Siyasette kazanılan en ufak bir başarı için mehtiyeler dizilirken, kaybedilen bir seçim için ise sürekli bahaneler aranır durur. Bu durum. Bütün siyasi partiler içinde aynı şekilde işliyor.

Kimse, kimsenin kuyruğuna basmama adına sürekli bahaneler üretip duruluyor.

Örnekler çok.

Mesela, en son yapılan 31 Mart mahalli seçimlerle ilgili kazanılan bölgeler, kaybedilen bölgeler arasında en ciddi araştırmayı AK Parti yapıyor. MHP geçen hafta sonu Kızılhamam toplantısı yaptı, teşkilatıyla. Genel Başkan Devlet Bahçeli, 31 Mart Mahalli seçimlerindeki oy oranlarını, il genel meclisi ve büyükşehirlerde ise büyükşehir belediye meclisleri için aldıkları oy oranlarıyla açıkladı. Yüzde 18’in üzerinde bir oy topladıkları belirterek, seçmenlere teşekkür etti.

Aslında, bu seçimlerde uygulanan ittifaklar nedeniyle hangi partinin hangi seçim çevresinde ne kadar oy topladığını pek bilemiyoruz. Çünkü, Cumhur İttifakı adayları, illeri ve ilçeleri paylaşıp, bu bölgelerdeki aldıkları oy oranlarıyla kendi gerçek oyları arasındaki dengelemeyi hesaplamak çok zor.

Yine aynı şekilde Millet İttifakını oluşturan partilerdeki oy dengesini hesaplamak çok zor. Neticede, ortaya çıkan bir başarı var. Bu seçimlerde, bütün ittifak partilerini memnun eden, mutlu eden sonuçlar alındı.

Milliyetçi Hareket Partisi, bana göre bu seçimlerin en fazla kazananı oldu. Bursa’da bile oylarını artıran bir izlenim verdi halka, seçmenlere. Seçimlerin kaybedeni, kim ne derse desin AK Parti oldu. Çünkü, Ankara ve İstanbul ellerinden gitti. Antalya ellerinden gitti. Bu durumda, ülkemize en fazla ekonomik katkı sağlayan üç ilin yönetiminin AK Parti’nin dışına çıkması da dengeleri otomatik olarak değiştirdi. Parti içindeki moraller bozuldu. Seçim zaferleri tam olarak sindirilemedi. Cumhur ittifakı olmamış olsa idi, AK Parti’nin de bu seçimlerde oy kaybının çok daha fazla olacağını tahmin edebilmek için bir takım hesap kitapların yapılmasının da nedeni budur.

Seçim sonuçlarıyla ilgili en hızlı harekete geçen parti yine AK Parti oldu. Önce, parti teşkilatları bazında inceleme yapıldı. Beldelerden başlayıp, ilçelerde, illerde, “biz neden kaybettik?” sorusuna cevaplar arandı. Teşkilatlardan gelen mesajlara göre en önemli faktörün ekonomi olduğu dikkat çekti. Bu durumda, ekonomiden daha fazla önemli olan ise adayların belirlenmesi ve meclis üyeleri arasındaki sıralamalar olduğuna yönelik görüşler ise ikinci sırada yer alıyor.

Demek ki mahalli seçimlere patates, soğan fiyatları damga vurmuş. Bu böyle yorumlamak son derece yanlış. Çünkü, hükümet, özellikle gençlere, yeni mezun olanlara iş üretmek ve hayatlarına atacakları adımları sağlamlaştırmak zorunda. Daha öncede yazmıştım, hükümetlerin değişmesindeki seçmenlerin en önemli tercih sebepleri ekonomik sıkıntılar oluyor. Ülkemizde şu anda, üniversite mezunu işsiz gençlerin oranı yüzde 30 düzeyinde ise normal işsizlerin oranı yüzde 14’ün üzerinde ise çalışanlar ve emekliler ücret yetersizliğinden söz ediyorlar ise bir sıkıntı ve dengesizlik var demektir. Ki, bu dengesizlik sandığa da yansımış gözüküyor.

Her ne kadar seçmenlerimiz, İstanbul ve Ankara’da hükümetin güç kaybedip, seçimleri muhalefetin kazanmasıyla ekonomi politikalarında bir değişim olmayacağını bilse de iktidara uyarı verebilme adına böylesine tercihlerde bulunması dikkate değer. Belediye başkanının değişmesiyle, patates-soğan fiyatlarının değişmeyeceğinin halkımız farkında. Birde, mevsimler olarak fiyatların bundan 20 sene öncede 30 sene öncede aynı oranlı pahalı olduğunu hatırlıyorlar. Amaç, iktidara “ekonomi ile ilgilenin” mesajını iletmek. Ki, bu mesaj mislisiyle iletilmiş oldu.

Bu nedenle, her ne kadar dört buçuk yıl seçim olmayacağı konuşulsa da yine de ülkemizdeki siyasette bugünden yarına nelerin olabileceğini kestirmek çok güç. İşte bu yüzden de AK Parti, belediyeleri sıkı gözetim altına aldı.

AK Parti Genel Merkezi, belediye başkanlarının attığı her adımı yakından izleyecek. Bu kapsamda, belediye başkanlarının seçim öncesinde halka verdiği sözlerin gerçekleşip gerçekleştirmedikleri kontrol edilirken, manifestoda yer alan başlıkların ne kadarının uygulandığına da bakılacak.

AK Parti'nin seçim manifestosunda yer alan parsel bazlı yoğunluk artışlarının önüne geçilmesi, kamu yararı gözetmeyen değişikliklere izin verilmemesi, yapılaşma ve imar durumu değişikliklerinin şeffaflaşması, temel altyapı sorunlarının tamamen çözüme kavuşturulması, şehirleri çarpık yapılaşma ve deprem riskinden arındırmaya yönelik adımlar yakından izlenecek.

Ayrıca, her şehrin tarihini, hikâyesini ve dokusunu korumaya yönelik önlemler, çevreye duyarlı, geri dönüşümü önceleyen, doğaya ve şehirde yaşayan tüm canlılara saygılı şehirler, sosyal belediyecilik anlayışı, kadın, genç, yaşlı ve engellilere hizmet verecek şekilde geliştirilmesi gibi başlıklar genel merkez tarafından takip edilecek.

Bu takip sonucunda belli aralıklarla, belediyelerin hizmetleri hakkından raporlar oluşturulacak. Başarılı belediye başkanlarının yapmış olduğu hizmetler diğer belediyelere örnek gösterilirken diğer belediyelerin de çalışmalarındaki eksikliklerin tamamlaması sağlanacak.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246