banner262
banner263

Bazı insanların, sırf kendilerini düşündükleri, can ve mal güvenliği söz konusu olunca, hastalık nedir tanımadıkları bir kez daha ortaya çıktı. Geçtiğimiz Cuma günü saat 22.00 sıralarında İçişleri Bakanlığı ülke genelinde 48 saat yani, cumartesi ve Pazar günleri sokağa çıkma yasağı uygulanacağını açıkladı. İlan etti.

TV ekranlarında bu konuyla ilgili ön bilgiler flash haber, son dakika açıklaması olarak yayınlanmaya başlayınca, cadde ve sokaklar, özellikle AVM önleri doldu taştı. Bazı kişiler, Pazar yerlerine getirilen, Bursa’nın ise Hamitler Bölgesindeki bir yerel Pazar yerine getirilen gıda maddelerini alabilme adına birbirleriyle tartıştı. Kavgalar ettiler. Mart ayının ilk haftasından beri hastalıktan korunma adına toplum olarak yapılan iyi niyetli ve insanların kendiliğinden evde kalmalarına yönelik uygulama ve önlemler bir anda yerle bir edildi. Sosyal yaklaşım mesafeleri unutuldu. Bırakın eldiveni korunma maskeleri pek çok kişide yoktu.

İşte bu görüntüler ve manzara Türk milleti olarak bize hiç yakışmadı. Sokağa çıkıp, gıda ve pek çok işyerindeki ihtiyaç maddelerini ganimet gibi alanların bu yaptıkları pek çok insanımızı inanın utandırdı.

Niçin yaptıklarını sorduğunuz da ise, “hazırlıksız yakalandık!” cevabını veriyorlar.

Yasağın açıklanması ve uygulanmaya başlaması arasında gerçekten 2 saatlik gibi dar bir zaman verilmesi eleştiriye açık bir karar aIınması, her ne olursa olsun, sağlık ve insanların sağlıklı hayat sürmesi, dünyayı sarsan ölümcül hastalıkla mücadele edilmesi, bu olayların başlangıcına bahane olarak kabul edilemez. Çünkü, ülke genelinde insanların her türlü ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik zaten bir organizasyon var. Polis, jandarma iş başında. Güven timleri var. Belediyeler ve bazı STK’lar işbirliğiyle kurulan Vefa Timleri var. Bütün bunlar, iğneden ipliğe kadar insanların her türlü ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda yardımcı oluyorlar.

Birde, 65 yaş üstü ile 20 yaş insanlar için sokağa çıkma uygulaması var. Bu yasak kapsamında olanların yardımlarına nasıl koşulduğu ve sorunlarının nasıl çözümlendiğine insanlarımız şahitlik ediyorlar.

Yani, boşu boşuna telaşa gerek yok. Nitekim, yasağın ilk gününde ekmek ihtiyacı olanlara fırınlar, gıda ihtiyacı olanlara ise internet ortamında satış yapan firmalar, kurye ve dağıtım organizasyonları aracılığıyla çözüm getirdiler.

Sokağa çıkma yasağı, insanların evlerine tıkanıp, kapalı tutulması tabi ki iyi bir uygulama değil. Fakat, salgın, hastalıktan korunma, tıpkı savaş zamanında düşmanlardan korunma ve can ve mal güvenliği için elzem bir uygulamadır.

Sabır ve biraz olsun özveri bu olayın çözümünde büyük önem arz etmektedir. Yapmayın be kardeşim. Biraz sabır etmenin kime ne zararı olacak. İnsanlar, belli günlerde açlıktan ölmezler ama, bu Covid-19 denilen Koronavirüsün insan hayatı ile ölüm arasında hiç mi hiç şakası yok.

Belki, bazı insanlarımız kendi sağlıklarını macera uğruna dikkate almayıp, yok sayabilirler ama, toplum ve halk sağlığı, insanlar açısından macera olsun diye yok sayılamaz. Kimse, her ne olursa olsun, her ne amaçla olursa olsun bir başka insanın sağlığını tehlikeye düşürecek hareketlerde bulunamaz. Sokağa çıkma uygulaması sadece Türkiye’de uygulanmıyor. Pek çok ülke bu belanın, illetin bir an önce tedavi edilip, def edilmesine katkı sağlanması adına uyguluyor.

Biraz olsun sabır gerekli.

Sokağa çıkma yasağını delen ve polis ekiplerine yakalanan vatandaşların ürettiği bahaneler ise bu kadar da olmaz dedirtti. Polis uygulamasına takılan bazı kişilerin "çaydanlığın altını iş yerinde açık unuttum, elektrikler açık kaldı ve sokağa çıkma yasağından haberim yoktu" gibi bahaneler üretti.

Bazıları ise, “işyerimde doğalgaz açıktı. Ocak yanıyordu”, bazıları da “ekmek almaya gidiyorum” gibi akla hayale gelmedik söylemlerle ceza yazılmasına önlemeye çabaladılar.

Yasak kapsamında Bursa'nın belirli noktalarında denetimlere başlayan polis ekipleri şehir çıkışlarında araçları durdurup kimlik kontrolü yaptı. 6 bin 300 kişilik polis ekibi şehrin tüm noktalarında sokağa çıkma yasağı uygulamasına karşı denetim görevi yaptı. Yasaktan muaf tutulanlara izin verilirken yasağa uymayıp, sokağa çıkanlara ise 280 lira para cezası uygulandı. Yasağın ilk günü, Bursa’da 310 kişiye 987 bin 660 lira para cezası kesildi. Gazetemiz yayına erken hazırlandığı için ikinci yasak uygulaması ve kesilen ceza miktarını süre dolmadan bu yazıyı kaleme almam nedeniyle sizlerle paylaşamıyorum.

Bu sırada, yasağın ilk günü basit sebeplerden dolayı sokağa çıkma yasağını ihlal eden 310 kişiye Hıfzısıhha Kanunu'na Muhalefetten 3 bin 186'şar lira idari para cezası kesildi. Bu kanuna göre, sokağa çıkan insanların bir başka kişinin hayatını tehlikeye getiren hal ve hareketlerde bulunduğu düşünülüyor.

Sokağa çıkma yasağı uygulamasında ise teknolojik takip önemli rol oynadı. Polis merkezindeki görevliler, kentin bazı bölgelerinde ve ara sokaklarda dahi gördükleri yasak ihlali olaylarını hemen ilgili ekiplere bildirdi. Emniyet Müdürlüğü görevlileri İçişleri Bakanlığı’nca getirilen 48 saatlik sokağa çıkma yasağıyla ilgili uygulama sırasında, titiz takibinin yasağın süresi bitinceye kadar devam edeceği, şehrin tüm noktalarının da Emniyet Müdürlüğü Kent Güvenliği Bilgi Sistem Merkezi'nde kameralarla takip edildiği açıklandı.

Sokağa çıkma yasağına halkın büyük çoğunluğunun uyması ve alınan önlemleri desteklemesi dikkat çekti. Ülkemizde 12 Eylül 1980 askeri darbe sırasında sanırım bir hafta sokağa çıkma yasağı uygulanmış, sonra yasak kapsamı gece saatlerinde uygulanmaya konulmuştu.

Eskiden yapılan nüfus sayımları ve seçmen yazılımları sırasında da bir günlük sokağa çıkma yasağı uygulaması yapılıyordu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254