Dünyanın bütün ülkelerinde, krallıkla yönetilen ülkelerinde bile en önemli insan hakları, hak, hukuk ve adalet olarak kayıt altındadır. İnsan hakları ve demokrasi, bu sistemin ana temelini oluşturmaktadır.

Ülkemizde, hukuk sistemi ve yargı sistemi ile ilgili olarak insanların memnun edilmesine yönelik yeni bir Yargı Reformu paketi tartışılmaya açıldı. Türkiye’deki kanunlara baktığımızda, Avrupa özlemi, batı özlemi içinde olmuşuz. Ülkemizdeki siyasi, hukuki ve sosyal adaleti, batı kanunlarına uygun ve eşdeğerdeki kanunlarla koruma altına almaya çabalıyoruz.

Senelerce uygulanan yöntem ile ülkemizdeki hak, hukuk ve adalet sisteminde başarı sağlandığından söz etmek mümkün değil. İnsanların, adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında karşılaştıkları durum ve 3-5 dakika süren yargılama sırasında, söylediklerinin zabıtlara geçmeyişi, bazı davalarda ise insanların kendilerine savunma hakkı bile tanınmadan mahkemelerin karar verdikleri yolundaki iddialar, senelerdir tartışılıp duruyoruz.

Sonrasına baktığımızda ise, kanun maddeleri olmasına rağmen uygulama ile yazılı kanunlar arasındaki farklılıklar göze çarpıyor. Aynı konuyla ilgili davalara bakan mahkemeler arasındaki farklı kararın verilmesi dikkat çekiyor. Yerel mahkemeler ile yüksek mahkemeler arasındaki sıkıntılı davalar gibi pek çok konularda, hukuki yardım eksikliği, belki de adli personelin eğitim ve bilgi eksikliğinin cezasının vatandaşların üzerine yüklenmesiyle ilgili sonuçlanan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kapısında insanların adalet aradığı bir ülke konumunda olmak bizleri gerçekten üzüyor.

Türk hukuk sitemi veya Türk Adaletinin verdiği kararların neden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde tam tersi kararlarla bozulup, ülkemizin ağır tazminat yükü ile karşı karşıya kaldığını sanırım, adalet, adliye personeli ve kanun yapıcılar bir araya gelerek kendi aralarında tartışmalı ve çözüm bulmalı.

Yeni bir Adli Yargı Reform paketi ile karşı karşıyayız. Bu konu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2002 yılında iktidara gelmesinin ardından kaçıncı Adli Reform paketi olduğunu ben sayamadım. Ülkemizdeki kanunların hepsi değişti bu süreçte. Yine de adliyelerde hak, hukuk ve adalet düzeni ve sistemli bir hukuk kararları, istikrarlı mahkeme kararları konusunda sıkıntılar aşılamadı.

AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu Üyesi ve Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcısı, Av. Emine Yavuz Gözgeç, Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Bursa Şubesi üyesi Hukukçularla bir araya gelerek, gündemde olan Yargı Reformu Stratejisi ve 11. Kalkınma Planı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Karar vericilerin, uygulama sahasında olanlarla dertleri ve sıkıntıları tartışması gerçekten büyük bir gelişmedir. Ben, bu konudaki katkıları nedeniyle Bursa Milletvekili ve avukat olan Emine Yavuz Gözgeç’i kutluyorum. Gayretlerinin devamını diliyorum.

HUDER Bursa Şubesi Başkanı Necdet Yılmaz, önemli bir süreçte olduklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından açıklanan Yargı Reformu Paketinde yargıyı ve avukatları etkileyen önemli değişiklikler olduğunu söyledi. Yılmaz, yapılacak çalışmalarla yargıda yaşanan sıkıntıların giderileceğine inandıklarını söyledi.

Açıklanan Yargı Reformu Stratejisinin genel bir vizyon, hedef ve amaç açıklaması olduğunu belirten AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, bu amaç doğrultusunda yapılacak çalışmalar için hukukçular ile istişarelerde bulunduklarını ifade etti.

Vekil Gözgeç, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kalkınma planı olma özelliği taşıyan 11. Kalkınma Planı çerçevesinde ekonominin yanı sıra, demokrasi, hukuk, iyi yönetişim konularında da hedefler belirlendi. Bunlar hem bakanlıklara, hem de mevzuat çalışmalarına yol gösterici olacak” dedi.

Yargı Reformu Stratejisinde dokuz amaç ve hedefin belirlendiğine dikkat çeken Gözgeç, belirlenen hedef başlıklarını şu şekilde açıkladı;

“Yeni strateji kapsamında ilk amacımız hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi.

Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığın geliştirilmesi,

İnsan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artması

Performans ve verimliliğin artması,

Savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması,

Adalete erişiminin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması,  

Ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması,

Hukuk yapılanması ile idari yapılanmanın sadeleştirilmesi ile etkinliğinin artırılması,

Alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemlerinin yaygınlaştırılması,.”

Bütün bunlar, adalet ve hukuk sitemi için olmazsa olmaz şartlardır. Birde ülkemizdeki yargı sisteminde, halkımız arasında “paralı adalet” olarak bilinen uygulamalar var. Aslında, vatandaşlarımızın beklentileri bu yönde. Mağdur olan insanların, tazminat davası açmak istediklerinde ödemek zorunda kaldıkları peşin ücretler, halkımızın hak ve hukuk sisteminde adalet aramasına mani oluyor.

Baroların ideolojik yapısının hukuk sistemine etki etmesi nedeniyle yaşanılan sıkıntılar var. Hakim, savcı  ve bazı avukatların, aynı okul mezunu olması, yakın olması, akraba olması nedeniyle de adliye koridorlarında “kayırma” iddialarıyla ilgili sıkıntılar var.

Asıl öncelikli çözüm bekleyen sorunlar arasına bunların da eklenmesi, belki adalet sistemine olumlu etki yapar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kulhakkı 3 ay önce

ceza alanlar bir gözden geçirin, bir zahmet, kim neden ceza almış

Avatar
DUNYAADALETİ 3 ay önce

ALTA KALAN CANI ÇIKSIN MANTIĞIYLA DEVAM EDİYOR BABALAR KEYİF SÜRSÜN GARİBANLAR CEZAEVLERİNDE SÜRÜNSÜN

banner234

banner246