banner263

Bizim kuşak çok iyi bilir de yeni kuşakların içersinde duymuşluğu hatta videolarını  bulup izlemişliği olanlar olabilir.

Seksenli yıllarda Japonların yaptığı bir çizgi filmin ana karakteri dev bir robottu.

Namı diğer Evrenin savunucusuydu.

Süper güçler de robotun kollarını-ellerini,bacaklarını-ayaklarını-gövdesini ,başını ve beynini oluştururlardı.

Dizi öylesine ilgi gördü ki;

Ana repliği ‘Voltranı Oluşturmak’ neredeyse deyim olarak girdi hayatımıza ve hala da orada.

Repliğe ayrı ayrı organların  bir bütünü oluşturarak güç ve yetenekleri ile aynı amaç doğrultusunda kullanabilmeleri gibi felsefi bir deyim muamelesi bile yapılmıştı.

Film de Voltran’ın görevi Evreni savunmaktı ve her macera Voltran güçlerinin başarıları ile bitiyordu.

Şimdilerde de görünmez dediğimiz ama varlığını ve yıkıcı gücünü insan hayatına,ekonomik dengelere direkt saldırarak kanıtlayan ve birbirinden berbat sonuçları gözümüze sokan düşmana karşı Voltranı oluşmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Aslında yine birbirlerin ellerini bırakmayan insanlarımız sayesinde buna çoktan başladık bile de,şu siyaset denilen virüsü alt etmenin yolunu bir türlü bulamadığımız için Voltranın ya kolu kopuyor,ya bacağı çıkıyor,ya elleri kasılıyor ya da gövdesi ile başı arasında ki boynu tutulup kalıyor.

 Dünya büyük bir sınav veriyor.

Sınavın sorusu ise ne yazık ki hiç çalışılmadığımız  yerden geldi.

Belki de, bir yüz-iki yüz yıl boyunca bir daha böylesi bir sınava tabi tutulmayacağız ama bu sınavı veremeden o yüz yıllara borçlu geçmek gibi bir şansımızda yok.

Dolayısı kimin,hangi kurumun,hangi kuruluşun bilgisi,birikimi,deneyimi,becerisi varsa hepsinin bir araya gelerek senkronizasyonu sağlamaları gerekiyor.

Ancak görünen o ki çeşitli siyasi kaygılar bu eşgüdümün oluşturulması önünde ciddi birer engel teşkil ediyorlar.

Bu hikayenin nasıl biteceği konusunda hiçbirimizin elle tutulur bir fikri yok.

Gelecek kuşaklar bu gün olanları ya mış- miş li cümleler kurarak hayretler içersinde okuyacaklar ya da ‘helal olsun bizim eskilere pandemi ile nasıl da savaşmışlar o zamanlar ki tekniklerle’ diyerek gurur duyacaklar.

Ne diyeceklerini elbette şimdiden bilmemiz mümkün değil de diyeceklerinin metnini şimdiden yazmamız mümkün.

Ben isterim ki ‘’vaay Voltranı oluşturmuşlar el ve akıl birliği ile çıkmışlar o alacakaranlıklardan’’ desinler.

Gerçi 31 ilde ki 48 saatlik sokağa çıkma yasağı haberinin duyulmasını takip eden iki üç saat içerisinde ki ülke genelinde oluşan manzarayı görünce insanın umudu biraz kırılmıyor da değil.

Hele Büyükşehir olmayan bir ilde sokağa fırlayan vatandaşlara belediye hoparlörlerinden ‘Biz büyük şehir değiliz’’anonslarının yapıldığını duyunca daha bir kırılıyor ama olsun.

Henüz hiçbir şey için çok çok geç değil.

Hala Voltranı oluşturmak için kısa da olsa bir süremiz var.

Acaba diyorum;

Hep bir ağızdan bağırarak söylesek bir faydası olur da ilgililer kulak verirler mi?

Eğer siz de denemekten bir şey çıkmaz diyorsanız

Haydi o zaman hep birlikte;

Voltran Voltran Voltran

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254