banner252

Babası kızının kapısını açarken biraz duraksadı. Sessizce kapının kolunu aşağı indirdi, kızının bugün daha iyi olması için dua etti. Gün boyunca kızına doyasıya sarılmayı düşünüyordu .  

O yüzden bütün işlerini iptal etmiş, akşama kadar onun yanında oturmayı planlamıştı. Uyuyup uyumadığını kontrol etmek için usulca yatağın üstüne eğildi. Kızı perişan halde görünüyordu. Gözleri hemen yaşaran baba, kızının bu halini görmesini istemediği için usulca eğildi ve dudaklarını kızının alnına koydu. Öpmedi çünkü öpmek çok kısa bir andı. Öylece durdu ve derin derin nefes alarak kızının kokusunu içine çekti. Kız eliyle babasının kolunu tuttu,  

Ancak baba kızının alnında öylece durdu. Biraz daha dursaydı gözyaşları kızının yüzüne damlayacaktı, ağladığı anlaşılacaktı. 

Yatağın yanındaki sandalyeye oturdu. Kız o kadar bitkin düşmüştü ki çok kısık bir sesle, “Babacığım, annemin öldüğü günü hatırlıyorum, günlerce çok ağlamıştın. Şu son anlarımda senden bir şey istiyorum babacığım,  Ben öldükten sonra hiç ağlamayacaksın, gözünden bir damla yaş bile düşmeyecek, anlaştık mı?” dedi. 

Baba imkansızı isteyen kızına baktı, ağlamaklı halini bastırarak başını hafifçe salladı. Kızı çok zor nefes alıyordu. Birkaç saniye içinde nefes alışverişleri kesildi, başı yana düştü. Hıçkırıklar içinde kızını kucağına aldı. Kızının cansız bedeni hala ateşler içindeydi. Buna rağmen kızı üşümesin diye battaniyeyle sardı bahçeye çıkardı. Kızını sandalyeye oturtup, yere çöktü, başını kızının kucağına koydu, hıçkırıklarla ağlamaya başladı. İşte o an dilinden bu ölümsüz mısralar döküldü 

 

VEDA 

Hani o bırakıp giderken seni 

Bu öksüz tavrını takmayacaktın? 

Alnına koyarken veda buseni 

Yüzüne bu türlü bakmayacaktın. 

Hani ey gözlerim bu son vedada, 

Yolunu kaybeden yolcunun dağda 

Birini çağırmak için imdada 

Yaktığı ateşi yakmayacaktın? 

Gelse de en acı sözler dilime 

Uçacak sanırdım birkaç kelime… 

Bir alev halinde düştün elime 

Hani ey gözyaşım akmayacaktın? 

İşte Veda Busesi ve ardındaki büyük dram. Bestelenen ve klasik şarkılar arasında yer alan “Veda Busesi” her ne kadar iki insan arasında yaşanan bir aşktan esinlenilmiş gibi algılansa da aslı çok farklı çok hüzünlü bir yaşanmışlığı anlatıyor. Veda Busesi adlı şiir Orhan Seyfi Orhon’un kanserden ölen kızına yazdığı bir eserdir. Bu ünlü şiirin hikayesin de yaşanan bu elim olayı hiçbir babanın yaşamasını istemem. Sevdiğim bir cümle vardır. ‘’evladını kaybeden her baba ölmüş babalara özenir’’ yani evladını kaybetmek acıların en büyüğüdür derken büyüklerimiz bunu boş yere söylememişler dir.

Şair Orhan Seyfi Orhon ve meşhur Veda Busesi şiirinin hikayesini okudunuz ve eminim ki, sizlerde benim gibi gözlerim yaşararak okudunuz. Öylesine hüzünlendim ki sizlerle de paylaşmak istedim. Yaradan hiç bir Anne ve Babaya evlat acısı vermesin. Konumunuz, sıfatınız ve servetiniz ne olursa olsun işte o çaresiz anlar dan biri şairin yaşadığı dramdır. Biz neden savaşlar, kavgalar olmasın diyoruz, her yitirilen canın ardında bekleyen bir büyüğü vardır, ve yaşasa da kaybettiğiyle gömülür. Acılardan uzak bir dünya dileklerimle...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner246