Aslında şu dönemde okul öncesi kurumundan başlayan bir ikilem var. Bazı kurumlar çocukların teknolojiden uzak, doğa ile iç içe deneyimleyerek öğrenmesi gerektiğini savunarak ilerlerken, kimi kurumlarda çocukların teknoloji çağında olduğu düşücesi ile tamamiyle dijital ortamda eğitim imkanı sunuyor. Peki ya hangisi doğru? Hangi eğitim şeklini seçmelisiniz?

Evet artık teknoloji çağındayız, çocukları geleceğe hazırlamamız oldukça önemli, ancak bunu tamamen gerçek ortamdan koparak sanal ortama hapsolmak şeklinde algılamamız oldukça yanlış olur. Çocuklar ve yeni yetişkinler can sıkıntısının ne olduğunu bilmiyor. Canı sıkılan herkes ve buna çocuklar da dahil, kendisini renkli ekranlara kilitliyor. Halbuki can sıkıntısı çocukları yaratıcı düşünmeye, kendi kendini eğlendirme ve oyalama becerisini geliştirmesine neden olur. Yetişkinleri ise iletişime, sosyalleşme isteğine, duyusal ihtiyaçlara yönlendirir. Peki, ne yapmalıyız?

Çocuklarımız ilkokul ve ortaokulda adlarını bile bilmedikleri derslerle ve mesleklerle karşılaşacaklar. Tamamen sıfır teknoloji ile yetişen çocuklar ilkokulda diğer çocuklara göre geriden takip edecekler. Tamamen dijital teknolojiye maruz kalan çocuklar ise deneyim, gözlem, yaratıcılık gibi beceriler konusunda geride kalacaklar. Bu demektir ki çocuklar hem doğa ile iç içe hem de geleceğe hazırlanması gereken teknoloji ortamına ayak uydurabilecek şekilde yetiştirilmelidir. Bu demek değildir ki telefon ve tabletin başında saatlerce oyun oynasın. Elbette teknolojiyi doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmasını öğretmek gereklidir. Tamamen teknoloji odaklı bir kurum ya da sıfır teknoloji tercih eden kurumları tercih etmenizi önermem. Hem doğa ile iç içe zaman geçiren, deney, gözlem, etkileşim odaklı hem de çocukları geleceğe hazırlayan, karşısına çıkacak olan materyallerden haberdar olup, doğru şekilde kullanmasında destek olan bir kurum tercih etmelisiniz.

✓ Çocuklara doğru zamanlamayı öğretmek için sözle uyarı tesirli olmaz. Çocuk gelişiminde en etkili yöntem, örnek olmaktır. Çocuğunuzun internet ve teknoloji ile ilgili yeterli zaman kavramını iyi anlayabilmesi için sizin teknoloji ile geçirdiğiniz zamanı düzenlemeniz gerekir. Kitap okuyan ailenin çocukları bulundukları ortamda hep kitap göreceği için kitap ile etkileşime geçecektir. Eğer çoğu zamanınızı tablet yada telefon ile geçiriyorsanız çocuğunuzda sizi örnek alacaktır. Bu nedenle teknoloji ile etkileşiminizi planlamanız gerekir.

Çocuklarda öz denetimi geliştirmek için;

✓ Cep telefonu ve tablet kullanımını kısıtlama, kendi sınırlarınızı belirledikten sonra çocuklarınız ile konuşarak belli kurallar koyabilirsiniz. Elbette bu kuralları açıklayarak teknolojinin sınırlı kullanımının yararlarından bahsederek yapmalısınız. Eğer çocuğunuzun kullanım süresi 20 dakika ile sınırlı ise ve bu süre için 5 dakika daha istiyorsa verebilirsiniz. Kendisini o 25 dakikaya göre düzenlemeyi öğrenmesi gerekir. Ancak bu süre bitiminde ekranı kapatmaya zorlanıyor ise bir daha istismar etmesine izin vermemelisiniz.

✓ Arzu etmesini istediklerinizin göz önünde bulunması, bundan sadece kısa bir zaman önce arkadaşıma ev ziyaretinde bulunmuştum. 5 yaşındaki kızının vakit geçirdikleri oda içerisinde oyun köşesi bulunuyordu. Bunun çoğu insana düzensizlik gibi geldiğinden ancak çocuğunun gelişimi için gerekli olduğundan bahsetti. Kendisi için önemli olanında bu olduğundan… Çok doğru… Kızının kitaplar ve oyuncaklar ile etkileşimde olmasını ve onları arzulamasını isteyen bir anneydi. Telefon ve tabletle etkileşimini büyük ölçüde kısıtlayarak çocuğu ile zaman geçirmeyi hedeflemişti. Sizlerde en çok vakit geçirdiğiniz ortamda onun ilgi duyacağı materyallerle bir köşe hazırlayabilirsiniz.

✓ Çocuğun süre içerisinde nelerle ilgilendiğinin gözlemlenmesi, çocukların verilen süre içinde hangi sitelerde neler izlediği, nasıl oyunlar oynadığı ve tüm içerikleri hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

Çocukların eğitim aldığı kurumlar kadar yaşadığı çevrede bu konuda etkin rol oynar. Ve her zaman savunurum ki  ‘’EĞiTİM HER ZAMAN AiLEDE BAŞLAR.’’

Çocuklarınızın her istediğini yapması değildir özgür ve özgüvenli yetişmesi, aksine doğru ve planlı bir birey olması onu özgüvene ve doğru gelişime götürür. Ebeveynlik çocuğun her dediğini ve istediğini yapmak değil, doğru olanı öğretmek ve hayata gerçeklerle yetişmiş bireyler hazırlamaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner193

banner246

banner254