Uzun yıllardan sonra Bursa’da bir üniversite olduğunu anladık.

Uludağ Üniversitesi mezunu birisi olarak, son zamanlarda üniversitenin gösterdiği performanstan dolayı son derece mutluyum.

Eskiden şehrimizde bir üniversitenin varlığından herkes haberdar değildi.

İçe kapalı bir sistem vardı.

Hani; körler sağırlar, birbirini ağırlar misali.

Yasakçı bir zihniyet hâkimdi üniversitede.

Bu nedenle, YDP İl Başkanı olduğum dönemde, yasakçı zihniyetin savunucularından ve uygulayıcılarından dönemin rektörü Ayhan Kızıl hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bile bulunmuştum.

Meşhur bir atasözümüz vardır:

At sahibine göre kişner diye.

İşte bu atasözünü doğru çıkaran bir yönetim anlayışına kavuştu Uludağ Üniversitesi.

Gerçek bir akademisyen ve bilim adamı olan Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın rektör olmasından bu yana hizmet çıtası da yükseltildi.

Bir köşe yazarı olarak, şimdiye kadar üniversiteden bize faaliyetlerle ilgili bilgi bile gelmezdi.

Tam manasıyla körler sağırlar diyalogu hâkimdi üniversitede.

Şimdi ise her gün üniversitedeki programlarla ilgili mesajlar alıyoruz.

Adeta bilgi bombardımanına tutuluyoruz.

Bu da şu demek:

Demek ki; icraat var ki haber de yapılıyor.

Zaten, üniversitenin bütün faaliyetlerini yazıya dökmeye kalksak, her gün üniversiteyi yazmamız gerekecek.

Bazen uğruyorum; yoğunluktan beklemeyi göze alamayıp kaçıyorum.

Gece yarılarına kadar koşturuyor Yusuf Hoca.

Mesai mefhumu diye bir kavram yok Yusuf Ulcay’ın defterinde.

Mübarek sanki devamlı Nöbetçi Rektör!

Geçen gece bir şey sormak için arayım dedim; gecenin bir saatinde Bursa TV’nin canlı yayınına katılıyordu üniversiteden.

Artık eskisi gibi ulaşamıyoruz hocaya.

Çünkü devamlı olarak koşturuyor, devamlı olarak meşgul.

Ne diyelim; böylesine hizmet sevdalılarına Allah yardım etsin.

***

Benim uzun zamandan beri kafayı taktığım bir konu var.

Bursa gibi büyük bir sanayi kentinin merkezinden uçulamaması.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de bu konuda muzdarip.

Şimdiye kadar yaptığı bütün girişimleri akamete uğratıldı.

Bunun da çeşitli sebepleri var.

Yunuseli Havaalanı’nın illâ ki işlerlik kazanması şart.

En azından 50-60 kişilik uçakların iniş-kalkışına hazır hale getirilmesini istedik durduk senelerdir.

Derken, hiç birimizin bilmediği başka bir alternatif daha ortaya çıktı.

Meğerse, Uludağ Üniversitesi’nin içinde de bir havaalanı varmış.

Geçenlerde bundan Vali Münir Karaloğlu da BEBKA toplantısında bahsetmişti.

Üniversite’den uçuşların başlaması konusu da gündemdeymiş.

Tabii bununla ilgili bazı altyapı çalışmalarının da yapılması gerekiyor.

Bunlar son derece olumlu gelişmeler.

Havaalanı olan bir üniversite sahibi olmamız gurur verici bir olay.

Bu konuda eğer varsa engeller aşılmalıdır.

Yunuseli Havaalanı’nda nasıl mania kriterleri icat edildiyse, belki üniversite havaalanı için de pürüz çıkarmaya, engel olmaya çalışanlar olabilir.

Bunların süratle aşılması gerekir.

Bu şehir hepimizin.

Bu dönem, Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı, Rektör ve BTSO Başkanı olarak uçuşa hazır bir ekip yönetiyor Bursa’yı.

Be nedenle, klâsik bürokrat kafasının aşılarak hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.