Son zamanlarda çoktan seçmeli gündemlerimizde yer alan pek çok hadise yaşadık yaşamaya devam edeceğimiz de aşikar.

Biz de gündemler kelebeğin ömrü misali etkinliklerini çabucak yitirseler ve yerlerini başka kelebek ömürlü gündemlere bıraksalar da bazılarını gündemde tutmakta yarar var.

Örneğin,

Bankacılık ve finans, Sigorta, Lastik, Kimya, Perakende, Gıda, Çimento, Otomotiv, Tekstil, Dış ticaret ortaklıları/girişimleri, Bilgi ve Telekomünikasyon; Kağıt ve ambalaj malzemeleri, Turizm, Sigara ve tütüncülük gibi pek çok sektörde faaliyet gösteren ve adını taşıyan Üniversitesi ile vakfı bulunan, 70 bine yakın çalışanı ve milyarca dolar sermayesi olan, 1967 doğumlu, ülkemize mal olmuş hatta bu uğurda yönetim kurulundan birini terörist saldırı sonucu kaybetmiş bir holdingin yöneticilerinin maaile Türkiye’nin üçte biri büyüklüğünde ki bir ülkenin yatırım karşılığı vatandaşlığına geçmeleri gerçeği gibi.

Türkiye Ekonomisi Kürsüsü başkanı rahmetli Prof. Dr. Halil Dirimtekin’i Eskişehir İktisadi Ticari İlimler Akademisi İşletme Yönetimi Fakültesi mezunu ya da aynı Akademi’nin başka bölümlerinden mezun olan okurlarım varsa derhal hatırlayacaklardır.

Ben bu günlerde Akdeniz’in tam ortasında ki ada ülkesinin vatandaşı olan ailenin olağan üstü öyküsünü rahmetli hocamdan dinlemiş ve çok etkilenmiştim.

Özellikle ülke ekonomisine yaptıkları katkının ve Türkiye’nin uluslararası platformlarda sağladığı pek çok başarının bu Holdingin eseri olduğunu öğrendikçe hem kıvanmış hem de o zaman ki delikanlılığım ile okul biter bitmez oraya baş vuracağım diye kendime söz vermiştim.

Hayat insan plan yaparken başına gelenlerden ibarettir sözünü doğrulamak adına okuldan sonra bu kuruluşa değil başvurmak merkez binalarının önünden bile geçmedim ama çeşitli kaynaklardan onları daima izledim.

Ülkemde ki iki büyük yatırımcı şirketler grubundan biri olan Holding’i daha yakından tanımam merhum Sakıp Sabancı’nın işletmecilik anlayışını çözebildiğim devirlere rastlar. İstanbul’da yaşadığım yıllar boyunca onun pek orta ve üst düzey yöneticileri ile tanışma olanağım oldu. Her defasında Dirimtekin hocamı anımsadım.

Elbette konunun benimle uzaktan yakın hiçbir alakası yok ama bu becayiş meselesinden fena halde etkilendim.

Ne bileyim ağırıma gitti biraz.

Tabi ki kararından dolayı aileyi eleştirmek haddim değil.

Eleştirmiyorum da zaten sadece nedenini soruyorum,

Bir Türk vatandaşı olarak, ülkenin önemli yapıtaşlarından biri olmuş kurumu temsil eden ailenin en azından kararlarının nedeni hakkında topluma bir bilgilendirme yapma borçları olduğunu düşünüyorum.

Gerçi bendeniz deniz bitti diyerek memleketi terk edip giden herkese karşı aynı tavırdayımdır da bu başka bir şey gibi geliyor bana.

Şimdi siz;

Bırakın holding şirketlerini filan, evinizi, arabanızı, eşyanızı bırakır da sadece ziynetinizi paranızı yani menkul değerlerinizi alıp hadi baaaay diyerek başka memleketin vatandaşı olur musunuz?

Oluruz tabii diyenler lütfen demeyin olmazsınız. Olamazsınız.

Olamazsınız çünkü bizim Türk Vatandaşlığımız ikametle sınırlı değil. Atalardan miras.

Ne yaşanacaksa burada yaşadık ve ne yaşanacaksa yine burada yaşayacağız.

Ama konu sadece duygusal değil. Bu ailenin verdikleri kararı elli iki yıldır tüm dünyalıklarını kendilerine veren bu topraklara ve yine bu toprakların asıl ve asil sahibi Türk Halkına anlatma zorunlulukları var.

Yaptıkları turistik bir faaliyet olmadığına göre, ne gördüler ya da bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar ki yükte hafif pahada ağır neleri varsa valizlerine koyarak arkalarında ki imparatorluğu bile gözden çıkartıp gidebiliyorlar.

Biliyorum şimdi arkadaş mesele senin sandığın gibi değil mealinden pek çok iletiye maruz kalacağım ama

Mesele kimin sandığı gibi peki?

Mahalle bakkalı değil ki bu, memlekete göçsün dükkanı kayınbiraderine devretsin o da ertesi gün tezgahın başına geçsin.

Söz konusu yirmiye yakın sektörde yetmiş bin kişin emeği ile yürüyen dev bir organizma.

Grubun 2017 raporunda yeni neslin Sabancı’sının’’ 2017, tüm paydaşlarımız için değer yaratma odağıyla, kısa yerine uzun vadeli getiriyi ön plana çıkaracak yüksek performans kültürünün alt yapısını oluşturduğumuz bir yıl olmuştur.’’demesinin neresinde Malta’ya atıf yapıldığını anlamak çok güç.

Bu güne dek (ve muhtemel bugünden sonra da) inşaatçısından, çantacısına, imalatçısından, sözüm ona tüccarına pek çok kuruluşun sahibi başka ülkelere kapak attı. Ancak hiç birinin geride bıraktığı sosyal etki bu ailenin ki kadar olumsuz yansımayacak geride kalanlara.

Bunun yansımalarını borsa da ve grup şirketlerinde ki işten çıkartmalarla çok yakın bir zamanda hepimiz göreceğiz.(Bankaları için bu yönde haberler çıkmaya başladı bile)

Yine mi aynı oldu ki? Yani zenginin parası züğürdün çenesini mi yordu?

Onu bilmem ama

Grubun nur topu gibi bir şirketi daha oldu.

VınnnSA…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234