Dünyada koronavirüs salgını bitmeden, Çin'den yeni bir virüs haberi geldi. Bilim insanları, eskiden Domuz gribi olarak bilinen hastalığın yeniden hortlamasından korkuyor.

Söz konusu habere göre G4 EA H1N1 adlı verilen yeni virüsün, 2009'da Meksika’da ortaya çıkan ve dünya çapında yaklaşık 800 bin kişiye bulaşan domuz gribine yol açan H1N1 virüsüyle benzer yapıda olduğunu saptandı.

Yeni olması nedeniyle insanların bağışıklığının bulunmadığı patojenin mutasyon geçirme ve hızla yayılma riskine vurgu yapan araştırmacılar, domuz çiftliklerinde çalışanların kanında yüksek oranda virüse rastladı.

Söz konusu çalışma, virüsün kendini insan hücrelerine bağlayabildiğini de gösteriyor. Üstelik bu hücreler trakea diye bilinen nefes borusunda bulunuyor. Bu da trakeayı oluşturan hücrelere bağlanabilen bir vürüsün daha sonra ciğerlere inebileceği anlamına geliyor.

Çalışmayı yürüten bilim insanları, insan bronşlarını ve alveolleri kaplayan hücreleri, laboratuvar ortamında virüsle bir araya getirdi. Bunun sonucunda virüsün hücreleri enfekte edebildiği ortaya çıktı.Virüsün hücreyi enfekte etmesi, o hücrenin tüm mekanizmalarını ele geçirebildiği ve kendini kopyalamak için kullanabildiği anlamına geliyor.

Enfekte olan bir yaban gelinciğinin, solunum damlacıkları veya doğrudan temas yoluyla virüsü diğer yaban gelinciğine bulaştırdığı görüldü.

Peki, bu hastalığa karşı tedavisine destek amaçlı karşımıza yaban gelincikleri çıkıyor. Hani bahar aylarının başlangıcı olan Mart sonu, Nisan ayı başlangıcında, tarlalarda, bağda ve bahçelerde görünen tarlaları kıpkırmızı süsleyen ve ömürleri birkaç gün olan yaban gelinciklere benzemiyor bu virüs. Burada sözü edilen Gelincikler, hayvan türü. Bilim insanları da Gelincik hayvanlarını bu yeni tür enfekteyi araştırırken deney hayvanı olarak kullanmışlar. Bizler, tıpta deney hayvanı olarak daha çok fareleri görüyorduk. Şimdi de Gelincikler karşımıza çıktı.

İlk bakışta insanlı deneyler kadar etkileyici görünmeyebilir. Ancak bilim insanları, grip virüsüyle ilgili laboratuvar çalışmalarında genellikle yaban gelinciklerini kullanıyor. Çünkü bu hayvanlar, akciğerlerinin çalışma biçimi, hücre reseptörleri ve grip virüsü kaptığında gösterdiği semptomlar konusunda insanlara çok benziyor.

Çalışmanın son kısmında araştırmacılar, 2016 ve 2018 yılları arasında 15 farklı domuz çiftliğinde çalışan işçilerden örnekler topladı.

Şimdi, dünyanın cevabını beklediği soru şu;

Domuz gribi veya yeni bir virüs, tıpkı koronavirüs gibi dünyayı sarıp sarmalayıp, insan hayatını tehlike altına sokabilir mi?

Konuyla ilgili olarak Dünya Sağlık Örgütü’nden gelen ilk bilgilere göre bu tehlike mevcut. Dikkatli olmakta fayda var.

Olaylara bu gözle bakıldığında, insanoğlu galibe 2020 senesinde pek çok deneylerden geçip sınanıyor. Evet, gerçekten bu büyük bir sınama. İnsanları hayati tehlike ile tehdit edercesine ölüm korkusuyla yaşamaya zorluyor.

Zengin, fakir, paralı, parasız diye ayrım yapmadan bütün insanları tehlike altında tutuyor.

Bu konuda halk olarak epey bir bilinç sahibi olduk. Bazı tıp terimlerini artık ezbere biliyoruz. Örneğin, doktorların yoğun bakım ünitelerindeki ağır hastaları için kullandıkları Entübe vaka sıfatı, artık günlük yaşantımızın bir parçası h0aline geldi. Her gün akşam saatlerinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesaplarından yapacağı günlük vaka sayıları, ölüm kalım mücadelesinin tablosunu bekliyoruz, hacı bekler gibi.

Kendi kendimize önlem almamıza rağmen, karşımızdaki kişilerin bu önlemlere bazen alaycı gözle bakmaları da bizleri kahrediyor. İnsanlar sanki ölümle dalga geçer gibi hareket edebiliyorlar. Sağlık görevlileri, doktorlarımız ise her ne kadar üzerine basarak, “bu işin şakası yok” diye açıklamalarda bulunup, konunun ciddiyetine dikkat çekmek isteseler de bazı kişilerin, bu tehlike konusu galiba umurlarında bile olmuyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bir kez daha ifade etti. Bursa’da vaka sayısı hızla artış gösteriyor. Alınan önlemlere bizlerin galiba biraz özen göstermesi, dikkat etmesi ve tehlikenin farkında olunduğunun topluma gösterilmesine yönelik örnek birtakım çalışmalara imza atılması şart. Yoksa bu iş, maske, mesafe ve temizlik uyarılarıyla bazı kişilerin dikkatinden kaçıyor.

Ne yapıp, edilmeli, beşikten mezara kadar insanlarımıza virüsle savaş ve korunma yöntemlerine uyum konusunda sürekli bilgilendirmeler yapılmalı.

Önemli olan sağlık, huzur ve mutluluk.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254