Net 2 bin 020 Lira olan ‘asgari ücret’ ya da bu rakama yakın olan ücretlerle, adına yaşamak denilen eziyetin altında ayakta kalma savaşı veren insanımıza; “Her şey daha güzel olacak” dediğinizde sadece umut aşılarsınız. Oysa gerçekler bambaşka bir mecrada akmaya devam eder, dünyanın kuralları acımasız…

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 31 Mart 2019’daki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini yenileme kararı, ekonomideki dengeleri bozdu… Temel göstergelerde olumsuz gelişmeler yaşandı. Dolar 6 lirayı geçti, borsadan çıkışlar arttı. Son 5 ayda yabancılar hisse satarak 30 milyar dolar aldı. Akaryakıt ve tütün mamulleri zamlandı… Girdi maliyetleri artan yatırımcılar şu sıralar işçi çıkarmakla meşgul…  

Sürece yakından bakalım…

Yerel seçimin ertesi günü, 1 Mayıs’ta 5,48 olan Dolar/TL kuru dün sabah 6,19’u gördükten sonra birkaç saat 6,16-6,18 aralığında hareketine devam etti… Böylelikle Türk Lirası’nın Amerikan Doları karşısındaki değer kaybı, son bir haftada yüzde 12’yi aştı. Fakirleşme biraz daha derinleşti.

Ekonomideki negatif işaretler Dolar/TL kuru ile sınırlı değil elbette… İki yıllık devlet tahvili faizi hafta başlangıcına göre yüzde 4.82 artış göstererek yüzde 25,22’ye ulaştı… İki yıllık devlet tahvili 11 Ekim 2018 tarihinde son 10 yılın rekorunu kırarak yüzde 27’ye ulaştıktan sonra 15 Ocak 2019’da yüzde 18’in altına düşmüştü.

Türkiye’nin yükü bu aşamada ağırlaşıyor…

Borsa İstanbul da bir önceki kapanışına göre, yüzde 2,61 değer kaybederek 90 bin 444 puana geriledi. 29 Ocak 2018’de 120 bin puanı görerek tarihi zirvesini ulaşan Borsa İstanbul’un, o günkü tarihten bugüne kaybı yüzde 25’e kadar ulaştı.

Görünen o ki; Türkiye sürekli kaybediyor.

Demokrasi ve hukuk alanında evrensel ilkelerden uzaklaştıkça yerli ve yabancı yatırımcının tedirginliği artıyor. Türkiye’nin demokrasisine inancını yitiren kitleler, geleceği sorgular hale gelince, olan ekonomiye oluyor… Türkiye’de ekonomi iyi bir yere gitmiyor dostlar… Gitmediği de iş insanlarının (TÜSİAD) açıklamalarına yansıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Herkes haddini bilecek” diye uyarıyor, aba altından sopa göstermekten geri durmuyor. Durumu, seçimle ilintileyen görüşler internet ortamında tartışılıyor…

Bildiğiniz gibi; Döviz rezervleri yetersiz, işsizlik ve enflasyon yüksek, büyümeden eser yok. Ekonomide güçlü bir alan bulmakta zorlanır olduk… İşin en kötü tarafı böyle bir ortamda iktisadi yapı bozukken dış politika da sorunlar artıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ABD ziyaretinde görüştüğü yatırımcıların gelmesini bekliyoruz ancak havaalanında karşılanmaları, Kelaynak kuşlarının Urfa-Siverek’te görülme sıklığıyla hemen hemen aynı düzeyde…

Bulunduğumuz noktadan çıkış için içeride alacağımız mali politika değişikliği tek başına sonuç vermiyor… İçeride demokrasi ve hukuku geliştirmeden tüketici güvenini arttırmak ve ekonomiyi toparlamak pek mümkün görünmüyor.

Türkiye seçimleri geride bırakarak önüne bakmalıydı

Şimdi 23 Haziran 2019’da yapılacak İstanbul seçimi konuşulacak. Ekonominin tüm göstergelerinde İstanbul hep önde olunca zaman aleyhimize işleyecek… Uluslararası ajanslar yabancı yatırımcıların Türkiye’den kaçtıklarını yazıyor. Bu canımızı acıtıyor. Hükümetin en büyük kozu bugüne kadar ‘siyasi istikrar’ olarak lanse edildi. Yatırımcı güven kaybı yaşamamalıydı… Ekonomiye odaklanma zamanıydı…

Dış dünyada “Türkiye’de bir daha demokratik seçim yapılabilir mi?’ sorusuna yanıt arayanların sayısı arttığı sürece, kaçışların önüne geçemeyiz. İstanbul Borsası’ndan çıkanlar, dövize yöneliyor ve ABD Doları tutulamıyor

Güven ortamının oluşması gerek.

Hem de hemen…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246