Dünyanın neresinde olursa olsun, toplu insan hayatlarının bulunduğu yerde, hak, hukuk ve adalet ilk sırada yer alıyor. İsten demokrasi, ister krallık yönetimi olsun, ne olursa olsun, adaletin olmadığı bir yönetim şekli, insanların hayatını karartıyor.

Bizim ülkemizde de senelerdir hep adalet sistemi ve hukuk sistemi tartışması devam ediyor. İktidar muhalefeti, muhalefet ise iktidarı suçluyor. Adalet sisteminde ve ülkemizdeki hukuk sistemindeki ideolojik görüşlere baktığımızda hep sol düşüncenin hakim olduğunu görüyoruz. Nitekim, adliyelerdeki bazı davalarda da bu ideolojik davranışlar nedeniyle, aynı ideolojiyi savunan adalet görevlileri ile avukatların bir araya gelerek kendi isteklerine göre kararlar tesis ettiği iddiaları senelerdir hep gündemde tutuluyor. Son yıllarda ise sol ideolojinin ve iktidar kanatlı yaptırımlar nedeniyle, özellikle de 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra adli sistemdeki pek çok karar vericinin sistem dışına çıkarılması nedeniyle, vatandaş açısından çok ciddi sıkıntılar mevcut.

Bir kere, nerede yapılırsa yapılsın, herhangi bir kamuoyu araştırmasında adalete olan güven, arzu edilen düzeyde çıkmıyor. Bunun nedeni ise adli olaylar karşısında insanların yaşadıkları, çektikleri sıkıntılar. İnsanların adalete inanıp inanmamaktaki kararsızlıkları ülkemizdeki hukuk düzeni ve hak-hukuk-adalet sisteminin bana göre en büyük yarası.

Bu sıkıntıların aşılması ise siyasetin görevi. Çarenin bulunacağı yer ise Türkiye Büyük Millet Meclisi. MHP lideri Devlet Bahçeli, 24 Haziran 2017 seçimleri öncesinde af çağırısında bulundu. Ceza İnfaz sisteminde değişiklik yapılmasını önerdi. Bu durum, senelerdir tartışılıyor. Son yapılan 31 Mart seçimlerinin sebep ve nedenleri arasında da insanların adalet sisteminde yaşadığı olumsuz olayların oy sandıklarına yansıdığının rapor edilmesi, MHP’nin 2 yıl önce gündeme getirdiği bu Yargı Değişimi teklifini yeniden gündeme taşıdı.

Adalet Bakanlığı'nın hazırlayıp, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Mayıs'ta kamuoyuna açıkladığı "Yargı reformu strateji belgesi" kapsamında hazırlanan ilk yargı paketiyle ilgili çalışmada sona gelindi.

Adalet ve Kalkınma Partisi, Adalet Bakanlığı'nın üzerinde uzun süredir çalıştığı ilk yargı paketinin taslak metnini ittifak ortağı MHP'ye sundu. Yargı paketinde, kamuoyunda "af" olarak da nitelendirilen cezaların infazında indirime ilişkin düzenleme yer almadı.

Bu durumu AK Parti kaynakları, muhalefetle de uzlaşılması halinde, TBMM'ye gelecek ikinci yargı paketinde, infaz indirimi olacağını belirtiyorlar. Bunun için CHP ve İYİ Partinin izleyeceği yol haritası merakla bekleniyor.

Türkiye Barolar Birliği ve çok sayıda sivil toplum örgütü, akademisyenlerin de görüşü alınarak hazırlanan, 38 maddelik yasa teklifi taslağı, 15 ayrı yasada değişiklik öngörüyor.

5 yılın altında hapis cezası alanlara, Yargıtay yolunu kapatan düzenleme değiştirilerek, 5 yılın altındakilerin de Yargıtay'a temyiz başvurusu yapmasının yolu açılıyor.Bu durum gerçekten çok önemli. Çünkü, yerel mahkemeler ile Bölge Adliyelerinde görev yapan kişiler arasındaki dostluk ve yardımlaşma gibi gözüken bazı adli olaylarda verilen cezaların Yargıtay denetiminden tutulmadan kesinleşmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından da bu cezalarla ilgili bozma kararları verilmesi, adalet sistemindeki eksikliği ortaya çıkardı. Bu konudan şikayetçi ve mağdur olduğunu belirten pek çok vatandaş var.

Peki, yeni yargı paketindeki değişikliklerin detayları neler?

15 yılı dolduran avukatlara, vize kolaylığı sağlayan yeşil pasaport verilmesi sağlanacak.

 Arabuluculuk sisteminin kapsamı genişletilecek.

Avukatlık için sınav sistemi getiriliyor. Buna göre avukatlık için "hukuk mesleklerine giriş sınavı" düzenlenecek ve bu sınavda başarılı olanlar staja başlayabilecek. Düzenleme yetişirse, bu yıl hukuk fakültesine girenler, sınava girmek zorunda kalacak.

Yargının hızlandırılması için "seri muhakeme" sistemine ilişkin düzenleme yapılacak. Yargılamaların ne zaman sonuçlanacağına ilişkin başvuruculara süre verilecek.

Adalet Bakanlığı'nın uzun süredir üzerinde çalıştığı düzenlemeyle, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'da yer alan "denetimli serbestlik" ile ilgili hükümlerde değişiklik yapılması düşünülüyor.

Cezaevlerindeki doluluğun azaltılması gerekçesiyle üzerinde çalışılan düzenleme, bazı suçlar istisna tutulmak kaydıyla, alınan cezaların infazında indirim öngörüyor.

Kulislere yansıyan bilgiye göre Adalet Bakanlığı, kapsamı henüz netleşmemekle birlikte, terör, kasten adam öldürme, çocuk istismarı, cinsel saldırı suçları gibi istisnalar hariç suçlardan hüküm giyenlerin cezaların infazında indirim üzerinde çalışıyor.

Yansıyan bilgiye göre istisna kapsamına alınan suçlar dışında ceza alanlar için yüzde 50 oranında infaz indirimi seçeneği üzerinde duruluyor.

Buna göre yasayla istisna tutulacak suçlar dışındakiler, verilen cezanın yarısını cezaevinde tamamladıkları taktirde, "denetimli serbestlik" ten yararlanabilecek.

Adaletin, sağı-solu olmaz. Adaletin siyaseti olmaz. Adaletin toplum vicdanlarını rahatlanan, gerçek suçlu ile suçsuzun ayırt edilip, hak edenlerin cezalandırıldığı bir sisteme kavuşması, hak-hukuk-adalet sisteminin Milli Devlet iradesiyle bütünleşmesi en büyük dileğim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246