banner263

-Hayatım bu gün Perşembe değil mi?

-Olur mu hiç Çarşamba…

-İyi de Pazar neden bu gün kurulmuş o zaman?

İkimiz de bir ağızdan

-Aaaa Salı bu gün yahu…

Buraya kadar getirdik işi;

Karantina sürecinde günleri fena halde karıştırmaya başladık.

Saatle de pek işimiz olmadığından zaman mefhumumuzu da iyice yitirmeden atlasak bu badireyi o bile yetecek hani.

Tabi bu durum işlerini sürdürmek için zorunlu olarak dışarıya çıkmaları gerekenleri bağlamıyor.

Zamansız zamanlar sendromu iki aya yakındır evlerinden burunlarını dahi çıkartmayanları vuruyor öncelikle.

Burunlarını çıkartmamaları lafın gelişi tabii.

Belli aralıkla evde biten mutfak malzemelerini tamamlayabilmek ,emekli maaşlarını çekebilmek ve faturaları ödemek için dışarı çıkmak gerekiyor.

İşte o zaman zamansız zamanlar survivore dönüşüyor.

Bu arada belirtmeliyim ki yazının başlığı zamansız zamanının  dörtte üçünü hijyene adayan ve beni konu mankeni olarak kullanıp sürekli dezenfekte eden eşime ait.

Neden survivore dönüştüğüne gelince;

Uzun süre evde kaldıktan sonra zamana karşı yarışa girmek ve hedefe ulaşıp enfekte olmadan eve dönmeyi başarmak bayağı heyecanlı bir aksiyonda ondan.

Dışarı çıkacak olmak mutlak surette bir gece öncesinden ertesi gün uygulanacak iki aşamalı operasyonun stratejisini geliştirmeyi gerektiriyor.

Biri dışarıda uygulanacak strateji, diğeri eve dönüldüğünde.

Nerdeyse bir eylem planı yapılıyor:

Açayım mı biraz konuyu?

Birici eylem planı;

Önce markete gidilecek (alınması umulanların listesi zaten hazır da etiketlerin bunun ne kadarına izin verecekleri meçhul.O yüzden alınması umulanlar diyorum) mümkün olan en kısa zamanda alışveriş bitirilecek.Elemanlardan biri markette iken diğeri oraya en yakın ATM lerden emekli maaşlarını çekecek ve yine aynı yolla faturaları muhtaçların hesaplarına yatıracak Ayy dilim sürçtü pardon gazcılar, elektrikçiler, internetçiler,gsm operatörleri gibi ilgili kuruluşların diyecektim.

Ama beni de mazur görün lütfen bu koşullar da dahi  sayaç okuma zahmetine bile katlanmadan param da param diye tutturmaları insana ister istemez muhtaç konumunda olduklarını düşündürüyor.

Neyse eylem planına dönelim biz;

Atm işleri bittikten sonra zaman eleman vakit yitirmeden markete desteğe gelecek.

Tüm bu atraksiyon için ön görülen süre artı eksi beş dakikadan kırk iki dakika.

İkinci eylem planı;

Ayakkabılar ve çoraplar kapı önünde çıkartılacak,maskeler ve eldivenler de aynı yerde çıkartılarak önceden hazırlanmış poşete atılacak ve poşetin ağzı düğümlenecek. Daireye girmeden küçük sprey aparatlarına konulmuş dezenfektan ile kişiler birlerinin ön dezenfektesini gerçekleştirecek.(ön diyorum çünkü dahası da var) tüm alınanlar elden ele oluşturulan köprü ile derhal ön balkona taşınarak üç saatlik doğal sterilizasyon süreci başlatılacak.

Bu faaliyetlerin akabinde derhal ikici eylem planının b maddesine geçilerek,kapıda ki ayakkabılar dezenfekte edilerek balkona konulacak,çoraplar ve üstte başta ne varsa çıkartılıp arka balkona asılacak ve ilk asan derhal duşa girecek.

Duş süresi beş dakika ile sınırlı tutulacak ikinci eleman banyo kapısında bekletilmeyecek.

Üç saatin sonunda ön balkondakiler mutfağa alınıp ne kadar paketli ürün var ise sirkeli sularla şartlanacak.

Bu sirke meselesi de bir efsane.

Bizim dairenin önünden geçenler burada kaçak işkembe salonu işlettiğimizi zannederek bizi ihbar edecekler diye ödüm kopuyor valla.

Bu arada Arka balkondakiler göz ardı edilme tehlikesine karşı elemanlardan birine zimmetlenecek.Akşama doğru hepsi toplanarak çamaşır makinasına atılacak.(artık bir sürü gri giysimiz oldu ne iyi)

Son aşama çekilen emekli maaşlarının dezenfekte edilerek giderlere paylaştırılması olacak.

Sonrasında başka da bir aşama olmayacak

Çünkü kiraydı,taksitti,aidattı nevinden  paylaştırmadan sonra  elde kalanlara koronavirüs tenezzül edip yapışmaz bile.

Yani,

Bir heyecan bir heyecan sormayın.

Ama zamansız zamanlara da garipte olsa bir anlam katmıyor da değil bu operasyon.

İnsanı fena halde yorması da cabası.

Artık yorgunluk kahvesinin neden yorgunluk kahvesi olduğunu çok daha iyi anlıyorum.

Şakası bir yana en ciddi aktivitemizin markete gitmek olduğu günler yaşıyoruz.

Ne günlerin bir önemi kaldı ne saatlerin.

Okumak ve yazmaktan yorulacağım hiç aklıma gelmezdi.

Hobilerimin fobilerim olmasından korkuyorum dersem yalan olmaz.

Mevkii,makamı,ünvanı ne olursa olsun, yeryüzünde ki hiç kimsenin bu nalet virüsten ne zaman kurtulup alışa geldiğimiz yaşam biçimlerine döneceğimiz konusunda tahminlerinden öte kesin bir bilgileri yok.

Oyunun kurallarını covid19 daha başımıza musallat olmadan koymuş;

Biz gol yememek ya da en azından fark yememek için tam saha ofans yapıyoruz.

Ama enseyi karartmak yok;

Elbet bilim insanları bu belayı def etmenin yolunu bulacaklar.

Şimdilik yapabileceğimiz umutla beklemek ve olabildiğince birbirimizle kenetlenmek.

Ve

Bu hastalıkla boğuşan kardeşlerimize şifa,yitirdiğimiz insanlarımıza rahmet, başta sağlıkçılarımız olmak üzere tüm gönüllü ve görevlilerimize başarılar dilemek.

Bu zamansız zamanlara

Hep beraber

Bir zamanlar diyebilmek umuduyla…             

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254