Öncelikle bütün YKS öğrencilerine ve ailelerine büyük geçmiş olsun. Zor ve stresli bir senenin ardından, bana göre sıra en zor kısma geldi.

Tercih Dönemi..

Sevgili öğrenciler öncelikle lütfen puanınızın mesleğiniz olmasına izin vermeyin. Hangi alan ilginizi çekiyorsa, hangi yönünüz daha başarılıysa inanın o meslekte daha başarılı ve mutlu olacaksınızdır. Umarım hepinizin hakkında hayırlısı olur.

Ben de sonuçlar açıklandığından beri meslek tercihi yapacak öğrencilerden pek çok mesaj alıyorum. Diyetisyenlikle ilgili en çok merak edilenleri sizlerle de paylaşmak istedim.

  • Beslenme ve Diyetetik Bölümü Hangi Dersleri Kapsıyor, Bölüm Zor Mu?

Bildiğiniz gibi bölüm sağlık bilimleri üzerine olduğundan, fizik-matematik yönünüz ağırsa derslerde sıkılabilirsiniz. Biyoloji ilginizi çekiyor ise doğru adrestesiniz. İlk 2 sene temel dersleri alıp, (Anatomi- Fizyoloji- Gıda Kimyası- Gıda Mevzuatı vb.) 3. Sınıfta bölüm derslerini öğreniyorsunuz. Diyet listesi yazmak, bir şeker hastasının beslenme tedavisini düzenlemek ya da bir gebenin alması gereken ek makro ve mikro besin öğelerini öğrenmek 3. Sınıf itibariyle başlıyor diyebilirim.

Gelelim son sınıfa, benim için okul hayatımın en mutlu senesiydi. Mesleğe adım atılan sene.. Son sınıfınız zorunlu staj yaparak geçmekte. Okulların genelinde son sınıf haftanın 4 günü stajda, 1 günü okulda olacak şekilde programlanmıştır. Mesleğe geçmeden yapılan bu stajlar inanın okuldan daha çok mesleği öğrenmenizi sağlıyor. Teorik bilginizi uygulayabileceğiniz, bol bol gözlem yapıp çeşitli vakalarla karşılaşmanız mezun olduğunuzda sizin için müthiş bir tecrübe olacaktır.

  • Beslenme ve Diyetetik Bölümünde Hangi Okulları Tavsiye Edersiniz?

Mesleğin popüler olması ile birlikte pek çok özel üniversite Beslenme ve Diyetetik bölümünü açtı. Tercih yaparken okul alternatifinizin çok olması yönünden şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Fakat ne yazık ki okulların çoğunun akademik kadrosunun başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Tercih yaparken okulların akademik kadrolarını iyi incelemeli, alanında uzman hocalardan eğitim alacağınızdan emin olmalısınız. Bunun dışında ise hastanesi olan okulları tercih etmeniz sizin avantajınıza olacaktır. Benim kişisel tercihim ise Hacettepe Üniversitesi olurdu.

  • İş imkanları nasıl?

Günümüzde gençlerin en büyük korkusu ne yazık ki işsiz kalmak. Endişenizi çok iyi anlıyorum. Bu kadar çok okulda bölümün açılmasıyla her sene diyetisyen sayısı hızla artıyor. Arz-talep olarak baktığımızda ise ne yazık ki iş bulmak yıpratıcı bir süreç olabiliyor. Fakat gerçekten bu işi istediğinize eminseniz gözünüz hiç korkmasın. Diğer pek çok bölüme göre iş olanakları oldukça geniş bir yelpazede. Diyetisyen denilince akla ilk gelen hastane ya da özel klinikte kilo kontrolü sağlamak olsa da, bir kurum diyetisyeni olarak fabrikalarda ya da kurumsal şirketlerde çalışabilirsiniz. Akademik yönünüz ağırsa birçok okulun kadrosunda eksikler olduğundan rahatlıkla akademisyen olabilirsiniz. Kilo kontrolü dışında pek çok meslektaşım metabolik hastalıklarda beslenme tedavisi konusunda oldukça bilgili ve insan sağlığındaki rolü önemli. Nöroloji, endokrin, onkoloji gibi alanlara yönelerek hastaların beslenme tedavilerini yapabilirsiniz. Hatta pek çok diyaliz merkezi ve huzurevinde çalışan meslektaşım var. Sporcularda beslenme, çocuklarda beslenme ya da gebe ve emzikli kadınlarda beslenme gibi o kadar çok seçeneğiniz var ki.. Önemli olan kalıpların dışına çıkarak ilginiz doğrultusunda kendinizi geliştirmeniz, farklı seçenekleri değerlendirip uzmanlaştığınız taktirde işsiz kalmanız inanın çok zor.

  • Maaşlar Nasıl?

İşimizi severek yapmak çok önemli fakat herkesin sorumlulukları olduğundan tabi ki bizim için yeterli parayı kazanmak da bir o kadar önemli. Her meslekte olduğu gibi ne kadar kazanacağınız ise ne kadar başarılı olduğunuza bağlı. 18.000 TL kazancı olan diyetisyen olduğu gibi 2.000 TL kazancı olan diyetisyen de var. Dediğim gibi kendinizi geliştirmeniz, doğru yerlerde doğru zamanda olmanız, fark yaratmanız gibi pek çok etmen mevcut.

  • Herkes Diyetisyen Olabilir Mi?

Tabi ki herkes diyetisyen olur fakat herkes diyetisyen olduğu için mutlu olur mu bilemiyorum. Konuşmayı seviyorsanız, meraklıysanız, insanlarla iletişiminiz kuvvetliyse, sabırlıysanız ve en önemlisi güler yüzlüyseniz eminim ki meslekte mutlu ve başarılı olacaksınızdır. Bu işin %50’si teori ve bilgiyse %50’si insan ilişkileri. Kendinize sorular sorun. Kalabalık bir ortamda konuşmayı mı daha çok seviyorsunuz dinlemeyi mi? Çünkü bir günde muhtemelen en az 15 kişiyle konuşmak zorunda kalacaksınız. Güler yüzlü ve sıcakkanlı mısınız, cool ve insanları tanıdıkça açılan bir karakter mi? Bu meslekte cool bir tavra yer yok. Başarılı ve bilgili bile olsanız insanlar sıcak ilişki kurabildiği diyetisyene yönlenecektir. Meraklı mısınız yoksa gerekli oldukça konuşulmasından yana mı? Kişilerin çoğunluğu konuşmaktan ve kendini anlatmaktan hoşlanır. Karşınızdaki hasta/danışan kilo alma sürecini çocukluğundan anlatmaya başladığında ya da lisede basketbol takımı kaptanı olmasından bahsettiğinde yeni biri =yeni bir kitap mantığında açıp okumalısınız. Bundan bana ne şimdi derseniz başarılı olamazsınız. İnanın onlar anlatırken beslenmeleri üzerine çıkaracağınız pek çok nokta oluyor.  Hastaların anlattığı bu hikayelerden ‘’Gece yemek yeme alışkanlığı var.’’ ‘’ İnsülin direnci olabilir.’’ gibi çıkarımlar yapabildiğiniz taktirde karşınızdakine yardım edebilirsiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234