Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 43.sü düzenlenen Dünya Miras Komitesi toplantısı bu yıl Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapıldı.

1 Temmuz’da başlayıp 10 Temmuz’da sona eren toplantıya 180 ülkeden 2500’den fazla kişi katıldı. Toplantı süresince üye ülkelerin Dünya Miras Listesi’ne sunduğu 38 doğal ve kültürel anıt yapı incelendi ve bunlardan 29’unun listeye girmesi uygun görüldü.

Maalesef, Türkiye Dünya Miras Listesi için bu toplantıya dosya sunmadı. Organizasyona ev sahipliği yapan Azerbaycan’ın sunduğu “Şeki kentinin tarihi mahallesi ve Şeki Han Sarayı” ise  oylamayla UNESCO Dünya Miras Listesine girerek bizi teselli etti.

Dost ve Kardeş ülke Azerbaycan için hayırlı olsun .

1760’da Han’ların yazlık ikametgahı olarak inşa edilen Şeki Han Sarayı’nın en önemli özelliği, yapımında hiç çivi ve herhangi bir yapıştırıcı unsurun kullanılmamış olması.

Toplantıda Çin ise 2 yeni alanı daha listeye sokarak, 55 Dünya Mirası’yla listede birinci sıraya yükseldi. Ve son düzenlenen listeyle 167 ülkeden 1121 bölge  UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiş oldu.

DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRME KRİTERLERİ

Peki, bu Dünya Miras Listesi niçin oluşturulma gereği duyulmuş, listeye girme kriterleri nedir ve biz bu listede var mıyız? Onu da  arz edip konuyu nereye bağlamaya çalıştığımıza gelelim öyleyse;

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip doğal ve kültürel varlıkları dünyaya tanıtmak, toplumda bu mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve bu değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamak amacıyla ilk 1972’de UNESCO’nun Paris’teki toplantısıyla ‘Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’ kabul edildi.

Sözleşme gereği, listeye bir alanın/yapının dahil olabilmesi için o yerin insanlık tarihi veya kültürünün bir dönüm noktası olması, ekolojik bir olağanüstülük yada insanın üretkenliğinin, dehasının bir başyapıtı olabilmesi gibi 10 kriterden en az birini karşılaması gerekiyor.

Türkiye, bu listeye bugüne kadar 18 adet varlığını sokmayı başardı.

Ülkemizde bu çalışma Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında yürütülüyor.

İlk olarak 1985 yılında Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Sivas Divriği UluCami Darüşşifası gibi yapı ve alanlarla girmeye başladığımız listeye son olarak da 2018 yılında

Göbeklitepe Arkeolojik Alanı’nı dahil ettik.

BURSA BU LİSTEYE NE ZAMAN GİRDİ?

Gelelim Bursa’ya...

Elbette doğal ve kültürel varlıklar deyince,  Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti olan, külliyelerle donatılan, sahip olduğu ticari potansiyelle hep ön planda olan Ulu Şehrimiz Bursa, bu listeye Unesco’nun  2014 yılında gerçekleştirdiği 38. dönem toplantısında girdi.

- Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi,

- 1. Murad Külliyesi,

- Yıldırım Beyazıd Külliyesi,

- Yeşil Türbe,

- Muradiye Külliyesi ve

- Cumalıkızık Köyü

Olmak üzere altı bileşenden oluşan kültürel mirasıyla BURSA, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmeye hak kazandı.

KOZA HAN’A BÜYÜKŞEHİR’İN ELİ DEĞECEK

Daha Dünya Miras Komitesi Azerbaycan’daki toplantısını henüz bitirmemişken, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Dünya Miras Listesinde yer alan  Koza Han’a el atması son derece hoş bir tesadüf oldu.

Amerika kıtasının 1492’de keşfedilmesinden önce, 1491 yılında Sultan 2. Beyazid tarafından İstanbul’daki eserlere vakıf geliri sağlanması amacıyla yaptırılan Koza Han, geçtiğimiz yıllarda İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in ziyaretiyle dünya gündemine gelmişti.

Turizmi öncelikli alan olarak belirleyen ve bu konuda inisiyatif alan Büyükşehir Belediyesi, kafeteryaların hoş olmayan görüntüleri ve turizme uygun olmayan uygulamalar nedeniyle son dönemde eleştiri konusu olan Koza Han’da düğmeye bastı.

Koza Han’da esnafla bir araya gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, kentin en çok ziyaret edilen tarihi çarşılarının merkezinde bulunan Koza Han’ın iç avlu kısmının revizyonunun Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacağını Bursalılara müjdeledi.

Aktaş, ayrıca Hanlar Bölgesi’nin otopark probleminin çözümünde kararlı bir irade ortaya koydu.

Koruma Kurulu’nun projesi doğrultusunda Koza Han’da iç avlu kısmında oturma gruplarından aydınlatmasına, zemin döşemesinden mescidine kadar komple bir revizyon yapılacak olması Koza Han’ı daha canlı bir hale getirecek.

Özellikle yeni yapılacak ışıklandırma ile Koza Han’ın gece de canlı tutulması sağlanacak, ziyaretçi sirkülasyonu artırılacak.

Zira Bursa’nın en önemli markalarından birisi olan Koza Han, Büyükşehir Belediyesi’nin el atmasıyla hak ettiği ilgi ve değere kavuşacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ömer çalışkan 4 ay önce

mehmet bey elinize kaleminize sağlık..evet kozahana sahip çıkılmalı koza han ebediyete kadar yaşatılmalı kozahan muhteşem bir yapı muhteşem bir bir tarih...hatırlarsanız geçen yıllarda iniltere kraliçesi türkiye ziyaretinde bizzat bursaya gelerek kozahanı da ziyaret etmişti..belediye kozahanda gereken herşeyi yapmalı ışıklandırma güzel bir fikir...

Avatar
Ahmet Kahraman 4 ay önce

Bu konu birkaç yazı konusu daha edilebilir. Tarihi veya popüler olan ve insanların hafızasında yer eden yerlerin korunması gerekiyor. Yoksa şehirler ruhunu kaybediyor. Korumada da en iyi yol bu gibi yerlerin kullanilmasindan geçiyor. Selamlar

banner234

banner246