Şehirler insanla güzeldir. Eğer, buralarda çocuklar oyun oynayamıyorsa, keyifli sohbetler yapılamıyor, çaylar yüksek bir moralle yudumlanamıyorsa; halk isteklerini, dileklerini, taleplerini, şikayetlerini çözüme kavuşturacak muhatap bulamıyorsa, sıkıntı büyük demektir.

Çoğunluğunu, Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen yurttaşlarımızın oluşturduğu Yıldırım’ın göbeğinde bulunan Ulus Mahallesi sakinleri bazı sıkıntılardan dolayı kahırlılar.

Öksüz bir çocuk gibi, boynu bükükler!

 Kendilerini, yalnız bırakılmışlığın girdabında gibi hissediyorlar.

Geçtiğimiz gün ziyaret ettiğim Uluslular, çocukların oynayacak parklarının olmadığını, 35 bin nüfusa sahip oldukları halde okullarının olmadığını hep bir ağızdan söylediler.

Mesela, Güneydoğulu kardeşlerimiz, medeniyetimizin izlerini attıkları her adımla belli eden insanlardır. Varlık sebeplerini, dostları, komşuları ve akrabaları için olduklarını bilirler ve ona göre hareket ederler.

***

Birisi vefat ettiğinde, acısını paylaşarak azaltır, yakınlarının sevincini çoğaltmasını, yardımcı olmasını bilirler.

Gelin görün ki, Ulus Mahallesi’nde taziyede bulunacakları bir mekanları bile yok.

Sıkış tepiş, Abidler Camii’nin bahçesinde taziyede bulunduklarına şahitlik ettim. Cami’nin etrafını bir kale gibi sarmış olan evler, mabedi olabildiğince ruhsuz bir yapı haline sokmuş.

Taziye yeri istediklerinde, yerimiz yok denilmiş.

Yani, bugün git yarın gel mantığı.

Düşünsenize; Bursa’nın her semtinden, ilçesinde, şehir dışından Ulus Mahallesi’ne taziyeye gelenler oluyor. Dinlenecek, istirahat edecek bir yerleri yok!

Bununla birlikte Cami’nin bahçesi küçük olduğu için musalla taşı bile yok. Dernek çareyi, mescidin duvarına asansör yaparak bulmuş. Cenaze, asansöre konulup iki kat yukarıya çıkarılıyor, namaz camide kılınıyor!

Bu ülkede neredeyse 50’ye yakın vilayet gezdim, yer darlığından dolayı tabutun asansöre konulup, göğe çıkarıldığına ilk defa şahit oldum!

***

Mahalle’nin başka bir derdi ise, ilköğretim okulunun hemen arkasında bulunan kömür deposu. Uluslular, çocukların eğitimlerini kömür tozu yutarak yapmak zorunda kaldıklarını söylediler.

Sadece bu olsa iyi, kömür deposu yüzünden kapısını, penceresini açamayan mahalleli, misafirlerini ağırlayamaz olmuş.

Bir başka sıkıntı ise, 1995 yılında yapımına başlanan Abidler Camii, dernek yönetiminin anlaşmazlığı sonucu ağır aksak ilerlemiş. 1998 yılında dernek fes edilmiş, durumu fırsat bilen Diyanet Vakfı, caminin bahçesinde yer alan iki katlı lojmana ve çay ocağına el koymuş!

***

Lojmana el koymasını akıl eden Diyanet Vakfı, nedense camiye tek bir çivi bile çakmayı akıl edememiş.

Geçtiğimiz yıl ki o meşhur lodostan kubbesi uçan camiyi, onarmak her zaman olduğu gibi cemaate düşmüş. Cami’nin maaşlı memurları olan imam ve müezzin kayyım da, oturdukları lojmanda kiracı olup, amiyane tabiri ile çırak çıkmışlar.

Mescide el koymasını bilen Diyanet ortalıkta yok tabi. Neden olsun, niçin olsun ki!

Ufuk penceresi ufak olanlar, ufka bakmasını bir türlü beceremiyorlar ne hikmetse.

Evet, Ulus Mahallesi bu şehrin, bu ülkenin semtlerinden birisi; burada ikamet edenler, feryat ediyor “sesimizi duyan yok mu?” diye.

Umarım, Ulus Mahallesi’nde oturan yurttaşlarımızın, halklarımızın, vatandaşlarımızın sesini duyanlar çıkar.

Parkları olmadığı için çocuklarının boynu bükük kalmış bir mahalle, Bursa’yı yönetenlerden acil çözüm bekliyor; okul istiyor, bizim de taziye mekânlarımız olsun diyor.

Musallası, cami duvarından inen, köhnemişliğin,, ruhsuz binaların kuşatılmışlığından kurtulmayı  bekleyen Abidler Camii, mahzunluktan kurtarılmayı bekliyor.

Küf tutmuş virane evlerin sahipleri, ne olur bizim sesimizi birileri duysun, çocuklarımız koşup oynayacağı parkları, eğitim göreceği okulu olsun diye haykırıyor.  

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner192