banner252

Aslında çok kısa bir zaman dilimi ve ince bir çizgidir yaşam ve ölüm,

Dünya hayatı imtahan olan bir süreçtir.Ölüm ise bu süreç sonunda gelen finaldir...

yani hayatı doğru yaşayana ölüm mükafattır..

Ölüm’den sonra  Ahiret hayatı, kıyametten sonra başlayacak olan sürekli yaşam demektir. İslam inancına göre insan, ölümle birlikte yok olmaz. Yani ölüm bir son değil, aksine sonsuz bir hayatın başlangıcıdır. Buna göre insanlar öldükten sonra tekrar dirilecekler ve dünyada yaptıkları iyi ve kötü davranışlarının karşılığını göreceklerdir. Ardından sonsuz bir hayat olan ahirete kavuşacaklardır. Dünyada iman edip iyi işlerde bulunanlar, orada sonsuza dek huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdüreceklerdir.

“Tebareke suresi” diye adlandırdığı Mülk Suresinin 2. ayetinde Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur; “O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginiz daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.”

Bu âyet; “Allah’ın, dünyada insanların güzel işler yapma hususunda birbirleriyle rekabet etmelerini sağlamak, kimlerin kendi emir ve yasaklarına uyarak daha güzel işler yapacağını ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yarattığını bildirmektedir.”

Dinimize göre Allah (c.c.), insanın ölümsüzlük isteğini, onu ölümden sonra tekrar dirilterek gerçekleştirecek ve insana ahirette sonsuz bir hayat verecektir.

Ahiret gününe inanan insan, öldükten sonra tekrar diriltileceğini ve yaptıklarından hesaba çekileceğini bilir. İyi ya da kötü hiçbir davranışın karşılıksız kalmayacağına inanır. Bu nedenle yaptığı bütün işlerde sorumluluk bilinciyle hareket eder. Sürekli iyilikler yapmaya ve kötülüklerden kaçınmaya çalışır. Allah’ın cennette kendisi için hazırladığı nimetlere kavuşmak için onun hoşnut olacağı işler yapar.

Şu kısa Dünya hayatımızda şan şöhret, menfaat, makam sahibi olmak yerine hakikat peşine düşmeliyiz.

Şeytan ve nefsimize köle olmaktan sakınıp Allah‘a kul olmaya çalışmalıyız.

Bizi iflasa götürecek dünyevi cazibeye kapılmadan, kurtuluşa götürecek ilahi çekim gücüne teslim olmalıyız.

Dünya telaşı ile meşgul olmak yerine “Onlar için korku ve hüzün yoktur” müjdesine dahil olmak için uğraşmalıyız.

Mevlana’nın sözlerine bakarsak

Ölüm, yaradana kavuşmaktır. 'Hakk'a vuslat' yani 'Yaradana Kavuşma'

(Düğün Günü veya Gecesi) saymıştır. 'Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan' der. Ölüm, Mevlana için kişinin aslına dönüşü, kaynağının ilahi bir cevher olması nedeniyle 'Allah'a dönüş' olarak yorumlar. Bir başka ifadeyle ölüm; cismin ortadan kalkması değil, Allah'a doğru uçmasıdır.

Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.

Bir insan bilmiyorsa ne istediğini hem seni ziyan eder hem kendini...

Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini.

Ölüm ansızın gelmez,insan beklemeyi unutur...

Allah ile olduktan sonra ölüm de ömür de hoştur.

Herkes bedeninin ölümünü düşünüyor. Kalbinin ölümünü düşünen yok. Asıl önemli olan kalbin ölmesidir.

Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran ölmeden önce uyan.

Olumsuzlukları hoş görmek ne iyidir. Zira bütün ırmaklara su veren deniz bile her çöpü başının üstünde taşır ama deniz bu kereminden dolayı eksilmez. Zaten sevgi ve hoşgörü insanlıktır. 

Ey gönül! Gülü seviyorsan dikenini de seveceksin deryayı seviyorsan dalgalarını da seveceksin vuslatı seviyorsan firakını da seveceksin sevgiliyi seviyorsan nazını da seveceksin hayatı seviyorsan ölümü de seveceksin. 

Misafir gelecekmiş gibi evini, ölüm gelecekmiş gibi Kalbini temiz tut.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246