Kent planlanırken bütün sorumluluk belediyelere aittir. O hem sorunun hem de çözümün merkezinde durmaktadır. Bu nedenledir ki, engellilere yönelik çalışmaların, yerel yönetimlerin sorumluluk alanını daha fazla kapsadığı malumdur. Kaldırımların yapılmasından, altyapı hizmetlerine, binaların ruhsat ve denetimine kadar birçok hizmetin verildiği belediyeler engellilerin erişim ihtiyaçlarını da karşılamakta en önemli unsurdur. Halk kendine en yakın kamu yöneticisi olarak belediye başkanını görür. Çünkü o her zaman kentin içinde vatandaşla iletişim kurabilecek bir konumdadır.

Vatandaş belediye meclisinde başkanı takip etme ve meclis çalışmalarına tanık olma olanağına her zaman sahiptir. Meclis üyeleri sürekli bir arada olduğumuz esnaf arkadaşlarımız ya da kapı komşumuzdur. Sosyal duyarlılıkların, talep ve sorunların çok daha hızlı ve rahat iletileceği devlet katıdır belediyeler. Engellilerle ilgili sorun ve taleplerin yerinde görülüp, çözüme kavuşturulduğu, ya da daha üst makamlara iletildiği, köklü çözümlerin izinin sürüldüğü yerlerdir. İlgili mevzuat ve hükümler doğrultusunda engellilerin sosyal hayata katılımlarını kolaylaştıracak faaliyetlerin, mesleki eğitim ve kursların, sosyal rehabilitasyon, erişim-ulaşım çalışmalarının, belediyelerin de sorumlulukları içinde olduğunu bilmeliyiz. Engelli vatandaşlar bu zamanlarda özellikle erişim alanında görüp de yaşadıkları sorunları çeşitli araçlarla (fotoğraf, video, vs.) kayıt altına almalı ve yetkililere taleplerini, tepkilerini çeşitli iletişim mecralarını kullanarak göstermelidir.

EN BÜYÜK SORUN ERİŞİM VE ULAŞIM

Engellilerin en büyük sorunu bizce erişim ulaşım sorunudur. Aslında erişim konusunu bir başka yazıda daha detaylı yazacağım. Burada çok önemli gördüğüm kaldırım ve rampa konusuna kısaca değinmek isterim. Bu iki sorun, bizlerin belediyelerin dikkatine ısrarla sunmamız gereken ve kararlı bir tutumla çözülebileceğine inandığım sorunlardır:

Kaldırımların üstü tam bir felaket yumağıdır. Esnaf dükkanında sattığı malın neredeyse dörtte birini kaldırımın üzerinde sergilemektedir. Bırakın bir engellinin tekerlekli sandalyesiyle oradan geçmesini, engelli olmayanların bile geçmekte ne kadar zorlandıklarına şahit olmaktayız. O malların kaldırımlarda sergilenmesi kanun dışıdır, müdahale edilebilir; ama denetleyen olmayınca uygulama da olmuyor... Kaldırım genişlikleri standartlara uygun değil, dar... Kaldırımlar en az 1,5 en ideal 2 metre genişliğinde olmalıdır. Görme engelli vatandaşlarımızın sokaklarda güvenli bir şekilde yürümeleri açısından hissedilebilir yüzeyler çok önemlidir; kaldırım yüzeyleri, görme engellilerin ayakkabı tabanında hissedebilecekleri çıkıntılara sahip olmalıdır.

Diğer sorun, engellilerin yüksek yüzeylere, örneğin kaldırımlara, dolayısıyla varmak istedikleri mekanlara erişimini sağlayan rampalarla ilgili sorundur. Zaten eksik sayıda ya da standartlara uymayacak şekilde yapılan rampalar adeta işgal ediliyor ve engellinin erişimi imkansız hale geliyor. Kaldırımların yüksekliğinin, genişliğinin, rampaların doğru yapılmamış olmasının sıkıntısını engelliler de yaşıyor diğerleri de... Şu bir gerçek ki, engelliler için talep edilen bütün düzenlemeler, engelli olmayan vatandaşların da hayatına pozitif katkı sunmakta ve yaşamını kolaylaştırmaktadır. Kötü planlanan bir kentte, yaşlı bir vatandaşın veya puset arabasıyla çocuğunu taşıyan bir annenin yaşadığı sıkıntı, engelli bir insanın yaşadığı sıkıntı ile hemen hemen aynıdır. Kent planlanırken nüfusun önemli bir kısmı korkunç bir ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır. Temel sorun budur. Ve sorunun çözümü örgütlü, ısrarcı, cesur ve sorun/çözüm odaklı mücadeleden geçmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246