Geçenlerde, Çekirge Yolu üzerinde bulunan Wamtes Tesisleri’nde turizmcilerin bir toplantısına katıldım.

Hotel sahipleri, tur acentaları ve rehberlerin katıldığı toplantıya Antalya Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül de gelmişti.

TÜRSAB Güney Marmara Başkanı Mehmet Akkuş’un organize ettiği bu toplantıda hotel sahipleri açtı ağzını yumdu gözünü.

Deyim yerindeyse, hotelcilere bir dokun bin ah işit.

Yandık, bittik, mahvolduk sözleri toplantı boyunca devam etti durdu.

Orman Bakanlığı’nın 4916 sayılı Orman Yasası mevzuatına göre, Uludağ’ın Milli Park ilan edilmesi yüzünden işlerin yürümediği, bu yasanın bütün girişimleri engellediği ve kendilerini de bitirdiğini ifade ettiler.

Hakikaten de adamlar isyan etmekteydiler.

Bilhassa, Grand Yazıcı Hotel’in sahibi Serdar Yazıcı’nın feryadı görülmeye değerdi.

Hotel sadece konaklama ile bitmiyor; bazı etkinlikler yapılması lazım diyen Yazıcı; önce bu bölgenin turizm bölgesi ilan edilmesi lazım.

Uludağ’daki hotellerin iş hoteli olduğunu, bu hotellerin yüzde 80’ini işadamlarının doldurduğunu kaydetti.

Arap turistlerin Uludağ’a serinlemek için çıktıklarını ama akıllarının bir köşesinde de pazar alışverişi yapmak olduğunu dile getirerek; burada alışveriş imkanlarının bulunması gerektiğinin altını çizdi.

Toplantı için gelenlerin ise eşleri ile birlikte gelmelerinin önemini vurgulayarak; ama eşlerinin vakit geçireceği yerlerin olması gerektiğini dile getirdi.

 ***

Tam da bu noktada ben, hotel sahiplerine müdahale edip; arkadaşlar sizler 50 senedir üzerinize düşeni yaptınız mı da her şeyi devletten bekliyorsunuz dedim.

Bu sözlerim üzerine ortalık biraz gerginleştiyse de; eski anlayış mantığının hotel işleticilerinde hala devam ettiğini anladım.

 ***

Benim bir türlü aklımın almadığı olay şu:

Bu hoteller 40-45 senedir Uludağ’da icrayı faaliyette bulunuyorlar.

Daha hala olması gereken asgari müştemilata bile sahip değiller.

Konuşmacılardan birisi, hotellerde çocuk odası bile bulunmadığından bahsetti.

Eh pes yani.

Başka birisi de, itfaiye ve sağlık ocağı olmamasından dert yanıp otopark sorununa da dikkatleri çekti.

Ben, şaşkınlık içinde konuşulanları dinlerken dayanamayıp patladım!

Yahu arkadaşlar dedim; sizler yıllardır burada başbakanları, bakanları, milletvekillerini ağırlıyorsunuz.

Hiç mi bu sıkıntılarınızı dile getirip çözülmesi için talepte bulunmadınız, bu nasıl bir iştir diye sordum.

Hem sonra sizler bütün dünyayı gezip, dağ turizminin nasıl yapıldığını gelişmiş ülkelerde hiç mi görmediniz?

Bu ne ilkelliktir böyle?

Burada toplanmışınız; “Körler sağırlar birbirini ağırlar” misali kendi aranızda söyleşip duruyorsunuz deyince, az kalsın dayak yiyordum!...

 ***

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin yıllardır niçin “Uludağ’ı bize verin” dediğini şimdi daha iyi anlamış oldum.

Hotel sahiplerinin iddiasına göre; merkezi idare Uludağ’ın birinci bölgesinin ipini çekmiş. Burasını bitirmek istiyorlarmış. Amaçları, ikinci bölgeyi öne çıkarmakmış. Oradaki bir hotelin de güya Bilal Erdoğan’a ait olduğunu iddia ettiler. Ben onların yalancısıyım.

 ***

Benim Uludağ konusunda diyeceğim şudur:

Bir “Orman Yasası” var.

Buna göre, bir taş bile sökemiyorsunuz.

Elleriniz, kollarınız bağlı.

Bakınız, geçenlerde Kayseri/Erciyes’e gittim baktım.

Kurnaz Kayserililer ne yapmış etmişler, Erciyes Dağı’nın “Milli Park” statüsünden çıkarılmasını sağlamışlar ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi oraya trilyonlarca liralık yatırım yapmış.

Bursa’ya gelince;  durun, burada hiçbir şey yapamazsınız diyorlar.

Böyle saçmalık olur mu?

Sonra bu, ne menem bir şeyse, “Orman Kanunu” dediğiniz mevzuat, Allah’ın emri mi?

Değiştirin gitsin!

Ah “O kafa” ah!

Hala, bürokratik oligarşinin pençesinde inim inim inliyoruz!...

Yok mu bu işleri takip edecek kimse?...

 

 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.