banner262
banner263

Aklımız fikrimiz dünyayı saran ve insanları ölüme sürükleyen Koronavirüse karşı mücadelede. Elimizden geldiği kadar her türlü önlemi alıyoruz. Buna rağmen, mücadelede bazı sorumsuz kişiler nedeniyle sıkıntılar yaşanıyor.

Yine de halimize şükürler olsun.

Pek çok ülkede, askerlerin, polislerin sokaklara inip, halkı sopalarla dövdüğü haberleri izleyince ben Türkiye adına, Türk milleti adına, halkımız adına, kurallara uymayı kendisine şiar edinen vatandaşlarımız adına mutlu oluyorum.

Ne mutlu bizlere ki gerektiğinde sağlık için, sabırla bekliyoruz. Tıpkı, ülkemizi, vatanımızı, bayrağımızı korurken şehit olma adına nöbet tutup, düşmanla çarpıştığımız gibi koronavirüsüyle tartışıp duruyoruz.

Allah, güç ve kuvvet verdiği sürece bu böyle devam edecek.

Gelelim, bu olayların ikinci ve en önemli boyutuna. Her ne kadar evde otursak, evden çalışmayı zorlasak da bazı kişiler, işyerleri kapalı olduğu için para kazanamaz duruma geldiler. Hani derler ya, “hazıra hazine dayanmaz!” diye. İçinde bulunduğumuz durum aynen böyle.

Tabi, bu sıkıntılı günlerde iyi gelişmeler de oluyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre, Covid-19 Koronavirüs salgını istatistikleri aşağıya doğru iniş izlemeye başladı. Bu durum bizleri umutlandırıyor.

Yine, salgın nedeniyle yaklaşık bir aydır kapalı tutulan Bursa’nın ekonomisinin kalbi sayılan Kapalıçarşı ve etrafındaki tarihi Hanların bulunduğu bölge ile Uzunçarşı’da kepenkler açılıp, çarşının ekonomi nabzı yeniden atmaya başladı.

Esnaf, bayram alışverişine umut bağlarken, tarihi çarşının yanı başındaki Tuzpazarı ve Reyhan Pazarı yerlerinde ise yoğunluk yaşandı. Maske taktıkları dikkat çeken vatandaşlar pazar yerlerinde sosyal mesafe kuralını unuttu. Evet, bizler ne kadar kurallara uyarsak uyalım, insanların toplu olarak gezdikleri yerlerde maalesef bu kurallar yok sayılıyor.

Konfeksiyon, çeyiz ve havlucu esnafında yoğunluk gözlemlenmezken, gıda ürünlerinin satıldığı çarşılarda ve Pazar alanında ise sosyal mesafeye dikkat edilmediği gözlerden kaçmadı.

UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ve her meslek gurubundan yaklaşık 4 bin iş yerinin bulunduğu Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde alışveriş yapan vatandaşların yüksek oranda maske takarak Covid-19 salgınına karşı tedbir aldığı görüldü. Gıda ürünü satanlar, hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması ve Ramazan ayı içinde bulunmamız nedeniyle halkımızın ve ihtiyaç sahiplerinin daha çok iftarlık ve sahurluk yemek malzemesi aldıkları, meyve aldıklarını ifade ediyorlar.

Geçtiğimiz yıllarda bu çarşı ve pazarlarda insan kalabalığı iğne atsanız yere düşmeyecek düzeyde oluyordu. Çarşı esnafı bu yıl salgın nedeniyle sıkıntılı günler yaşanmasına rağmen, halkın temel ihtiyaçları başta olmak üzere bayramlık ihtiyaçlarının ve mevsimin yaz aylarına gelmesi nedeniyle mevsimlik ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulduğunda, işlerin açılması ve hızlanmasını bekliyor. Çarşıda sadece giyim kuşam ve gıda maddesi satan esnaf yok. Eski Kapalıçarşı’nın ana salonunda sağlı sollu dizilmiş kuyumcu dükkanları ve bunların ışıkları insanların gözlerini parlatıyor. Kuyumcu esnafı ise durgunluğun dünyanın her yerinde yaşandığını, salgından sonra daha güzel işler yapabileceklerine inandıklarını ifade ediyor. Çünkü, insanlarımız, korona yüzünden işsiz kaldılar. Önce karınlarını doyurmanın hesabını yapıyorlar. İşlerin açılması, umutların yeşermesi ve çarkların yeniden dönmeye başlamasıyla beraber, dünyanın bu ekonomik sıkıntıları atıp, eski günlere yeniden yelken açacağı günleri bekliyorlar.

Evet, Kapalıçarşı demek Bursa ekonomisinin bel kemiği demektir.

Bu çarşıdaki alış verişin başlaması ve borsanın fiyatları belirlemesiyle beraber, kentimizin ekonomisi canlanır. Ülkemizin en önemli ikinci sıradaki ihracat merkezi olan Bursa’nın sanayi üretimine katkı sağlanır. Çünkü, Kapalıçarşı ve etrafındaki esnafın yüzlerinin gülmesi demek Bursa ekonomisinin moral kazanması anlamına gelir.

Uzun süren direnç ve sabırdan sonra Kapalıçarşı’nın kapıları açmasıyla birlikte, halkımız günlük ekonomik yaşantının eskiden olduğu gibi kademeli olarak yaygınlaştırılmasını bekliyorlar. Bende, Kozahan’daki Cemo’nun kahvesine gidip, Makeron kahvesi içmeyi bekliyorum.

İnşallah o günleri de göreceğiz.

Önce sağlık önemli.

Sağlığımıza dikkat etmezsek, koronanın başımıza getirdiği belalardan kurtulamayız. Ne büyük bir bela ki bu korona, ne zengin tanıyor ne de fakir. Önüne gelen insanlara bulaşıp, onları ölümle pençeleştiriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254