Geçenlerde Uludağ Üniversitesi Rektörü Yusuf Ulcay; bir yılda neler yaptığını, üniversiteyi sosyal alanları olan, hayatı 7/ 24 yaşayabilen bir yer haline getireceklerini anlatmıştı.

Yusuf hoca; büyüyen, gelişen Bursa’ya, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yetersiz geldiğini, daha modern bir hastaneyi kente kazandıracaklarını belirtmişti.

Üniversiteyi yeni baştan inşa ederken de kent dinamiklerinden destek gördüklerini ve birlikte hareket ederek daha doğru işler ortaya çıkacağını vurgulamıştı.

İnsana hizmet etmek, bizim medeniyetimizin üzerimize yüklediği asli bir görev olduğunu bilmeyen yoktur.

Onun için de şöyle denir: Yaşamın içinde insan yoksa insana değer verilmiyorsa, hiçbir şeyin kıymeti yok demektir.

Şimdi kentimizin bir ucundan diğer ucuna Metro ile gidilebiliyor. Bu ulaşım kolaylığı, vatandaşı haliyle memnun ediyor.

Kestel’den Metro’ya binerek Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gitmek isteyen yaşlı, engelli, hamile yolcular, üniversite hastanesine yürüyerek gitmek zorunda kalıyorlar.

Yaşlı ve engellilerle birlikte hastaneye tedavi olmaya, doktor kontrolüne gelen hastaları da eklemek zorundayız.

Üniversiteyi baştan aşığı yenilemek için müthiş bir çaba sarf eden Bursalı Rektör Yusuf Ulcay ve ekibi, havaalanlarında bulunan yürüyen bantlar, birkaç kişiyi taşıyabilen golf arabaları veya ulaşım kolaylığı sağlayan ufak araçlarla; hastaları, yaşlıları, hamile ve çocuklu anneleri düşünerek bir uygulamayı hayata geçirip, hastane kapısına kadar getirirlerse, Tıp Fakültesi Hastanesine gelenlerin takdirini kazanırlar, zorlukları kolaylaştırmış olurlar…

Hatta bu uygulamalar daha da genişletilebilir. Kampüsler arası ulaşımda da kolaylık olsun diye ufak araçlar kullanılabilir. Bunun örneği dünyanın birçok yerinde mevcut.

Zaten hastane o kadar büyük, farklı bölümler birbirinden o kadar uzak ki; hastanenin içinde insan koştururken yoruluyor.

Küçük gibi gözüken bu uygulamalar aslında büyük bir hizmete vesile olarak Ulcay hocanın karşısına çıkacaktır.

Zorlukların üstesinden gelmek için çabalamaya, kolaylıklar aramaya bir örnek vermek gerekirse; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursalıların kırkmerdivenler olarak ismini zikrettiği Tophaneye çıkan, Çakırhamam ile Saltanat kapıyı birbirine bağlayan yürüyen merdivenleri nasıl ki buraya monte edince, şehrimizde yaşayan herkesin takdirini kazanmış, en çok da yaşlıların hayır duasını almıştı.

Böyle bir projeye; yani Metro’dan inip hastane kapısına kadar, hatta hastanenin içine yapılacak olan yürüyen bantlar ve buralarda karınca gibi çalışacak olan golf arabaları için Bursalı sanayiciler, sponsor olmak adına sıraya gireceklerine adım gibi eminim.

Havaalanına elinde valizi, yükü ile gelen vatandaşa; kolaylık olsun, yorulmasın, eziyet çekmesin diye yaptırılan yürüyen bantlar, yolcuların sırtındaki yükü aldığını hepimiz biliyoruz.

Şimdi Tıp Fakültesine gelen yaşlılar, hastalar, çocuklu ve hamile kadınları sevindirecek bir adım atmak lazım.

Acilen ve hemen Üniversite’ye Metro ile gelen insanları, yürüyen bantlarla hastaneye taşınsın. Hepimiz biliyoruz ki; hastaya, hasta yakınına, yaşlıya, yürümekte zorlananların önce morale, sonra da yardıma ihtiyacı var.

Onları sıkıntıdan kurtarmak için çözüm üretmekte Uludağ Üniversitesi’ni baştan aşağı yenilemeye ant içmiş olan Yusuf Ulcay’ın üzerine düşen tatlı, aynı zamanda halkın takdirini kazanan bir proje olsun.

Üniversite bir kat daha değer kazansın.

Yeniliğe yenilik eklensin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.