banner298

banner193

banner246

banner254

02.03.2021, 00:00 1241

28 Şubatın 24. Yılı

Siyaset tarihine baktığımızda Türkiye’nin Afrika ülkelerinde bile bu kadar sık rastlanmayan darbe girişimleri ve darbe sonuçlarıyla yaşamak zorunda bırakıldığına şahitlik edebiliriz.

Evet, Türkiye’de darbeler, rahmetli Adnan Menderes’e karşı başlatıldı. Nedeni, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yönden güçlü bir ülke olmasını istemeyen egemen güçlerin, bu ülkedeki gidişatı iyi görmemeleri olarak yazılıyor. Oysa ki ülkemiz 1960 darbesi sonrasında Başbakanını asmış bir devlet anlayışı içinde darbelere kucak açılmış.

Şakşakçılar ve alkışçılar her zaman olduğu gibi yine sahnedeler.

Çünkü, güçlü kim ise insanların pek çoğu onun yanında yer alıyor. Ona destek oluyor. Ondan nemalanma adına yapmadık şaklabanlık bırakmıyorlar.

Bu işler öyle basit değil. Önce silahlı güçleri ikna edip onları ayaklandırmak gerekiyor. Ki, bunun yapılması daha önce yaşadığımız olaylara baktığımızda çok kolay gözüküyor. Çünkü, silahlı güçler, özellikle o dönemlerdeki askeriye, toplum gerçeklerinden uzak, kendilerini sanki Kaf Dağının arkasından bakıyormuş gibi gören ve zirvelerde yaşadıklarını sanan kişiler işbaşında.

Bakıyoruz uygulamalara, bu kişiler ellerindeki silah gücü ve devletin onlara giydirdiği özel üniformaları sayesinde siyasetçilere baskı yapıp her istediklerini yapıyorlar. Tabi, yanlarında onları kayıtsız şartsız destekleyen siyasetçiler de var.

Lafa geldi mi mangallarda kül bırakmayacak şekilde vatan, millet, hak, hukuk, adalet mücadelesi verdiklerini anlatanlar, sıra üniformaların emirlerine geldiğinde kuyruklarını kısıp oturmuşlar. Hatırlayalım, 15 Temmuz hain darbe girişimde de aynısını yaşamadık mı?

Sokaklara çıkıp demokrasi mücadelesi verenler ise, evlerine saklanıp sonucu bekleyenler, hatta yaşanılanlara tiyatro diyebilecek kadar kendilerini kaybedenler, saflarını belli edenleri görmedik mi?

Gördük.

Peki, 28 Şubat 1997 tarihinde yaşanılanlar nelerdi?

Türkiye bu tarihe nasıl geldi ve istenilen ne oldu?

Yapılanlar neler oldu?

28 Şubat öncesinde ülkemizdeki siyasi istikrarsızlık nedeniyle koalisyon hükümetlerinin kurulması zorlaşıyordu. Çünkü, aynı çizgide olsalar bile parti genel başkanları “koltuk benim olacak!” mantığı ile hareket ettikleri için kendilerini Kaf Dağının sultanı sanıyordu. Nitekim öyle de oldu. Sonrasında, seçimlerden birinci çıkan Refah Partisi ile ikinci sırada çıkan Doğru Yol Partisi, kendi aralarında anlaşıp Refah-Yol hükümetini kurdular. Fakat, senelerce iktidardan uzak ve sokaklarda itilip kakışan, okullara sokulmayan, eğitim hakları ellerinden alınan, dini duygularıyla ve manevi inançlarıyla dalga geçilen bazı kesimler, Refah- Yol hükümetinin iş başına gelmesini kendileri için fırsat ve özgürlük olarak gördü.

Ankara Sincan’da Kudüs Gecesi yapıldı. Bu gecede, kimilerine göre irtica sesleri yükseldi. Kimilerine göre ise şeriat çağrısı yapıldı.

Sonra, askeri kesim hükümete muhtıra verdi. Sonra, başbakanın görevinden istifası istendi. Refah-Yol kendi arasında anlaşma yapıp, Tansu Çiller’in başbakanlığında yeniden hükümeti devam ettirme kararı aldı. Necmettin Erbakan, hükümetin istifasını Çankaya’ya çıkıp Süleyman Demirel’e sundu. Sonrasında ise ülkemizde hiç beklenmedik, akıl almaz uygulamalara imza atıldı.

Hükümet kurma görevi, koalisyon anlaşması yapanlara değil, bir başka muhalefet partisi lideri Mesut Yılmaz’a verildi. Postmodern darbe yaptıklarını açıkça ilan eden askeri kanat, Mesut Yılmaz’ın kendilerini desteklediğini söylüyorlardı.

Sonra ülke karıştı. Sokaklarda bile baş örtüsüyle gezilemez hale geldi. Başörtülü öğrenciler okullara alınmadı. Polis ve güvenlik zoruyla kapı dışarı edildi. Böylece, toplum içindeki birlik, beraberlik duygusu, ötekileştirme, ayrıştırma, küçük görme ve dini duygularla tekrar alay edilir hale gelindi.

Türkiye, 12 Eylül öncesinde yaşanılan anarşi ortamından daha fazla işkence, zulüm ve baskılarla tanıştı. Dönemin kuvvet komutanı olan Çevik Bir, “bu darbenin izleri bin yıl sürecek” diye ifadeler kullandı. Sonrasında ise Türkiye tam bir kaos ortamına, yasakçı zihniyetle de özgürlükleri elinden alınan demokrasi diye isimlendirilmesine rağmen tam bir baskıcı rejimle tanıştırıldı.

Tabi bu durum uzun sürmedi. Ülkemiz, siyasi istikrarsızlık, ekonomik bunalımlar, insanların mevcut siyasetçilere olan güvenlerini yitirmesiyle beraber 2002 yılına kadar ite kaka geldi.

İşte o zaman, ötekileştirilenler, ezilenler, itilip kakılanlar bir ve beraber oldular ve ülkemizde yepyeni bir siyasi dönemin başlanmasına imza attılar. Sonrasında ise, “bu darbenin izleri bin yıl sürecek” ifadelerini kullananlar ise yine hak, hukuk ve adalet çerçevesi içinde cezalandırıldı.

Şöyle özetlenebilir bu durum, milletimiz 28 Şubat 1997 tarihinden sonra kendilerine yapılan eziyetlerin intikamını 2002 seçimlerinde aldı.

Tarihe bir not daha düşelim, 28 Şubat yasakçı zihniyetin uyguladığı postmodern darbe kuralları, Bursa milletvekilimiz Efkan Ala’nın İçişleri Bakanlığı görevi sırasında hazırlanan ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan kararname ile ortadan kaldırıldı.

Yorumlar (0)
banner276
banner299
19
hafif yağmur
banner282
Namaz Vakti 23 Nisan 2021
İmsak 04:34
Güneş 06:07
Öğle 13:07
İkindi 16:53
Akşam 19:57
Yatsı 21:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Alanyaspor 35 55
6. Hatayspor 34 53
7. Gaziantep FK 34 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 35 37
17. Başakşehir 34 36
18. Kayserispor 34 35
19. Erzurumspor 35 34
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 32 59
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 32 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 32 73
2. Real Madrid 32 70
3. Barcelona 31 68
4. Sevilla 32 67
5. Real Sociedad 32 50
6. Real Betis 32 49
7. Villarreal 32 49
8. Granada 31 42
9. Osasuna 32 40
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Levante 32 38
12. Celta de Vigo 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 32 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 32 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 32 23