Son yerel seçimler sürecinde  Sivil Gündem Siyaset programın da konukları olduğum ve söyleşiler   yaptığım  muhtar adayları ile konuşurken birbirlerinden habersiz oluşturdukları ortak payda çok ilgimi çekmişti.

Bir de renklilikleri.

Renklilikleri rengarenk olmalarından gelmiyordu elbette.

Heyecanları ve seçime girecekleri yerlerde iz bırakma, fark yaratma çabaları renklendiriyordu onları.

Ortak paydaları da hepsinin  bu konuda son derece samimi ve net olmalarıydı.

Muhtarlık kavramı süratle değişiyor artık, tabii algısı da.

Muhtar emmi deyimi geçmişte kalırken ihtiyar heyeti de evriliyor.

Muhtarlar ezber bozacak şekilde gençleşiyor.

Yerel seçimler arifesinde beni en çok memnun eden de Bursa’da ki  kadın muhtar adaylarının belki de yerel seçimlerin tarihinde ilk kez bu denli fazla olmaları ve onlarında tamamına yakınını  gençlerin oluşturmasıydı.

Genç derken sadece yaşça genç olduklarını vurgulamıyorum;

Hem gençler hem de tahsilliler.Aralarında üniversite mezunu olanları da çoğunlukta.

Dolayısı ile idealleri var.

Hamaseti sevmiyorlar,içi boş vaatlerle işleri yok,hepsinden ortak duyduğum sloganları  ‘ellerini taşın altına koymak’ için aday oldukları.

Hatta seçildikleri takdirde muhtar maaşını öğrenci okutmaya vakfedeceklerini taahhüt edenleri bile vardı aralarında..

Bizim toplumda gençler pek ciddiye alınmazlar.’Cahildir o daha kusuruna bakılmaz’’ ’’Gençlik hatası yapmıştır’’ ‘’Gençliğine vermek lazım’’ gibisinden hem koruyucu hem de güvenilmeyen yaklaşımlarla da hayattan ama özellikle siyasetten uzak tutulmaya çalışılırlar.Genç olmaları tecrübesizlikleri ile birlikte anılarak sorumluluk verebilmek için illa ki yaşlanmaları beklenir.

De;

Zamanın,koşulların ve gereksinimlerin aceleleri var;  beklemiyorlar işte.

Bu algıyı belinin ortasından kırıveriyorlar.

Gerçi akıl yaşta değil baştadır sözü de bu beklenti içerisinde olanların atalarından kalma bir sözdür ve bu yaman çelişki kuşaklar boyu sürdürülür durur.

Sürdürülür durur da bu güne gelene kadar başa ne bela geldiyse sorumlusunun o yaşça tecrübeli diye bir yerlere getirilenlerin marifeti olduğu bir türlü anlaşılamaz.

Şimdi size bir soru ;

Muhtar deyince aklınıza nasıl bir kişilik geliyor?

İtiraf edin yirmili-otuzlu yaşlarda bir genç adam ya da kadın hiç gelmiyor değil mi?

Artık gelsin; çünkü onlar geliyorlar…

Hem de kısa-orta-uzun vadeli planlarıyla,mahallelerinin gerçek ihtiyaçlarını saptayan raporlarıyla,hizmet vermek için hizmet almanın önemini kavrayışlarıyla en önemlisi de mahallelerini mahalleli gözü ile görerek,sağdan soldan kahvede filan duydukları ile değil bizzat tanık oldukları yaşadıkları ile doğdukları büyüdükleri insanı ile harman oldukları semtin yönetime talip olarak geliyorlar.

Bazılarının seçim bildirgeleri üçüncü beş yıllık kalkınma planı gibiydi.

İçlerinde ekonomiden, çevreye yatırımlardan sosyal yardımlara bir sürü proje vardı.

Azalar unsuru da bildiğimiz muhtar heyeti deyiminin çok ötesine geçmiş.Onlar da genç ,onlar da tahsilli,onlar da idealist ama hepsi de gerçekçiydi.

Hizmet vermenin ekip işi olduğunu kavramışlar ve takım olmuşlardı.

Belki inanmakta zorluk çekersiniz ama hiç biri her hangi bir siyasi partinin propagandisti de değillerdi.

En azından benim söyleşi yaptıklarımın hiç biri.

Elbette siyasi görüşleri vardı ancak, öncelikleri soyundukları yükümlüğü yerine getirebilmekti.

Bu gençlerde çakma da yoktu,laf sokma filan da.Hele enkaz devir alacağız edebiyatı hiç yoktu.

En güzeli de ‘’Ya beceremezsem’’korkusunu taşımıyorlardı ki buradan öz güven konusunda bir sıkıntı yaşamadıkları sonucunu çıkartmıştım.

Hangileri kazandı pek bilmiyorum.Ama bu gençler tarafından muhtarlık kavramanın içinin doldurulduğundan eminim.

Şimdi olmadıysa bir sonra ki seçimde olur.

Söyleşilere sayın adayım diye başladıklarıma bakmıştım; sayın adayların en yaşlısı kızım kadardı.

İçim aydınlanmıştı.

Yeni nesil muhtarlar diyorum ben onlara.

Hepsi tertemiz. Politikanın çamuru hiç birinin üzerine sıçramamış.Amaçları kendileri popülist olmadan mahallerinin popülaritesini yükseltmek ve birlikte yaşadıklarının yaşam kalitesini arttırmak.

İyi hadi bir örnek ver o zaman derseniz

Vereyim…

Ama bu örnek seçim sürecinde söyleşi yapmadığım bir örnek olacak.

Nilüfer İlçesi Barış Mahallesi Muhtarlığı ve onun Muhtarı Ziraat Mühendisi Sayın Sevilay Karaca.

Ve tabi ki ekibini oluşturan Sayın Mustafa Kemal Ceylan,Salih Zeki Özfidan,Leyla Çakır,Sibel Muştucu,Hasan İlden,Ahmet Vatansever,Vesile Aydın ve Hatice Rüzgar

Barış Mahallesi Muhtarlığı muhtarlık kavramının ötesinde  bir sivil toplum kuruluşu gibi çalışıyor.

Semt sakinlerinin hem sosyal hem de güvenlik gereksinimlerine ezber bozan çareler üretiyor.

Mahallede ki kadınların sanatsal bir sosyal aktiviteye bileşen olmalarını hedefleyerek kurduğu Barış Kadın Bandosu ve her türlü doğal afet karşısında nitelikli bir dayanışma ile organize olunmasını sağlamak,olası hasarları ,yaralanmaları ve can kayıplarını asgari düzeye indirebilmek üzere oluşturduğu Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG) ekibi bu çarelere güzel birer örnek.

Elbette hizmet alanlarında benzeri faaliyetleri hayata geçiren başka muhtarlıklar da vardır.

Ben olmayanlar için bir rol model önerdim o kadar.

Rol model demişken;

Fark Yaratanlar’da bir parantez daha açıp içine ‘Rol Model Muhtarlıklarımız’ yazsak mı ki?

Neden olmasın?

Olur olur;

Yakışır mı?

Yakışır yakışır.Hem de çok yakışır…

Fark Yaratanlar 2019 u bir atlatalım hayırlısıyla

Kolları sıvamak kolay…

Seviyorum bu projeyi ben seviyorum.

Hele bizim oldukça daha çok seviyorum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
atınç menekşe 2 ay önce

Sevilay KARACA Özlemini duyduğumuz,eksikliğini Derinden Hissettiğimiz Bir Cumhuriyet Kadınıdır

banner251

banner193

banner246

banner254