banner262

Başlığımız alışa gelmiş okuryazarlık ikilemesinin tersi olarak kaleme alınmış durumda. Bilerek bu şekilde bir başlık atmak istedim. Ebetteki yazabilmek için okumak gerekir. Yazmanın ön koşulu, sesleri tanımlayan simgeler olan harfleri tanımak ve kurallar çerçevesinde heceleri birleştirerek ahenk içerisinde bir anlam akışı ortaya koyabilmek yani okumaktır. Tamam, bir görev olarak ya da yeterlilik olarak yazmak için okumak bir önkoşul olabilir. Ancak okumayı görev olmanın ötesine geçirip alışkanlık haline getirmek istediğimizde durum biraz değişiyor.

Yeni yüzyılın mesleği olan satış uzmanlığı çerçevesinden olaya bakmak gerektiği kanaatindeyim. Satış uzmanı okuma yazma işine hangi gözle bakar? Belki farklı bir alan oldu ama ben işe yarayan bir bakış açısı olduğu kanaatindeyim. Yazımızın sonuna gelince belki size de mantıklı gelir bu bakış açısı.

Bir dönem hammaddeye ulaşmak ve işlemek zor olduğu için üretim kısıtlıydı. Kısıtlı olarak üretilen bu mamul maddeleri yüksek talep düşük arz dengesinde satmak gayet kolay bir işti ancak bu durum tarih oldu.  Gelişen teknoloji sayesinde dengeler değişmiş oldu. Artık üretmek kolay, kolayca üretilen ürün ya da hizmetleri satmak ise eskisine nazaran daha zor bir hale geldi. Artık arz artmış bunun karşılığında talep aynı oranda artış göstermemişti. İşte satış becerisi burada firmalara destek olmaya başladı. Daha iyi üreten ya da daha fazla üreten değil daha iyi satan başarılı olmaya başladı. Her geçen gün de satış ekiplerinin önemi artmaya devam ediyor. Satış ekiplerinin satışı arttırmak için kullandıkları bir yöntem var. Bizim okuma yazma arasındaki ilişkiyi bağlayacağımız nokta da burası. Yazımız yörüngesinden çok da uzaklaşmasın diye satış dünyasına çok girmeden önemli olduğunu düşündüğüm bir örnekle yazımızı sürdüreceğim. Satış uzmanları, artan arzın karşısında satışı desteklemek için talebi artırma yöntemini seçiyorlar. Talebi artırmak ise tüketiciyi satılan mala ya da hizmete ihtiyaç duyduğu konusunda ikna etmekten geçiyor. Tüm reklam faaliyetleri ve diğer satış kanalları tüketiciyi bu ürüne ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzere yoğunlaşıyor. Çünkü tüketici ihtiyacı olduğunu hissettiğinde talep etmeye başlayacak. Öyle ki reklamlar aracılığı ile gözle görülenin dışında farklı mesajlar da iletiliyor. Tüm canlıların en temel ihtiyacı, bir diğer tabirle, karşı koyamayacağı ihtiyaçları fizyolojik ihtiyaçlarıdır. Yani hayatta kalmak için gerekli olan hava gibi su gibi ihtiyaçlardır. İşte reklamlar ve satış uzmanları satmak istedikleri mal ve hizmetleri sanki birer fizyolojik ihtiyaçmış gibi pazarlarlar. Ona sahip olmadan yaşamak mümkün değilmiş hissi oluşmasa insan neredeyse bir yıllık kazancına eş değer bir tutarı bir telefona verir mi?

Ben işte buradan hareketle diyorum ki bir bireyin düzenli olarak okumasını istiyorsak onda bunun bir ihtiyaç haline gelmesini sağlamamız gerekecektir. Okumanın bir ihtiyaç haline gelmesi ise bireyin yazmaya çalışması ile alakalıdır. Yazmaya çalışan kişi ister yetişkin olsun ister genç isterse ilkokul çağında bir öğrenci olsun. Yazmaya gayret ettikçe yazan nasıl yazmış diyecek ve okuma onda bir ihtiyaç haline gelmeye başlayacak. Ya da hangi konularda yazması gerektiğini düşünecek, fikirlerini nasıl sunması gerektiğini merak edecek, kendisini nasıl daha etkili olarak anlatabilir, bunun yollarını armaya başlayacak. Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevabını okuyarak bulacak. Böylelikle okuma onda hayati bir ihtiyaç haline gelecek. Bu çıkarım doğrultusunda okuma alışkanlığı kazanmak ya da kazandırmak için yapılan çalışmalar yerine yazma alışkanlığı kazanmak/kazandırmak için çalışmalar yapmayı denemeliyiz. Sonunda hem okuyan hem de yazan bir toplum olabiliriz. Umarım okumayı bir ihtiyaç haline getirmek fikri size de mantıklı gelmiştir. İşe yarayıp yaramadığını görmek elimizde buyurun deneyelim. Ne kaybederiz ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254