Demek ki isteyince, adım atınca, kıpırdayınca oluyormuş. Umuda dokunmak, katılmak her insana heyecan verdiği gibi…

Yıllardır gündemi değerlendirmeyen, sokakta çocuklar açken,  rezillik, sefillik zirve yapmışken, çiçekli, böcekli hutbelere katlandı bu ülkenin çocukları.

Halkımız, yurttaşımız ve vatandaşımız uyanmasın diye, alakasız sohbetlerle, hutbelerle vakit geçirildi. Kendimi geliştireyim, değiştireyim diyenlerine rastlasak da, değişimden yana olmayanlar hep çoğunlukta oldu.

***

Bunca saklamaya, örtmeye ve mıymıntılığa rağmen kıpırdamalarda olmuyor değil.

Alın size bir örnek.

Kadim şehir Bursa’mızın eskimeyen, ışıldayan, parıldayan camilerinden birisi olan Yıldırım Beyazıt Camii’nin cemaati, mahalle sakinleri, Pazar günleri sabah namazından sonra camiye gelen cemaate sabah kahvaltısı vermeye başlamış.

Amaç, hedef; camiye gelenlerin sayısını arttırmak, kaynaşmayı sağlamak…

Mahalleli hakikaten çok önemli bir adım atmış. Kaynaşma, birlikte hareket etme adına çok güzel bir düşünce…

Mahallelinin bu ufku, yeni ufukların kapısını aralamak adına güzel bir gelişme.

Bu ufuk belki de zamanla…

Camiye, cemaatten sonra gelen görevliye, demokratik bir şekilde tepki göstermenin yolunu açacak, mahalleyle, mahalleliyle kaynaşması gerekirken, bananeci davrananların dizleri titreyecek.

Cemaat, mahalleli, belki de farkında olmadan sabah kahvaltısı verelim, cemaatimiz çoğalsın adımıyla “birlikte” çok önemli bir eyleme de imza atmış oldular.

Mescidin görevlisi, yani maaşlı memurları artık daha duyarlı davranacaklar; namazı kıldırdım, müezzinliği yaptık, mescitten kaçarcasına tüyelim diyemeyecekler.

Yaşadıkları o semtin sorunlarına çözüm getirmesi gereken, başrol oyuncusu olduklarının farkına varacaklar.

Cemaatten imamlık ve müezzinlik yapmaya meraklı olanlara, makamlarını bırakma cesaretinde bulunamayacaklar.

Yıldırım Beyazıt Camii’nin cemaati ve mahalleli çığır açtıklarının farkına varırlarsa, surda gedik açılmış demektir.

Böyle adımlar Bursa’da farklı camilerde de olmalı, çoğalmalı. Cemaat ve mahalleli sorunlarını, isteklerini tartışmalı, sivil toplumun öncüleri olduklarını göstermeliler.

Etkisizleştirilen halk, vatandaş bazı şeylerin farkına varıyor.

Unutulmamalıdır ki, İmam hem camide hem cami dışında imamdır. Yani imam ve müezzin kayyım insanların dertlerine ortak olmaya çalışan kimselerdir.

Allah Resulü ve sahabenin yaptığı gibi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192