banner262

Bilmem ne sektöründe bi şey bi şey work shopuna davetlisiniz …

Buyur..?

Hay dilinizi eşek arısı soksun.

Ben yazının başlığına inadına okunduğu gibi yazdım.

Biliyorum memleketin bir sürü derdi var;bir sürüsü de kapıda.

Konu diye bula bula bunu mu buldum.

Bulmadım.

Zaten kucağımdaydı.Hem de çok oldu kucağıma bırakılalı.

Bir milletin yabancı dilde ki sözcükler ile cümle kurması ve kendi dili ile onlara tamlamalar yapması komik olduğu kadar ürkütücü de.

Yahu birader yabancı sözcük kullanınca yaptığın işe tüy mü diktiğini sanıyorsun.

Ha diyeceksin ki Türkçe karşılığı anlama oturmuyor.

Oturuyor be kardeş;hem de cuk oturuyor.

Senin workshop dediğine biz Türkler atölye diyoruz.

İnanmazsan çevir bir ilk okul çocuğunu sor;

Ama çevirirken heyy booyyyss filan deme de çocuk korkmasın senden.

İş senin özentiye bulanmış yabancı sözcüğünle bitse hiç sıkıntı yok;

Allah’ından bul derim geçerim.

Ama senin gibi o kadar çok örnek var ki…

Gerçi olumsuz örnek örnek sayılmaz ama bu konuda ki örneklerde saymakla bitecek gibi değil.

 Bursa’da ki traji komik halin fakındasınızdır.

Caddeler, sokaklar,iş hanları,avm ler kısaca her yer yabancı isimli tabelalarla dolu.Gerçi bu sadece Bursa’ya özgü değil hemen her kentimiz bu durumda.

Düşünüyorum da,yabancı dil bileninin bu denli az olduğu ülkede firmaların tabelaları neden İngilizce vs isimlerle dolu.(Arapça olanların nedenini biliyoruz,o yüzden cümleye almadım)

Mantıklı bir açıklaması vardır elbet.Vardır da hangi mantıkladır onu bilemem.

   Hiç düşündünüz mü,bir toplum asla hakim olmadığı bir dile neden bu kadar yaslanır?

Acaba isim yabancı olunca müşteriler daha mı rahat alışveriş ediyorlar.Ya da ben farkında değilim de,herkes İngilizce vs mi konuşuyor?

On küsur yıl yabancı dil okutup,o dili asla öğretemeyen kaç ülke vardır.

Elbet sistemini dil öğretmek üzerine kurmuş eğitim kuruluşlarını tenzih ediyorum ama durumun garabeti de ortada.

    Uluslararası markalara sözüm yok.Onlar tüm dünya’da adları ile kabul görüyorlar da,sebze meyve shopping ne oluyor,işte onu anlayamıyorum.Gerçi Roze Gül’ü de henüz çözebilmiş değilim ama, Yeşil Garden herhalde İngilizleri ağırlamak için kurulmuş bir işletme.

Zannımca işletmeciler,işletmelerine yabancı kökenli isimler koyarak,yerli müşteriyi değil de,turistleri hedefliyorlar.Ya da eski deyimle müşteri kızıştırıyorlar.Kalbur üstü lokantalarda ise menüyü garsonlar bile okuyamıyor.

    Tabelasında kocaman yabancı isimler bulunan dükkanların çalışanlarının Türkçeyi bile zor konuştukları bir ülkede aslında söylenecek çok şey yok.

İş artık özenti olmaktan çıkmış,sosyal bir sorun haline gelmiş.El oğlu kendi ülkesinde bir başka dilin konuşulmasına bile sıcak bakmazken,bizim bu konudaki canhıraş çabamızı ne ile açıklayabiliriz bilmem.Lütfen dikkat ediniz,bir yerden bir yere giderken kaç tane yabancı dilde yazılmış tabela göreceksiniz.

Bir de Türkçenin ırzına geçilerek yazılanlar var ki,bence bunlar dava konusu olmalı.

Ne demek,sısh köfte,deml çay,börekchi? Nasıl bu kadar rahatça ve hoyratça oynayabiliyorlar Türkçe ile?

Hele o Arapça tabelalar konusuna hiç girmiyorum. Çünkü girersem çıkamayacağımı biliyorum.

Work shop kesmez;

Siz şimdi lansman tanıtımı da yaparsınız.

Korkulur sizden korkulur…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254