Geçen hafta şirketimin daveti ile aynı sektörde çalıştığım arkadaşlarım ile Yunanistan ve Yunan adalarına Cruise turu yaparak görme fırsatım oldu.

İlçemiz Mudanya’ya benzeyen Avrupa birliği ülkesi olan Yunanistan Pire’de dikkatimi çeken en çarpıcı görüntü insanların ve ortamın tamamı ile ülkemize benzemesi, yalnız birkaç ada hariç diğer yerlerde gördüğüm manzara bizden en az beş yıl geride oldukları.

Restore edilmiş tarihi sütunların hemen arkasındaki yüksek binalar,

Kaldırımların kırık dökük olması, yollarda kazı çalışmalarının olması,

Mağazaların önünde kaldırımlarda yürürken önünüze çıkan ve yolu daraltan çirkin görüntüler, arabaları ile simit satıcıları ve büfelerin yol ortasında olması.

İşyerlerinin sattıkları ürünleri kapı önünde sergilemesi, yollarda sarımsak satan insanların olması, taksicilerin fırsatçılığı vs.

Yaz aylarında Turizmin tavan yaptığı yerlerden biri olan adalarda,

Avrupa birliği ülkesi olmasından dolayı para birimi olarak Euro kullanılması ve son zamanlarda Euro’nun çok değerlenmesi neticesi ülkemizden ailece adalarda tatil yapmak dar gelirli vatandaşlarımızın hayali olarak kalıyor.

Gemide toplam 2000 kişiden çoğunluğun ABD, Çin, Japonya, Kore ve diğer ülkelerden olması,

Gemide dikkatimi çeken bir başka ayrıntı ise tura katılanların arasında

200 kişilik sayı ile Türk’lerin çok az olması, katılanların bizim gibi % 90 ı şirketler ile tura katılanlar, diğer  % 10’luk kısımda katılanlar bireysel katılımcılar olduğu.

Tura katılanların yaş ortalaması biz Türkler hariç, 60 yaş ve üstü genelde yaşlı Avrupa ve ABD‘li turistlerin çok gezdiğini görmek mümkün.

750 odalı ve 600 çalışanı üç restaurantı iki açık havuzu ile gemi’de çalışan personel olarak yalnızca iki Türk rehber ve bir Yunan rehber dışında Türkçe çalışan hiçbir vatandaşımızın olmaması dikkatimi çeken en önemli ayrıntılardan biriydi.

Ülkemizdeki eğitim seviyesindeki yabancı dil eksikliğimizi yurt dışına gittiğimizde fazlası ile hissedebiliyorsunuz.

Yabancı dil derken Balkan kökenli biri olarak Arnavutçayı anlaşabileceğim kadar konuştuğumdan dolayı Gemi’de çalışan Arnavut Şef garson ile iletişimim sağlam olmasının faydasını tur boyunca azda olsa yaşadık,

Çalışan yabancılar arasında Türkçe bilen Kırgızistan Bişkek’li bir bayanında bize tur boyunca hizmet etmesi gurubumuz arasında memnuniyet oluşturdu.  

Gemi’nin restaurantında masada yalnız oturduğum ve yemek yediğim sırada sol yanıma Çinli bir çift ve biraz sonrada sağ tarafıma ABD’li bir çift eşlerin geldiğini görünce yarım yamalak İngilizcem ile iletişimde zorluk çektiğimi,

Gençlerimizin yurtdışına çıktıklarında özellikle tüm dünya ülkelerinde kullanılan günümüzde iletişimde ihtiyaç olan İngilizceyi çok iyi öğrenmeleri ve bu anlattığım Cruise gemide sekiz aylık yaz sezonunda çalışanların en düşük 1000 Euro aylık ile çalıştığını gençlere belirtmek isterim.

Gönül isterdeki Avrupa birliği ve tüm Dünya’daki insanlar gibi bizimde yabancı dilimizin çok üst seviyede olması, Turizm ve her platformda ön sıralarda yerimizi alarak ülkemizi en güzel bir şekilde her dalda temsil etmemiz.

sizlere gezdiğimiz yerleri tanıtmak istedim ama uzun bir yazı olacağından dolayı önümüzdeki hafta devam edeceğimi bildirir, hepinize hayırlı Pazarlar dilerim.

   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246