banner263

Sosyal medya da ‘Neleri öğrendik’başlığı altında pek çok paylaşım yapılıyor.

İçlerinde sokağa çıkmanın bile bir ayrıcalık oluğundan,parklarda bahçelerde dolaşmanın önemine kadar yok yok.

Siyasi mesajlar içerenleri de var,işi duygusala bağlayıp mahrumiyet edebiyatı yapılanları da.

Evet şu salgın esnasında gerçekten de zaten varlığını yakınen bildiğimiz pek şeye başka bir gözle bakmayı öğrendik buna hiç şüphe yok.

Ama şu anda işlevlerini sürdüremeyen bir grupta,normal zamanlar da müşterilerinin ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorlar ve sanırım durumdan en büyük dersi de bu grup çıkartacak.

Kimler onlar ?

Müşterinin gerçekten velinimet olduğunu müşterileri sokaklardan çekilince anlayanlar.

Öyle tek tek ayrılmaları da mümkün değil.

Çünkü hemen her sektörde varlar.

Mesela;

Bir bardak çayı nasılsa içiyor diye müşterilerine dört-beş liraya satanlar

Canlı maçları elli liraya izletenler

Elli gram etli bir porsiyon yemeği,kebabı vs yi yine kırk beş liraya masaya koyanlar

Her şey dahil konseptindeyiz deyip faturaya sonuna kadar abananlar

Turistik işletme ayağında müşterisini oraya geldiğine geleceğine pişman edenler

Beş dakikalık otoparklardan bile günlük park bedeli tahsil edenler

Hizmetini üzerine kuş konduruyormuşcasına iki katı tarifelerle verenler

İşçisinden kısıp etikete abananlar

Bir gözü televizyonda döviz paritesini izleyip anında fiyat değiştirenler

Krizi bahane edip keriz arayanlar

Öğrenciyi-hastayı müşteri belleyenler

Yağmur var trafik tıkalı mealinden  bahanelerle yolcu seçenler

Tatil yöresidir kaldırır diye tatilcinin ümüğüne basanlar

Löküs Restouran pozunda müşterinin yediğini içtiğini gırtlağına dizenler

Yalapşap yıkadığı aynı bardakla defalarca çay servisi yapanlar

Vadeli satışlarda vade farkını asıl fiyata eş tutanlar

Ayıplı mal satıp geri al deyince atarlananlar

İndirim yapıyormuş gibi, hesap makinesine çat çut sesler çıkararak rastgele basanlar

Ürüne zam geleceği haberini aldığında eldekini zam gelmeden satmayanlar

Halka açık fiyat listelerini değiştirmeye bile üşenip  sürekli keçeli kalemlerle güncelleyenler

Yırtık parayı katlayıp sağlamlarla birlikte müşteriye ka (pardon) verenler

Süte su katan ve dahi suya süt katanlar

Gelişi bu kurtarmaz,git başka yerden al diye azarlayanlar

Fiş istendiğinde yüzü limon yalamışa dönenler

Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tarih kısımlarına alakasız etiketler yapıştıranlar

Sattığı ürünün garantisini sorulduğunda garanti benim diye racon kesenler

Ayakkabı  sipariş edene patlıcan gönderenler

Darayı çırak çıkartıp tartıya dahil edenler…

Saymaya devam edersem yazı dizisi çıkar.

Elbette bu bir genelleme değil.

Dürüst esnafımızı ve işletmecimizi tenzih ettiğimi söylememe gerek bile yok.

Ancak eminim ki Korona virüs en çok bu saydığım ve sayamadıklarıma öğretiyor müşterinin velinimet olduğunu.

Şimdiler de onlar sokaklar değilseler bile vergilerinden kesilenlerle,bağışları ile normal zamanlarda kendilerini yontmayı adet edinenlere  yine destek oluyorlar.

Bu gün Ramazanın ilk günü.

Velinimetin kutsallığını bir ay boyunca ve bayram süresinde daha da iyi anlayacaklar.

Peki virüs ortadan çekilip hayat normale dönünce bu anladıklarını unutacaklar mı?

Onu da göreceğiz de

Ben pek umutlu değilim.

Neyse;

Ramazanınız mübarek sağlığınız daim olsun sevgili okurlarım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254