banner262

Türkiye, seneler sonra bir ilki gerçekleştirme yolundaki adımları attı. Artık, ülkemiz adına üretimi yapılacak olan arabamız olacak. Bu iş için gerekli ön üretim ve portatifler yapıldı. Test edildi. Kamuoyuna açıklandı.

Ve, ülkemizin büyük çoğunluğu yeni yıl öncesinde bayram ederken, bazı kişiler ise kıskançlıklarından ve hasetliklerinden ne yapacaklarını şaşırdılar.

Evet, Türkiye, bundan tam 60 yıl önce ismine Devrim adı verilen otomobil üretiminden sonra, şimdi de ismi henüz belli olmayan fakat üretim çeşitleri ve modelleri belirlenen beş ayrı modelde araba üretimine başlayacak. Üretim merkezi ise Bursa olacak.

İşte bu ülkemiz için bizim için büyük bir mutluluk. Bu mutluluğu sadece bizler değil, dünyanın dört bir yanındaki Türkler, Müslümanlar, hatta pek çok ülkenin elinde tuttuğu otomobil ve araba tekelinin kırılmasıyla ortaya çıkan “demek ki istenildiğinde yapılabiliyormuş!” düşüncesi insanları mutlu etti.

Bursa adına ise bizler gerçekten çok sevindik.

Geçtiğimiz aylarda, yerli otomobil ile ilgili olarak oluşturulan Türkiye’nin Otomobili Girişim Gurubu, otomobil üretim merkezinin Kocaeli Gebze ilçesi olacağını söylemişti. Evet, otomobilin ilk tanıtım modelleri burada, Silikon Vadisi denilen teknoloji merkezinde yapıldı. Sonra kamuoyuna anlatıldı. Gösterildi. Test edildi. Kalitesi ve modelleri halkımız tarafından ekseriyetli onaylandı. Kabul gördü.

Hatta, taksi şoförleri, “yerli ve milli” olarak isimlendirdikleri bu otomobillerden alabilme adına gönüllü oldular. Devlet Malzeme Ofisi de Kamu kurum ve kuruluşlarında kullanılmak üzere Yerli ve Milli otomobilden bundan sonraki 15 yıl içinde 30 bin adet ön sipariş vereceklerini açıkladı.

Bunlar, sevindirici ve otomobil üretim ve pazarlama konusunda da işlerin devamı açısından çok önemli bir gelişmelerdir. İnsanlarımız kısa adı TOGG olarak belirlenen bu Yerli ve Milli otomobillere sahip çıktı, çıkıyorlar.

Tabi, her zaman olduğu gibi bugünlerde de ülkemizin teknolojik alanda gelişmesine, sosyal ve kültürel alanlarda adımlar atılmasına, insanların hayatını ve yaşamını kolaylaştırıcı bir takım yatırım ve hizmetlerde bulunulmasına sürekli muhalefet edenler var. Kimileri bu olaylara kişisel bakıyor. Kimileri ise ideolojik bakıyorlar.

Hepsinin bahanesi aynı. “Tayyip yapmasından kim yaparsa yapsın!” mantığı var.

Kimileri, fabrikası olmayan bir otomobilin nasıl üretildiğini soruyor. Kimileri, Alman motor, İtalyan kasa, bilmem ne lastik gibi olayları çarpıtarak muhalefet edebilmenin peşinde.

Tabi, bu kişilerin bir ürün nasıl elde edilir? Ürünle ilgili örnek ve numune üretimler nasıl yapılır. So5nrasında bu numuneler üzerinde nasıl bir gelişme, Ar-Ge ve yatırım fırsatları araştırılır? Gibi konularda sanırım bilgi sahibi değiller.

Evet, yapılan otomobiller parça üretimi ve seçimi nedeniyle bir montaj harikası olabilir. Sonrasında, fabrika kurulur, yedek parça ve sanayi ürünleri belirlenir. Seri üretim başlar. Kullanılan malzemelerde yerli ve milli olur.

Şimdi yapılan örnekleri görüp, onları kötülemek, yapılmasına engel olmak, eleştiri yapılırken ise hak ve hukuk sınırlarını zorlayıp, insanları güç durumda bırakmaya yönelik, linç kampanyalarını sürdürmek yapılan işi kötüleme değil, insanların kendi bindikleri ağaç dalını kendilerinin kesmesi olarak ortaya çıkar.

Nitekim, geçmişleri hatırlayalım. İstanbul’a boğaz köprüsü yapılacak. Dönemin Başbakanı Demirel temel atıyor. Bazı muhalif kişiler atılan bu temele karşı gelip gösteri yapıyorlar. Sonra, köprü açıldı. Asya ve Avrupa karayolu ile birleşti. Buna da karşı çıktılar. Ama, karşı çıkanlar dahil o köprüden gelip geçmeyen İstanbullu nerede ise yok gibi. Tabi, İstanbul Türkiye’nin finans ve ekonomi merkezi olması nedeniyle, ülkemizin dört bir yanından gelen insanlara da hizmet veriyor o köprü, sonradan yapılan köprüler.

Her ne olursa olsun, böyle bir girişimi ve böyle bir ürünü destekleme yerine köstek olmak ülkemizin milli menfaatlerine engel olmak demektir. Bugün, otomobile karşı çıkanlar yarın o otomobili satın alabilme adına belki de kendileriyle yarış edeceklerdir. Belki, çocukları, torunları otomobil üretimine destek olacak yedek parça üretimi yapan işyerlerinde çalışıp karınlarını doyuracaklardır.  O zaman bugün söyledikleri ile çelişkiye girmeyecekler mi? Tıpkı, boğaz köprüsü yapımında olduğu gibi.

Bırakın, ülkemiz ilerlesin, gelişsin, dışa bağımlı olmaktan kurtulalım. Yapılan her işi “tuhh kaka” demek yerine, sonucunun ne olacağını beklemek en iyisi değil midir?

Yerli ve Milli otomobil bana göre ülkemizin gururudur. Üretim yerinin Bursa olarak açıklanması da Bursa’nın kazancıdır. Türkiye’nin dışa bağımlı olmasına az dahi olsa katkı sağlaması, milli gelir hanesine artı yazacak bir girişimdir. Bakış açısının artık değişmesi ve milli meselelerde iktidarıyla, muhalefetiyle birleşilip yol alınması en iyi hizmettir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254