banner298

banner193

banner246

banner254

28.11.2020, 00:01 340

Bitmiyor; korkarım ki hiç bitmeyecek…

Geçen 8 yılda kadına karşı fiziki, sosyal ve ekonomik şiddet uyguladığı gerekçesiyle 25 bin 481 kişi hakkında yapılan suç duyurusu üzerine “şüpheli” sıfatıyla harekete geçen savcılar, 18 bin 551’i hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” gerekçesiyle işlem yapmamışlar;

2012-2020 arasında işlem yapılan faillerin yüzde 73’ü serbest bırakılmış;

2012’de faillerin yüzde 47’si hakkında “takipsizlik” kararı verilirken, bu oran yıllar içerisinde düzenli bir şekilde artarak 2019’da yüzde 82’ye ulaşmış;

savcıların adli süreç başlattığı her 10 kişiden 7’si herhangi bir kovuşturma yapılmadan serbest kalmış;

Yani; savcılıklarda hakkında işlem başlatılan her 10 kişiden 7’si herhangi bir adli sürece tabi olmadan serbest bırakılmış

Son 8 yılda suç duyurusunda bulunmayan ama kolluğa başvuran 1.6 milyon kadın şiddet gördüğü gerekçesiyle mahkemelerden koruma talep etmiş bu da  her hafta 3 bin 867 kadının şiddete maruz kaldığı anlamına geliyormuş..

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla hazırlanan rapora göre durum bu.

Tabi şimdi raporu hazırlayan muhalefet partisi olduğu için kürsülerden mikrofonlardan bir sürü hakaret yükselecek, tehditler, aşağılamalar, yalanlamalar  gırla gidecek en geç 29 kasımda hadise diğer sıkıntıların rafına kaldırılıp 8 Mart Dünya Kadınlar gününde tekrar kullanılmak üzere unutulacak. Kadınlar da halleriyle hallenmeye devam edecekler.

Ama bu ara da biri çıkıp ta; haklılar arkadaş mealinden hadisenin gerçek rakamlarını yayınlamaya kalkarsa iş değişir o zaman.

Olmaz olmaz dememek lazım; baksanıza ne olmazlar oluveriyor aniden.

Neyse biz konuya dönelim;

Şiddet kime ve neye yönelik olursa olsun en hafifinden bir davranış bozukluğudur.

Kadına yönelik şiddet tüm dünya ükerinin ortadan tam olarak kaldırmadıkları sıkıntılarından biri olsa da, ülkemizde diğer Avrupa ülkelerine oranla daha sık yaşanmakta olduğu aşikar.

Ölümle sonuçlananlarının da sık sık gündem oluşturduğu,bunu asgariye indirme gücü olan İstanbul Sözleşmesinden Türkiye’nin imzanın çekilip çekilmeyeceğinin tartışıldığı bir ortamda,  ben artık sözün bittiği yere gelinmiş olduğunu düşünenlerdenim.

Sempozyumlar,gösteriler, yürüyüşler,özel günler, Sivil Toplum Örgütlerinin savaşımları kadına şiddetin önlenmesine yetmiyor, yetemiyor.

Bu yolda yapılan her türlü toplantıyı,protestoyu yüreğimin en içinden desteklesem de,kendimi böylesi eylemlerin somut bir sonuç oluşturmayı başarabileceğine inandıramıyorum.

Protesto edilen,kınanan,hatta lanetlenen bir kurum,kuruluş vs olsa tamam. Eylemlerin az çok karşılığı olabilir.

Burada protesto edilen belki de hemen yanı başınızdakinin bir saat sonra karşılaşacağı görünmez bir düşman.

Kadınların ne zaman, nerede,kim tarafından yapılacağı önceden asla kestirilemeyen kalleşçe bir saldırıya maruz kalma olasılıklarının yüksekliği çok ürkütücü.

Sorun sosyolojik ve psikolojik olmasının yanı sıra nevrotik te.

İnsanımızın %90 ‘ını Müslümanlar oluşturuyor. Ve ben eşini, kızını, baldızını kısacası kadınlarını döven erkeklere soruyorum;

Hadi kuldan utanmıyorsunuz,Allahtan’da mı korkunuz yok?

Hak dininin neresinde buldunuz, kitabımızın neresinde okudunuz yaptığınız eziyetlerin mübah olduğunu,ve hangi yüzle secde ediyorsunuz,yaradan’ın kullarına yaptığınız eziyetin günahı üzerinizdeyken ve nasıl bekliyorsunuz dualarınızın kabulünü,Allah’ın özenerek yarattıklarını,ana olmakla şereflendirdiklerini dövdüğünüz ellerinizi açarak?

Elbet her kul hakkını alacak diğerinden.

Siz bu hesabı veremeyenlerle derdest olduğunuzda pişman bile olacak zaman bulamayacaksınız da,çizginin bu tarafında da kadınlar sizin yüzünüzden rahat yüzü göremeyecekler ona fena işte.

Kadın sorunları ile ilgili bir kurum tarafından yapılan araştırmaya göre, Türk kadınların yüzde 39'u 'tokatlanma, itilme, yumruklanma, boğazının sıkılması, bir yerinin yakılması, silah, bıçak gibi aletlerle tehdit edilme ya da bunların kullanılması' sonucu fiziksel şiddete uğruyor.

Başka bir ifadeyle her 10 kadından 4'ü eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. (bence bu rakam çok daha yüksek ama gizli kalıyor kadınların ruhlarında.)

Kadınların yüzde 15'i hısım akrabası tarafından tecavüze uğruyor,  cinsel olarak aşağılayıcı ya da küçük düşürücü eylemlere zorlanıyor.

Cinsel şiddet bir çok durumda fiziksel şiddetle birlikte yaşanıyor. Kadınların yüzde 42'si fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Kadınların yüzde 44'ü de duygusal şiddet görüyor. Kadınların yüzde 23'ü eşlerinin veya birlikte oldukları kişilerin kendisinin çalışmasına engel ya da işten ayrılmasına neden olduğunu belirtiyor.

Hele kadın bir de engelliyse,şiddet suyuna tirit oluyor 

Ölçemediğinizi çözemezsiniz diye bir laf vardır;

Ama burada hiç işe yaramıyor; Kadın özelinde şiddetin her türlüsünün istatistiğini çıkartmayı beceriyoruz ama iş çözüme gelince her yeni hadise yeni bir veri olmaktan ileri gidemiyor.

Ama kadına verilen önem konusunda bizden çok ileri giden bir ülke var;

Bolivya da "Kültürler, Dekolonizasyon ve Depatriarkalizasyon ’’bakanlığı kuruluyor ve bakan olarak Sabina Orellana atanıyor.

Tabi bakanın kadın olduğunu söylemeye gerek yok.

Eee ne var  bun da bizde de kadın bakan yok mu?

Bunda bir şey yok ta bakanlığın adında bir şey var;

Dekolonizasyon ve Depatriarkalizasyon bizim dilimizde erkek egemenliğini ortadan kaldırma anlamına geliyor.

Yani bakanlığın adı Erkek Egemenliğini Kaldırma Bakanlığı.

Misyonu merak edenler çıkabilir belki;

O da  Haysiyet ve egemenliğe dair kültürel politikaları teşvik etme ve aynı zamanda milletler arasındaki eşitsizlikleri tersine çevirmek.

Sizce de ilginç değil mi?

1825 yılından günümüze değin 180'e yakın darbe, ondan fazla değişik anayasa ve seksen civarında cumhurbaşkanı gören, bazılarının yönetimi kan dökerek ele geçiren ve yine aynı şekilde kaybeden 11 milyon küsur  nüfuslu bir Güney Amerika devletinin 2020 de geldiği nokta bu.

Bundan taa 90 yıl önce Türk kadınına seçme seçilme hakkını kazandıran bir Atatürk’ü olan millet hala kadını dövmek mübah mıdır günah mıdırı tartışıyor ya ;

Yanar yanar ona yanarım.

İşte tam da bu yüzden diyorum;

Bitmiyor; Korkarım ki Hiç Bitmeyecek…

Yorumlar (0)
banner276
parçalı bulutlu
banner282
Namaz Vakti 28 Ocak 2021
İmsak 06:43
Güneş 08:09
Öğle 13:22
İkindi 16:00
Akşam 18:24
Yatsı 19:45
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 20 40
3. Leicester City 20 39
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 18 33
8. Chelsea 20 30
9. Arsenal 20 30
10. Aston Villa 18 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Wolverhampton 20 23
14. Crystal Palace 20 23
15. Burnley 19 22
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 20 18
18. Fulham 19 13
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 20 8
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13