Sorunların çözümünde en önemli kısa yoldur, reform. Türkiye’nin geleceğine ışık tutması hedeflenen ‘Yargı Reformu’ önceki gün sönük ifadelerle duyuruldu. Avukatlara Yeşil Pasaport ile ünlenen reform paketi de ekonomi reformları gibi askıda kalacağa benziyor. Yargı çalışanlarının adaletsiz çalışma düzenlerine değinmeyen, Hâkim ve Cumhuriyet Savcılarının özlük hakları ile Adalet Bakanlığı çalışanlarının özlük haklarına yabancı kalan bir reform ile Adalet mümkün mü?

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün danışman kadrosunda yaşanan krizin Yargı Reformu’na yansımalarını görüyoruz. Kendi personeli ile barışık olmayan bir kurumda sadece fiziki ihtiyaçlara cevap verilerek somut bir toplumsal adalet anlayışı sağlanması mümkün değil. Türkiye’yi 17 yıldır yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Yargı Çalışanlarının beklentisi çok yüksek. Türkiye’nin belki de tarihinde ki en geniş kapsamlı hukukçu Milletvekili ağını her dönem bünyesinde bulunduran Ak Parti’nin Yargı Çalışanlarını unuttuğu bu reformda Adliye ve Cezaevi çalışanlarının mağduriyetleri yine duyulmamış. 15 Temmuz ihanet girişiminde gün gibi ortaya çıkan FETÖ’nün Yargı kurmaylarına üst düzeyde kısmi müdahaleler olmuş olsa bile, maalesef FETÖCÜ’lerin mağdur ettikleri halen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden yargılama iznini bekliyor.

Türkiye’nin makûs kaderini değiştirmek belki de artık hayal. Ücret adaletsizliğinin ötesinde can güvenliğinin olmadığı Adalet Bakanlığı’ndan herkes kaçmaya çalışıyor. Çoğu personelin 4 yıllık Üniversite mezunu hatta birden fazla Üniversite mezunu olduğu Adalet Bakanlığı’nda maalesef beyin göçü de yüksek düzeyde yaşanıyor. En üst düzey torpillerle liyakat ve etik kavramlarının ezildiği kurumda, son seçimlerde Ak Parti’ye oy çıkmıyor. Velhasıl Milliyetçi Hareket Partisi’nin kalesi olan Adalet Bakanlığı ve bağlı kurumlarında artık MHP’ye de çok az seviye de oy çıkıyor dediğimizde yanılmış olmayız!

Adliyelik bir Yargı Reformu ile karşı karşıyayız. Sayın Cumhurbaşkanının acilen Yargı Çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmesi gerekiyor. Maaş olarak en düşük seviyelerde ücret alan Zabıt Kâtipleri, Mübaşirler ve İnfaz Koruma Memurlarının sosyoekonomik durumu içler acısı. Kurumda bekâr personel sayısı hızla artarken, evli olanlarında en fazla 2 çocuk sahibi oldukları biliniyor. Ekonomik şartların ötesinde her geçen gün artan suç oranlarını da gören Adalet Bakanlığı personellerinin kreş ve psikolojik destek birimleri halen daha mevcut değil. En fazla boşanma oranının Adalet Bakanlığı’nda olduğu biliniyor. Ve yine en fazla intihar vakalarının Emniyet ve Askeri teşkilatlarda olduğu da başka bir gerçektir. Çoğu çalışanın ruh ve sinir hastalıkları ile omurilik rahatsızlığı gibi kalıtsal mesleki hastalıkları mevcut. İnsanlık dışı çalışma şartlarının ötesinde mobing ve yargısız yargılama ile mağduriyetler en üst düzeyde. Yargı reformunun toplumsal karşılığının olmadığını iyi okuyanlardanım. Barolar Birliği’nin bile üzerinde tam birliktelik sağladığı tek konu Avukatlara Yeşil Pasaport diyebiliriz.

Yine Hukuk Fakültelerinin eğitiminin 5 yıla çıkarılması bir reform olarak algılanıyor olsa bile, işsiz hukuk fakültesi mezunlarının yanı sıra neredeyse asgari ücret seviyesinde çalışan avukatların geleceği masaya yatırılmamış. Ve elbette Hukuk Fakültesi diplomasını yetersiz gören ‘Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’ uygulaması da Adalet ve Eğitim Bakanlıkları ile YÖK’ü karşı karşıya getiren en büyük hukuksuzluk diyebiliriz.

Yargı çalışanlarının sesini duymak gerekiyor. Emekli olduktan sonra fiziki ve ruhsal açıdan bitmiş olan, emekliliklerinde çocuklarına bir gelecek sağlayacak ekonomileri olmayan, zabıt kâtibi veyahut yazı işleri müdürü olarak diğer kurumların altında özlük hakları ve maaşları olan, her türlü baskı ile karşı karşıya bırakılan ve kurumunun Adalet sunmadığı tek personel tipidir, Yargı Çalışanları…

Kısacası; Adalet ve Kalkınma Partisi ile Adalet Bakanlığı’nın ‘Yargı Reformu’ paketini bu yönleriyle de ele alması ve artan suçun ekonomik merkezli olduğunu kabul etmesi Türkiye için en elzem gerçekliktir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246