banner252

Bu haber kez okundu.

Kütahya ve Afyon’a “Uzak Hayatlar”


2023 Production tarafından televizyon için hazırlanarak çekimi yapılan “Uzak Hayatlar” programı Kütahya ve Afyonkarahisar’ı konu aldı.


Program ekibi ve konuk gazeteciler, kartal yuvası gibi kente yüksekten bakan Afyonkarahisar Kalesi ile Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanacağını müjdeleyen Büyük Taarruz’u yönettiği Kocatepe’yi ziyaret etti.


Programın Kütahya ayağında ise Çavdarhisar’daki Aizanoi Antik Kenti ve Yoncalı’da inşaatı süren Gülümser Hatun Termal Tesisleri bulunuyordu. Gülümser Hatun Termal’i öne çıkaran ise 4 Bursalı işadamının ortak girişimiyle ortaya konan dev bir proje olmasıydı.

 

Tayfun ÇAVUŞOĞLU
“Uzak Hayatlar” programı çerçevesinde Kütahya ve Afyonkarahisar’a düzenlenen gezi, Antik Çağ Anadolu uygarlıklarından Selçuklular’a, Selçuklular’dan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine uzanan zengin kültür mozaiğimizi konu aldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yoldaki en önemli dönemeç olarak nitelendirebileceğimiz Büyük Taarruz’un emrini verdiği Kocatepe, bu gezide ayrıcalıklı bir yer aldı.

2023 Production tarafından çekimi yapılan programının konusu Kütahya ve Afyonkarahisar idi. Doğa ve kültür turu yapan ekipte yapımcı Ömer Aydoğdu’nun yanı sıra gazeteciler Yüksel Baysal, Necati Kartal, Tayfun Çavuşoğlu ve Adnan Baştopçu da yer aldı.


BİR MİLLETİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞU

Yakın tarihimizdeki şanlı sayfalardan birini özetlememiz gerek.

Sakarya Meydan Savaşı’nın ardından tam 1 yıl süren taarruz hazırlıkları sonucunda büyük bir dikkatle hazırlanan taarruz planı, 26 Ağustos 1922 sabahı uygulamaya konuldu.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında bulunan Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa ile birlikte Büyük Taarruz’u yönetmek üzere Kocatepe'deki yerini almıştı. Büyük taarruz, ttopçu bataryalarının sabah saat 04.30'da taciz ateşi ile başladı. Türk piyadeleri, sabah 06.00'da Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra Tınaztepe’yi ele geçirdi. Sırasıyla Belentepe ve Kalecik Sivrisi ele geçirildi. Başarı haberleri peş peşe geliyordu. Türk birlikleri 24 saat içinde Afyon'a girdi. 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında, bizzat Zafertepe’den idare ettiği savaşta, tamamen yok edildi veya esir edildi. 1 Eylül günü Başkomutan Mustafa Kemal Paşa bir bildiri yayımlayarak ordulara şu emrini verdi: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!”

Türk Ordusu, durmak dinlenmek bilmeksizin İzmir’e kadar yürüdü. 9 Eylül'de Türk Süvarileri İzmir'e girdi. 11 Eylül’de Bursa kurtarıldı. 18 Eylül 1922'ye kadar yapılan Takip Harekâtıyla tüm Batı Anadolu’daki Yunan birlikleri sınır dışına çıkarıldı. Türk ordusunun kazandığı bu başarı, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlattı.

KUVAYI MİLLİYE DESTANI'NDAN


"...Dağlarda tek tek

ateşler yanıyordu

Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki

şayak kalpaklı adam

nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden

güzel, rahat günlere inanıyordu

ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında

birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Paşalar onun arkasındaydılar.

O, saati sordu.

Paşalar: "Üç" dediler,

Sarışın bir kurda benziyordu.

Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

Yürüdü uçurumun başına kadar,

eğildi, durdu.

Bıraksalar

İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak

ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı."

Nazım Hikmet
 



Karahisar Kalesi kartal yuvası

Afyonkarahisar şehir merkezinde volkanik özellikli, yerden yüksekliği 226 metre olan doğal yükseltili bir kaya kütlesi üzerinde yer alan ve MÖ 1350 yıllarında Hitit imparatoru II. Murşil zamanında müstahkem mevki olarak kullanılmış olan bu kale önce Hapanuva; Roma ve Bizans dönemlerinde Akroenos; Selçuklular'dan itıbaren ise Karahisar adı ile anılmıştır. Tarihi dokusu korunamamış olsa da hala eski kalıntılar mevcuttur.

Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat'n hazineleri bu kalede saklandığından, kale Hisar-ı Devlet olarak da adlandırıldı.
 


Bursalı girişimcilerin kurduğu Kütahya Termal Otelcilik Özel Sağlık Hizmetleri ve Turizm AŞ tarafından inşaatı
yürütülen Gülümser Hatun Termal Tesisleri’ni tanıtan Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yavaş, hem proje hem de
devre tatil satışları ile ilgili bilgi verdi.

‘Gülümser Hatun Termal’ büyük bir Bursa projesi

 Bursa’da ağırlıklı olarak tekstil ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren Fuat Bursalı, İsmail Yavaş, Mete Tetik ve Cevdet Yüce; Kütahya Yoncalı’da 100 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilmekte olan Gülümser Hatun Termal Tesisleri ile turizm alanında çok büyük bir projeye imza atıyor.

Demirtaş ve Gürsu Organize Sanayi Bölgeleri’nde tekstil yatırımları olan Özgümüş Tekstil’in sahibi Mete Tetik, havlu ve bornoz konusunda ülkemizin önemli firmalarından birisi olan DOSAB’da kurulu Bursalı Havlu’nun sahibi Fuat Bursalı, DOSAB’lı tekstilcilerden İsmail Yavaş ve Çevre İnşaat sahibi Cevdet Yüce ortaklığında kurulan Kütahya Termal Otelcilik Özel Sağlık Hizmetleri ve Turizm AŞ, Kütahya Yoncalı’da inşaatına başlanan Gülümser Hatun Termal’in ilk etabını tamamladı.

53 dönüm üzerinde kurulan Gülümser Hatun, otel, 13 blok, iki idari ve bir sosyal tesisten oluşuyor. Projenin ilk etabı iki idari ve bir sosyal tesis yanında 8 blok inşaatını öngörüyor. Hisseli gayrimenkuller (Devre mülk) olarak satış pazarlamasına başlanılan projede ilk etap tamamlandı.

ÖZEL BİR MİMARİ UYGULANIYOR

Program ekibi ve konuk gazetecilere bilgi veren Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Yavaş, “Eski Kütahya evlerinden yola çıkarak ödüllü Yüksek Mimar Tevfik İlter ve Mimar Ömer Yılmazer’le ortaya çıkarttığımız mimari projeyi uyguluyoruz. 364 daire ve 12.740 devre mülk söz konusu. Gerek konutlarda gerekse idari ve sosyal tesislerde, deneyimli iç mimarlar tarafından dizayn edilen birinci sınıf malzemeler kullanıyoruz. 81 metrekare brüt alana sahip 2+1 ve 73 metrekare 1+1 daireler olacak. Lokasyon olarak Bursa’ya 1,5 saat mesafede, Uludağ’ın güney yamaçlarında bir proje” dedi.

Yoncalı sularının 1233 yılından bu yana şifa kaynağı olarak bilindiğini hatırlatan Yavaş, “Termal suyun kaynak çıkış sıcaklığı 40-44 derece. Dolayısıyla, bu sıcaklıkta çıktığı gibi kullanılabiliyor. Suyun bir çok tedavi edici özelliği olduğu özellikle vurgulanıyor” diye konuştu.

GÜLÜMSER HATUN KİMDİR?

Efsaneye göre: Her derde deva olan Yoncalı, yüzlerce yıl Kirazlı dağının eteğinde, yerden sıcak su kaynayan bir bataklık olarak bilinirmiş. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Sultan II. Alâeddin Keykubat’ın Gülümser Hatun adındaki kızı genç yaşında hastalanmış ve derdine bir türlü deva bulunamamış. Israrlı teklifler üzerine Gülümser Hatun’u Yoncalı’daki sıcak suda yıkamışlar. Gülümser Hatun, felçli olarak getirildiği Yoncalı’dan gerçekten gülümseyerek, sağlığına kavuşmuş olarak ayrılmış. Sultan II. Alâeddin Keykubat başka insanların da şifa bulması için Yoncalı’da havuzlu büyük bir hamam ve bir camii yaptırmıştır. Kitabesinden bu yapıların 1233 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır.
 



Aizanoi Antik Kenti

Kütahya’daki tarihi ve turistik bölgeler arasında özel önem taşıyan Aizanoi Antik Kenti Çavdarhisar ilçe merkezinde. Penkalas (Kocaçay) Irmağının yukarı kesiminde tanrıça Meter Steunene’nin kutsal mağarası civarında yaşayan Frigyalıların öncülü olarak, antik kaynaklarda geçen Azan adlı mitoloji kahramanının su perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden, Aizanoi şehrinin ortaya çıktığı sanılmaktadır.

Aizanoi kenti, antik Frigya’ya bağlı olarak yaşayan Aizanitis’lerin ana yerleşim merkeziydi.

Kentin yüksek platosu üzerinde bulunan Zeus tapınağının çevresinde yapılan kazılarda, M.Ö. 3 bin yıllarına ait yerleşim izlerinin ortaya çıktığı görülmüştür. Helenistik dönemde bu bölge değişimli olarak Bergama’ya ve Bithynia’ya bağlı iken M.Ö. 133 de Roma egemenliğine girmiştir. Aizanoi antik kenti en parlak dönemini M.S. 2 yüzyılda yaşamış, büyük imar faaliyetleri görmüş ve bu dönemde bir çok yapı inşa edilmiştir.
Selçuklular döneminde Çavdar Tatarları tarafından üs olarak kullanılmasından dolayı (13. yy) buraya Çavdarhisar adı verilmiştir.

Aizanoi 1824 yılında Avrupalı gezginlerce yeniden keşfedilmiş, 1926 yılında M. Schede ve D. Krencker başkanlığında Alman Arkeoloji Enstitüsünce ilk kazılar yapılmıştır. Ara verilen kazı çalışmalarına 1970 yılından bu yana her yıl sistematik olarak devam edilmektedir.

Roma döneminde Antik kentte yaklaşık 80.000 kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Kalıntılar arasında Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı, 15.000 kişi kapasiteli tiyatro ve tiyatroya bitişik nizamda yapılmış 13.500 kişilik stadyum, iki hamam, dünyanın ilk ticaret borsa binası, sütunlu cadde, Kocaçay üzerinde ikisi ayakta kalmış beş köprü, iki agora, gymnasium, Meter Steunene kutsal alanı, nekropoller, antik bir bent, su yolları, kapı yapıları bulunmaktadır. Aizanoi antik kenti Efes, Bergama, Side gibi kentlerle çağdaştır.



Frig Vadisi

M.Ö. 3000-2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç döneminden başlayarak günümüze kadar hüküm süren uygarlıklar içerisinde Frigler ayrı ve özgün bir yere sahiptir.
Hititlerin M.Ö. 1700’den başlayarak 500 yıl süren egemenliklerinin ardından M.Ö. 1200 yıllarında parçalandıkları sırada, Anadolu’ya batıdan gelen ve sonradan adlarına Frig denilen bir kavim göçü başlamıştır.
Bu göçler sırasında Anadolu, 400 yıl süren karanlık bir dönemin ardından M.Ö. 8. yüzyılın II. yarısında (M.Ö. 750) Friglerin siyasi üstünlük elde etmeleri ile aydınlanmış ve Frigler efsanevi kralları Midas döneminde güçlü bir devlet konumuna gelmişlerdir. Afyonkarahisar bölgesi de Friglerle bu dönemde tanışmış olmalıdır. Hititler gibi Anadolululaşan ve Afyonkarahisar-Eskişehir-Kütahya illerinin birleştiği bölgede özgün bir kültür oluşturan Frigler bu bölgede kült mezar ve mezar anıtları biçiminde, büyük boy kaya blokları üzerine işlenmiş Ana Tanrıça Kibele kültüne ait tapınak cepheleri ile yine Ana Tanrıça Kibele kültüne ait aslan kabartmalarıyla dünyanın en ilginç ve en değerli eserlerinin yaratılmasını sağlamışlardır.
Özellikle Afyonkarahisar’ın kuzeyinde bulunan Göynüş Vadisi ve Döğer Bölgesi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş, Matlaş, Kapıkaya I ve Kapıkaya II gibi dünyada eşi bulunmayan Frig Kaya Anıtları bunların başlıcalarıdır. Frigler M.Ö. 6. yüzyıl sonlarından itibaren siyasi üstünlüğü yitirmiş olmalarına rağmen Afyonkarahisar ve çevresinde Frig kültürü, dini, mitolojisi yüzlerce yıl daha devam etmiş, bölgede bin yıl Frig dili konuşulmuştur.





Bursa Haber Gazetesi

Anahtar Kelimeler:
Tayfun Çavuşoğlu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246