Ülkemizde insanların ekonomik sıkıntılarla karşılaşması ve ekonomik alandaki sorunlarla yakından ilgilenmeleri ve günlük döviz kuru uygulamalarına geçmeleri 1980 askeri darbesinden sonra başladı. Çünkü, o tarihe kadar, iç savaş, anarşi, az da olsa geçim derdi insanları sıkıntıya düşürüyordu.

Anarşi ve iç kanlı olayların önlenmesiyle beraber, halkımızın birinci önceliği ekonomi oldu. Ekonomi 1974 ve 1977 yılları arasındaki tüp, gazyağı, benzin, sigara, gıda gibi kuyruklarda da hissedilirdi ama, sıkıntıların büyüğü ve güvenlik ön planda olduğu için, halkımızın öncelikli derdi can ve mal güvenliği idi.

Bugün, ülkemizde yaşayan herkes, cebindeki paranın hesabını yapıyor. Sadece hesabını yapmakla kalmıyor, gelecek yıllara sari, yayılmış borçlanma ile geçimini idame ettirmeye çabalıyor. Cüzdanında kredi kartı bulunan herkesin, en az bir yıllık birikmiş borçları var. Esnaf geçimini, kredi faiz ve ödemeleri ise yeni kredilerle ötelemeye çalışıyor. Bankalar ise faiz oranlarını artırmasına rağmen, ticari krediler hariç, bireysel kredi başvurularına cevap vermekle zorlanıyorlar.

31 Mart mahalli seçimlerine böyle bir ortamda girdik. Seçimler öncesindeki soğan-patates fiyatlarındaki yükselişlerin ise gündeme getirilmesi gerçekten seçim sonuçlarına etki etti bana göre. En önemli etkilerden bir tanesi de çalışanların haklarının yok sayıldığı iddialarına kadar uzanan Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusu da sandık sonuçlarına yansıdı. Emekli olmasına rağmen maaş alamayan, iş bulamayan, çalışamayan insanların geçim dertleri, ceplerindeki paraların azalması veya yokluğu da mahalli seçim olmasına rağmen hükümete gönderilen en önemli ihtarlardan bir tanesi oldu.

Yine, emekli maaşları arasındaki uçurum, intibak yasasının her seçim öncesinde konuşulup vaat verilmesi, seçimlerden sonra unutulması, unutturulmaya çabalanması da sandıklara yansıdı.

Seçmen, hükümete hatırı sayılır bir ihtar yaptı.

Çarşı-Pazar ekonomisi için uyarılarda bulunurken, geleceğe yönelik rol çalma veya rol alma konusunda da uyarılarda bulundu. Sonuçlara göre, “mevcut siyasi yapıda en iyisi sizsiniz ama, sadece iyilik yetmiyor, icraat gerekiyor. Bizim dertlerimizi çözecek, piyasadaki çarşı-Pazar ekonomisine müdahale edip ucuzlatacak, insanların yaşamlarını kolaylıkla sağlayabilecekleri ekonomik ortamları sağlayacak iktidara ihtiyacımız var” mesajını da iletti.

Seçimlerin yapıldığı günden sonra, hükümetin ekonomik yapıya yönelik yeni bir reform açıklaması yapacağını duyurması da piyasalarda etkili olmadı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan yeni reform paketinde öncelik bankacılık sektörü aldı. Bakanın anlattığı paketin özeti şöyle;

“Türkiye bir kez daha seçim dönemini geride bıraktı. Adeta demokrasi şöleni olarak başarılı bir şekilde çıktı. Cumhur İttifakı vatandaşlarımızdan güçlü bir güvenoyu almıştır. Türkiye'nin önünde 4,5 yıllık seçimsiz bir dönem vardır. Reform alanlarımızın başında finansal sektör geliyor. İlk alan bankacılık.

Tahsili gecikmiş kredilerin oranı yüzde 4,2 düzeyinde. Tahsili gecikmiş alacakları bankacılık sektörü için bir risk oluşturmuyor. Sektörün daha dirençli hale gelmesini önemsiyoruz. Bu kapsamda bir dizi önlemi alıyoruz. Kamu bankalarının sermayesinin güçlendirilmesi için 28 milyar TL'lik DİBS kamu bankalarına verilecek.

Bir diğer adım aktif kalitesinin artırılması. Bankalar Birliği öncülüğünde kamunun olmadığı bir yapıda enerji ve inşaat gibi önem teşkil eden sektörlerde enerji girişim fonu ve gayrimenkul fonu oluşturulması var. Emeklilik sisteminin reforme edilmesi en önemli yapısal reformlardan biri. Daha sürdürülebilir emeklilik sistemi vatandaşa fayda sağlayacak. Tamamlayıcı emeklilik sistemiyle tasarruflar artırılarak dış müdahalelere karşı ekonomi güçlü hale gelecek.

Bireysel Emeklilik Sistemi ve kıdem tazminatının yapılandırılması tüm paydaşların katılımıyla kıdem tazminatı reformunu hayata geçireceğiz. Kıdem tazminatı fonu ile BES'in entegrasyonu planlanıyor.

Bir diğer adım enflasyon konusu. Enflasyon en önemli sorunların başında gıda geliyor. Bu konuda en önemli adımımız tarımda milli birlik projesi olacak. Mayıs ayında tüm kamuoyu ile paylaşılacak. Üretici ve tüketici arasında değer zinciri sağlanacak. Mevsimsel dalgalanmada enflasyonla mücadelede önemli yer tutan taze sebze meyvede Sera AŞ kurulacak. İlk etapta 2 bin hektar sera inşa edilecek. Hal yasası ve gıda regülasyonuyla üretici ve kooperatiflerin hal içindeki payı artırılacak.

Sosyal güvenlik reform paketi bu yıl içinde açıklanacak. Aktif pasif oranın daha üst seviyeye çıkması ve prim gelirlerinin artırılması hedefleniyor.Bir diğer reform alanı yargı alanı. Yargı reformunun vizyonu güven veren ve erişilebilir adalet sistemi olacak. Hukuk ve ekonomi birbirini tamamlayan iki çalışma alanı. Yargı sisteminin kalitesi hızı yatırım ortamını geliştirmenin temel şartları arasındadır.

İhracat noktasında Ticaret Bakanlığı Ağustos ayında açıklayacağı planla ülkenin ihracatının artırılması için sürdürülebilir stratejinin oluşturulmasını sağlayacak Sanayide yerlileştirme programı. 300 ürünün ortaya konacağı program Mayıs ayında açıklanacak. Turizm master planı en geç Eylül ayında açıklanacak. 4 yıl içinde 70 milyon turist 70 milyar turizm geliri hedefi gerçekleştirilecek”

İş dünyasından ve sendikalardan gelen tepkilerle ilgili gelişmelere baktığımızda ise paketi beğenenler var. Beğenmeler var. Pek çok yerinin eksik kaldığını söyleyenler var.

Benim bakış açım ise, halkımızın ev hanesine, bütçesine ve vatandaşın cebine ne gibi etki edeceği. Bu konuda, belirgin bir açıklama olmadığı gibi beklentilerden ibaret umut vaat eden bir reformu dinledik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246