bilebilmesi elbette ki imkansız. O yüzden anlattıklarım her ne kadar cazip gelirse gelsin, kesinlikle herkese göre değil deniz!

16 yıl maviliklerde geçen yıllarda ‘Asla unutamam’ dediğiniz anılarınız var mı?

Olmaz mı. Hem de yığınla. Örneğin Japonya yakınlarında batma tehlikesi yaşadık. Fransız uzay üstünden rapor geldi ve ‘Kendinize sığınacak yer arayın’ dendi. Tamam arayalım da, Japonya 700 mil ve 400 mil uzaklıkta bir ada var sadece. Bu da en az 3 gün yol demek. Ve Kaptanımız Serdar Hancı’nın (emekli yarbay) bilgi ve becerisiyle gemiyi kurtardı. Yoksa 23 gemici o gün sulara gömülecektik…

Ve daha niceleri…

Çocuklarımla birlikte yaşıyorum dediniz. Ya eşiniz?

Açıkçası gemicilik ve gezme sevdam evliliğime mal oldu. Çünkü 10 yıl bu hasrete göğüs geren eşim son altı yıla dayanamadı ve anlaşmalı olarak ayrıldık. Bu da özgürlük arzuma karşılık ödediğim bedel oldu…

Gelelim yazdığınız kitaplara… Önce Devlet Su İşleri, sonra Gemicilik ve şimdi de yazarlık...

Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

Yaklaşık ilkokul 3’ten beri sürekli bir şeyler yazdığım halde, yazdıklarımı kendime sakladığım için yazar olduğumun hiç farkına varamadım. Ne zaman ki yazdığım yazıları insanlar görmeye başladılar, çevremdeki insanlar yazdıklarıma hayret ettikçe, yazarlık yeteneğimin olduğunun farkına vardım.

Ve en son denizde yazdığım kitaba kıyamadım ve basım evine vermeye karar verdim. Böylece Gemicilik tecrübemden sonra ilk kitabım olan ‘Mavi Hayatta Yaşam’ adlı kitabımı çıkardım. İsmini duyan herkes önce denizle ilgili olduğunu sanıyor, ancak kitabım sadece denizi değil, hayatımızın önemli bir parçası olan aşkı da içeriyor. En önemlisi de okurlar hayal ürünü değil, gerçek olayları okuma şansı buluyor.

‘DEPREM ALTINDA SON NEFES’

İlk kitabımdan üç sene sonra da ‘Deprem altında son nefes’ adlı ikinci kitabımı yazdım. Devlet Su İşlerinde çalıştığım dönemde enkaz çalışmasına gitmiştim… Çok fazla etkilenince bir kitap daha dünyaya geldi. Sanırım yaşadıklarımı yazarak anlatabiliyorum. Örneğin orada insanlar son nefesini verirken, meydana gelen hırsızlıkları anlattım. Kadın enkaz altında kalmış ve hırsızlar kadını çıkarmak yerine bileziğini almak için kolunu kesmişler… Tüm gördüklerim beni çok fazla etkiledi ve satırlara döküldü. İki kitabı da okurların mutlaka okumasını tüm kalbimle tavsiye ederim.

Devamı gelecek mi peki kitap yazmanın?

Gelmez olur mu! Hatta 4 kitabım daha ‘O Gece’, ‘Seni Öpmeye Geldim’, ‘Son Yaprak’ ve ‘Suriye Topraklarında Kanlı Aşk’ adlı kitaplarım hazır ve basılmayı bekliyor. Kitaplarım 220 sayfadan oluşan ve Türk lehçesine göre ayarlandığı için kolay okunuyor. Gerçek yaşamdan kesitler içeriyor. Diliyorum herkes okur…

Yani burada bir sosyal mesaj verdiğiniz doğru mu?

Evet kesinlikle.

SONSÖZ:

Kimi sadece yaşar, yaşantısı söz olur; kimi sözünü söyler, sözü yaşantı olur.

Söz söylemek, hayatta kalmak demektir, ölsen bile…

Bu kitapları yayına vermem konusunda beni motive eden tüm dostlara, yazdıklarıma ilham olan değil de, yazdıklarımdan ilham alan herkese,

Beni doğuran Anam’a,

Ve her baktığımda ruhumun aksini paramparça eden Aynalara ithaf ediyorum…

Özgürlüğün tanımını yapabilir misiniz desem?

Özgürlüğün tanımı; kimseye zarar vermeden istediğin her şeyi yapabilmektir.

Farklı bir zihin yapısına sahip olduğumu söyleyen çok oldu. Ben de kendimi öyle nitelendiriyorum. Ve ayrıca 10 tane çatalın içerisinde, eğik işe yaramaz çatal değil benim farklı düşünüyor olmam. Çünkü farklılık işe yaramak ve iz bırakmaktır.

Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederim

Bana kendimi ifade edebilme şansı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.

Yorumlar (0)
banner276
banner299
6
açık
banner282
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 04:03
Güneş 05:45
Öğle 13:05
İkindi 16:58
Akşam 20:15
Yatsı 21:50
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29