MHP Lideri Devlet Bahçeli 2016 Anayasa reformundan önce ülkemizde bir yargı reformu yapılması gerektiğine ve cezaevlerindeki doluluk oranlarına dikkat çekerek, infaz kanununda değişiklik yapılmasını istedi.

O tarihten bu yana tahminen 3 yıl geçti. Tutuklu ve Hükümlü aileleri merakla “ne zaman af çıkacak?” diye beklerken, siyaset ve özellikle de iktidar kanadı bu konuyu ağırdan aldı. Üzerinden tam iki seçim daha geçti. Birde 15 Temmuz Darbesi yaşandı.

Sonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yenilenen İstanbul seçimleri öncesinde Yargı Reformu hazırlıkları ve çalışmaları konusunda açıklama yaptı.

Meclise kanun tasarısı AK Parti ve MHP’nin verdiği iki ayrı önerge ile geldi. Görüşmeler yapılırken, meclis tatil oldu. Adli Reform, Yargı Reformu paketi bu kez tatil sonrasına ertelendi. Dün, adliyede idim. Avukat arkadaşlarım dahil hemen herkes Yargı reformunun ertelenmesinin ülkemiz ve siyaset açısından hiç de iyi olmadığını söylediler.

Nedeni, uzun süredir konuşulan infaz kanunu değişikliği nedeniyle yüz binlerce kişinin umutla beklemesini örnek verdiler. Doğru, benim düşünceme göre de meclis madem bu işe başladı, başladığı işi yarım bırakmadan tamamlayıp öyle tatile girebilirdi.

Neyse, siyaset büyüklerinin bir bildiği vardır.

Fakat, yine adliyede karşılaştığım arkadaşlarım bana, askerlik süresinin kısaltılmasına yönelik kanun görüşülmesi ve seçim sonrasına ertelenmesi nedeniyle bazı kişilerin mağdur olduklarını, uzun süreli askerlik yapanların ise sıkıntılar yaşadığından söz edip, aynı konunun tutuklu ve hükümlüler içinde geçerli olduğunu ifade ettiler.

Görünen o ki, toplumda af ve Adli Reform, Yargı reformu konusunda büyük bir beklenti var. Senelerce adliye koridorlarına gelip davaları takip edenler ile adliye koridorlarında ve duruşma salonlarında adalet bekleyenlerin hemen hepsi, bu konuda hem çabuklaştırma hem de adaletin adil şekilde tecelli etmesini istiyor ve bekliyorlar.

Ülkemizde şimdiye kadar pek çok af çıktı. En fazla tartışılan 1974 Ecevit Affı ile, 2001 Rahşan Affı. Toplum, bu af ve çıkarılan kanunla salıverilen insanların, salındıkları gün bile tekrar suç işleyip cezaevine girmesi, bazılarının ise kan davası güdüp, cezaevinden afla çıktıktan sonra cinayetler işlemesi nedeniyle, çıkarılan afları içlerine sindirememişler ve ağır eleştiriler yapmışlardı.

Bugün itibariyle, özellikle avukat arkadaşlarla yaptığımız konuşmalarda, getirilmek istenilen sistemin, aslında af sayılsa bile af olmadığı, cezaların süreleri ve verilen cezaların kısa zamanda ortadan kalkması, bilmeyerek suç işleyenlerin veya zorunlu suç işlemek zorunda kalanların ise bu kanundan faydalanıp topluma kazandırılmasına yönelik bir gelişme sağlayacağı için destekler nitelikle olduklarını gördüm.

Hayırlı olsun. Umarım, Eylül ayında meclis iş başı yapar yapmaz bu kanun teklifi kaldığı yerden görüşülüp, kısa zamanda kanunlaşır.

Yargı Reformu konusunda ise Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yaptığı açıklamalar, adalet sistemindeki ve adalete olan güvenin yeniden tesis edilmesine yönelik önemli mesajlar içeriyor.

Yargı Reformu Belgesi’nde amaçların 9 ana başlıkta ortaya koyduklarını belirten Bakan Gül, şunları söyledi:

“Bunların altında hedeflerimiz var. Bunları yapmak üzere faaliyetlerimiz var. Bunları Cumhurbaşkanımız paylaşacak. Bu reform 82 milyona uygulanacak. O zaman 82 milyon burada bir söz söylesin. Adliyenin önünden geçen, içine giren, yolu düşen bir insanın 'Orada gerçekten hakim ve savcılar var, adalet, yargı sistemine güvenirim' algısı bizim için her şeyden önemli. Reformda yazılı bir kanun metni olmayacak. Orada bir yol haritası olacak. 2023'e kadar ceza adaleti ile ilgi, hukukla ilgili niteliğin artması ile ilgili neler yapacağız, burada bizim irade beyanlarımız olacak. Vizyonumuzu ortaya koyacağız.”

Reformların bir seferde yapılıp biten şeyler olmadığını vurgulayan Gül, “Bu reform ne ilktir ne de son olacak. Zaman içerisinde yeni reform paketleri çıkacak. Yeni reformlar yapılacak. Her dönemin yapılması gereken, atılması gereken adımları var” dedi.

 Gül, Strateji Belgesi ile İnsan Hakları Eylem Planı'nda da güncelleme yapıldığına dikkati çekerek, "Bir darbe girişiminden çıktık. OHAL dönemi sona erdi. Daha çok özgürlük, mülkiyetin, düşünce ve ifade özgürlüğünün, kişisel verilerin korunmasının daha da genişleyeceği ve bunun içerisine demokratikleşme paketi, yeni yargı paketinin gireceği bir yol haritasını ortaya koymaya çalıştık. Güzel sonuçlar ortaya çıkacak. Tüm milletimizin, herkesin kabul edeceği güzel bir yol haritası. 2023'e kadar, bunların bir kısmı önümüzdeki sene bir diğer kısmı hemen yürürlüğe girecek, daha geliştireceğimiz konular da var. Adım adım bu belge Türkiye'nin daha özgürlükçü, demokrasisinin daha da geliştiği, hakların ve özgürlüklerin daha da güvence altına alındığı bir yol haritasıdır" ifadelerini kullandı.

Gül, belgenin ortaya çıkması aşamasında Türkiye'nin 7 bölgesinde vatandaşlarla anket yaptıklarını, toplumun her kesiminden görüş alındığını ve bunun güzel fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olduğunu kaydetti.

Bakalım bu kanun çıkınca neler olacak?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246