banner298

banner193

banner246

banner254

4+2 Kitap Bir Yazar 2 Söyleşi - Sıra Dışı Yazarla, Sıra Dışı Bir Röportaj

Alışılmış insan portresinin ötesinde, hayata farklı bir bakış açısı kazandıran ve zaman zaman birçok kişinin kaçırdığı en ince detayları bulup, hayata sıcacık bir tebessüm arası verdirten deniz adamı yazar Savaş Toy’la güzel bir röportaj gerçekleştirmek için bir araya geldik.

BURSA HABER 03.02.2021, 23:38
33
4+2 Kitap Bir Yazar 2 Söyleşi - Sıra Dışı Yazarla, Sıra Dışı Bir Röportaj

ÖZEL RÖPORTAJ: Sevinç ÇELEBİ

Özgürlüğün gerçek tanımını yaşam tarzına yansıtan ve bazen sert eleştirilere rağmen ‘kendisi’ olmaktan asla vazgeçmeyen çizgi dışı bir yazar O.

Alışılmış insan portresinin ötesinde, hayata farklı bir bakış açısı kazandıran ve zaman zaman birçok kişinin kaçırdığı en ince detayları bulup, hayata sıcacık bir tebessüm arası verdirten deniz adamı yazar Savaş Toy’la yaklaşık bir yıl önce basılan ve oldukça iyi satan 4 kitabı ve şu anda baskıya girmek için hazırlanan 2 kitabıyla ilgili bir araya geldik.

Şehir hayatının dışında, hayatının bir bölümünü (16 yıl) denizlerde geçiren Savaş Toy gezdiği 78 ülkeyi ve gördüklerini anlatmak için kolları sıvamış ve çocukluk aşkı olan yazarlığa soyunmuş belli ki, kaş ile göz arası dört kitabını çıkarmış, iki kitabının da basılmasını bekliyor bugünlerde.

Ve en nihayetinde beklenen oldu ve tam da kendine has bir biçimde, Savaş Toy Bursa Haber olarak gerçekleştirdiğim röportaja verdiği cevaplarla, ezberleri bir kez daha bozdu.

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1959 yılında Sivas’ın Ağcaşar köyünde dünyaya gelmişim. İlkokulu köyümde, ortaokul ve liseyi Sivas’ta okudum. 18 ay askerlik yaptıktan sonra Devlet Su İşlerine inşaat teknikeri olarak işe başladım. Ve aynı dönemde Ankara Gazi Üniversitesi’nde kurs gördüm ve barajlarda çalışabilmek için yüksek lisans yaptım. 22 yıl Devlet Su İşerinde çalıştıktan sonra da emekli oldum. 1981 yılında Samsun’da 42 kilometre uluslararası maratona milli atlet olarak katıldım ve 16. olarak bitirdim.

ÇALIŞMAYA DEVAM

Ancak evimde oturmak yerine, emekli olduktan sonra da ‘çalışmaya devam’ kararı aldım. Ve işte o an kendime ‘Hadi Savaş Toy, göreyim seni. Şimdi özgürlüğünün tadını çıkarmanın ve de hayallerini gerçekleştirebilmenin tam zamanı’ dedim ve kendimi gemide buldum.

Denizlerden Güvenlik Sektörüne… Neden?

Evet! 3 seneyi aşkın süredir güvenlik sektöründeyim ve de çok memnunum. Sanırım üniforma bana yakın  (gülüyor…)

Neden gemi?

Çünkü… en azından o zaman, Dünyayı dolaşabilmenin ve de çok ülke görebilmenin tek yolu gemiciliktir diye düşündüm. Ve nitekim 16 yıl gemilerde çalıştım ve tam 78 ülke gezdim, dünyanın etrafında 11 defa döndüm. 

Şimdilerde iki çocuğumla birlikte Bursa’da yaşıyorum.

Gittiğiniz ve gördüğünüz ülkelerden hangisini en çok sevdiniz?

Hiç düşünmeden Hong Kong derim. Sevdiğim şehir Dublin, sevdiğim kitap Kuran-ı Kerim.

Biraz gemicilikten bahseder misiniz?

 Günlerce, hatta aylarca karadan uzamak nasıl bir duygu?

İnsanlar karada doğdukları için karada yaşarlar, balıklar da denizde… O yüzden de herkes ait olduğu yerde olmalı. Açıkçası çok akıl karı bir iş değil. Ancak az önce de bahsettiğim gibi denizler, okyanuslar, uzak ülkeler çok fazla ilgi alanım içerisindeydi. Bunu da kendi bütçemle gerçekleştirmek tam anlamıyla imkansızdı. En nihayetinde 78 ülkeye cebinizden harcayarak gittiğinizi bir düşünün… Ve bununla birlikte ekonomik ihtiyacı da ortaya koyunca karar vermek hiç de zor olmadı. Böylece kafamdaki formül basitleşti; “Hem çalışayım hem de dünyayı gezeyim!”

Peki siz bu yolu tercih etmenize rağmen aynısını başkasına önerir, tavsiye eder misiniz?

Kesinlikle tavsiye ederim. Her ne kadar zor olsa da, tarifi olmayan bir hayat biçimini keşke herkesin görebilme imkanı ve şansı olsa…

Gemiciliğin en zor kısmı nedir?

Çok özlemek!... Eşinizi, çocuklarınızı çok fazla özlüyorsunuz. Limandan ayrıldıktan sonra bazen 6 aya yakın bir süre sevdiğiniz her şeyden ve herkesten uzak kalıyorsunuz. Çoğu zaman deniz tutuyor. Karada hareket alanı sınırsız, ancak gemide alanınız metrekarelerden oluşuyor. Sabah kalkıyorsunuz aynı gemi, akşam oluyor hala aynı gemidesiniz. Yoldaşınız da aynı güneş, ay ve yıldızlar oluyor.

MAVİLERDE YOLCULUK

Özetle gökyüzü ve deniz ikilisiyle, masmavi bir dünyada aylarınızı, hayatınızın çok değerli bir parçasını tek başınıza geçiriyorsunuz…

Bugün Amerika’dan çıkıyorsunuz ve Çin’e doğru yöneliyorsunuz. Böylece hiç kara görmeden 35 gün yol gidiyorsunuz. Bu duyguyu yaşamayanın bilebilmesi elbette ki imkansız. O yüzden anlattıklarım her ne kadar cazip gelirse gelsin, kesinlikle herkese göre değil deniz!

16 yıl maviliklerde geçen yıllarda ‘Asla unutamam’ dediğiniz anılarınız var mı?

Olmaz mı. Hem de yığınla. Örneğin Japonya yakınlarında batma tehlikesi yaşadık. Fransız uzay üstünden rapor geldi ve ‘Kendinize sığınacak yer arayın’ dendi. Tamam arayalım da, Japonya 700 mil ve 400 mil uzaklıkta bir ada var sadece. Bu da en az 3 gün yol demek. Ve Kaptanımız Serdar Hancı’nın (emekli yarbay) bilgi ve becerisiyle gemiyi kurtardı. Yoksa 23 gemici o gün sulara gömülecektik…

Ve daha niceleri…

Çocuklarımla birlikte yaşıyorum dediniz. Ya eşiniz?

Açıkçası gemicilik ve gezme sevdam evliliğime mal oldu. Çünkü 10 yıl bu hasrete göğüs geren eşim son altı yıla dayanamadı ve anlaşmalı olarak ayrıldık. Bu da özgürlük arzuma karşılık ödediğim bedel oldu…

Gelelim yazdığınız kitaplara… Önce Devlet Su İşleri, sonra Gemicilik ve şimdi de yazarlık...

Kendinizi ne zaman yazar olarak tanımlamaya başladınız?

Yaklaşık ilkokul 3’ten beri sürekli bir şeyler yazdığım halde, yazdıklarımı kendime sakladığım için yazar olduğumun hiç farkına varamadım. Ne zaman ki yazdığım yazıları insanlar görmeye başladılar, çevremdeki insanlar yazdıklarıma hayret ettikçe, yazarlık yeteneğimin olduğunun farkına vardım.

Ve en son denizde yazdığım kitaba kıyamadım ve basım evine vermeye karar verdim. Böylece Gemicilik tecrübemden sonra ilk kitabım olan ‘Mavi Hayatta Yaşam’ adlı kitabımı çıkardım. İsmini duyan herkes önce denizle ilgili olduğunu sanıyor, ancak kitabım sadece denizi değil, hayatımızın önemli bir parçası olan aşkı da içeriyor. En önemlisi de okurlar hayal ürünü değil, gerçek olayları okuma şansı buluyor.

‘DEPREM ALTINDA SON NEFES’

İlk kitabımdan üç sene sonra da ‘Deprem altında son nefes’ adlı ikinci kitabımı yazdım.

Devlet Su İşlerinde çalıştığım dönemde enkaz çalışmasına gitmiştim… Çok fazla etkilenince bir kitap daha dünyaya geldi. Sanırım yaşadıklarımı yazarak anlatabiliyorum. Örneğin orada insanlar son nefesini verirken, meydana gelen hırsızlıkları anlattım. Kadın enkaz altında kalmış ve hırsızlar kadını çıkarmak yerine bileziğini almak için kolunu kesmişler… Tüm gördüklerim beni çok fazla etkiledi ve satırlara döküldü. İki kitabı da okurların mutlaka okumasını tüm kalbimle tavsiye ederim.

Devamı gelecek mi peki kitap yazmanın?

İnşallah gelecek! Çünkü yazmak benim için hobi değil, hayatımın bir parçası…

‘O Gece’, ‘Seni Öpmeye Geldim’, ‘Son Yaprak’ ve ‘Suriye Topraklarında Kanlı Aşk’ adlı kitaplarım hazır.  İlgi görmesi beni çok mutlu etti.

Şimdilerde iki tanesi de basılmayı bekliyor..

Heyecanlıyım.!

Kitaplarım 220 sayfadan oluşan ve Türk lehçesine göre ayarlandığı için kolay okunuyor. Gerçek yaşamdan kesitler içeriyor. Diliyorum herkes okur…

Yani burada bir sosyal mesaj verdiğiniz doğru mu?

Evet kesinlikle.

SONSÖZ:

Kimi sadece yaşar, yaşantısı söz olur; kimi sözünü söyler, sözü yaşantı olur.

Söz söylemek, hayatta kalmak demektir, ölsen bile…

Bu kitapları yayına vermem konusunda beni motive eden tüm dostlara, yazdıklarıma ilham olan değil de, yazdıklarımdan ilham alan herkese,

Beni doğuran Anam’a,

Ve her baktığımda ruhumun aksini paramparça eden Aynalara ithaf ediyorum…

Özgürlüğün tanımını yapabilir misiniz desem?

Özgürlüğün tanımı; kimseye zarar vermeden istediğin her şeyi yapabilmektir.

Farklı bir zihin yapısına sahip olduğumu söyleyen çok oldu. Ben de kendimi öyle nitelendiriyorum. Ve ayrıca 10 tane çatalın içerisinde, eğik işe yaramaz çatal değil benim farklı düşünüyor olmam. Çünkü farklılık işe yaramak ve iz bırakmaktır.

Bu güzel röportaj için çok teşekkür ederim. Ne yazık ki Milletçe pek okumayı sevmiyoruz. Ancak buna rağmen dilerim kitaplarınız en çok okunanlar arasına girer ve maksimum kitleye ulaşır….    

Bana kendimi ifade edebilme şansı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.

Yorumlar (0)
banner276
5
açık
banner282
Namaz Vakti 26 Şubat 2021
İmsak 06:12
Güneş 07:35
Öğle 13:22
İkindi 16:27
Akşam 18:58
Yatsı 20:16
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 23 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemen Belediyespor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19