Çarşamba günü akşamüstü Ulucami bahçesinden geçecektim ne hikmetse birden vazgeçtim oysa Salı günü yine aynı saatlerde Ulucami bahçesinden geçerek Şehreküstü Mahallesi’ne inmiştim! Saat 17.25 civarı Kent Meydanı’nda bürosu bulunan Avukat Mustafa Canbaz'ın bürosunda oturuyordum bir anda Kent Meydanı’na ambulans sirenleri gelince olağan üstü bir durum olduğunu anladık.

Canlı bombanın intihar saldırısı haberi gelmesine rağmen Doğalgaz, tüp ve trafo patladı bilgileri de geldi insan olarak kötünün iyisi olmasını diliyorsunuz. O anda saldırının ajans ve televizyonlara düşmesiyle telefonlarımız susmuyor. Türkiye'nin birçok vilayetinden arayan dostlarımız hem bizi hem olayın içeriğini merak ediyor doğal olarak.

Canlı bomba hedefine ulaşmadan acaba kendini neden patlattı? Gerçek hedefi neydi? Cami bahçesinde bulunan kalabalık mı? Caminin içi mi? İkindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazı mı? Hükümeti eleştirmek için yapılacak olan yürüyüşte bulunan insanlar mı? Tabi ki ana hedef hangisiydi bilemiyoruz ve neden bir anda panik mi yaptı? Kendi hatası mı? Katliam düşüncesinden vazgeçmek mi?  Belki de Ulucami'nin manevi havası etkili olabilir mi? Son anda insafa gelip yalnız kendini imha etmeyi düşünmüş olabilir mi? Kimine göre cami kapısından çıkan polisleri görüp panik yaptı; kimine göre ayağı takıldı, düşünce patladı. Bunların hangisi gerçek bilemeyeceğiz fakat can kaybı olmadan kurtulmuş olmak olayın en sevindirici boyutu.

Bursa Ulu Camii, Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid tarafından Niğbolu Seferi’nden dönüşünde verdiği emir ile inşa ettirilmiştir. Caminin yapım tarihini veren bir kitabe yoktur; ancak minber kapısında geçen 802 (1399) tarihi caminin inşa tarihi olarak kabul edilir. Bursa Ulu Cami’nin inşası; hem devletin kendisini siyasal, ekonomik ve kültürel bir varlık olarak dünyaya kabul ettirme çabasının bir devamı hem de Osmanlı toplumuna bir kimlik verme çabasının gereği olarak değerlendirilir. Caminin açılışında ilk hutbeyi dönemin önemli mutasavvıflarından biri olan Somuncu Baba’nın okuduğu rivayet olunur. Cami yapıldığı dönemlerde toplum tarafından çok itibarlı addedilmiş ve diğer medreselerin hocaları burada ders vermeyi bir şeref bilmiştir. Sonraki yüzyıllarda caminin iç mekânını süsleyen ve alışılmışın dışında büyük ebatlı yazılar toplumsal ilgi ve itibarın nedenlerinden biri olmuştur. İnşasından kısa bir süre sonra Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı’nda esir düşmesinin ardından Timur’un Bursa’yı işgali sırasında ve Fetret Devri’nde Karamanoğlu Mehmed Bey’in Bursa kuşatmasında (1413) cami, dış cephelerine odun yığılarak yakılmaya çalışıldı. Bu yangınlar sonucu dış cephe kaplaması tahrip oldu. Ortaya çıkan moloz duvar dokusu kalın sıva ile örüldü; bu durum 1950’lerdeki restorasyona kadar böyle devam etti. 1958 Büyük Çarşı yangınında kuzey avlusunun da yanmasından sonra gördüğü tadilat sırasında sıva kaldırılmıştır.

Fetret devrinden sonra 1421 yılında tekrar ibadete açılan caminin ilk tamir vesikası 1494 yılına aittir. 1862 yılına kadar 23 tamir vesikası daha vardır. Müezzin mahfili 1549 yılında yapıldı. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır'ın fethi ve hilafetin Osmanlı'ya geçtiği dönemde getirilen Kabe-i şerif kapı örtüsü padişah tarafından Ulu Cami’ye hediye edildi ve minberin sağına asıldı. Müezzin mahfilin karşısındaki taş vaiz kürsüsü 1815’de yapıldı.

Cami, 1855 yılı büyük depreminde büyük hasar gördü. On sekiz kubbesi çöken caminin sadece batı minaresinin dibindeki kubbe ile mihrap önü kubbesi ayakta kalabildi. Depremden sonra esaslı bir tamir gördü. Bu dönemde Sultan Abdülmecid’in emri ile İstanbul’dan gönderilen ünlü hattatlar camideki büyük yazıları elden geçirdiler. Ayrıca yeni hüsn-ü hatlar da ilâve edildi. 1889 yılında çıkan bir yangında minarelerin ahşap olan külahları yanmış, sonrasında kâgir olarak yeniden yapılmıştır.

Bursa güzel ve bereketli bir şehir birbirinden farklı bir çok özelliği barındıran hem Osmanlı hem Avrupa şehri merkezde bulunan Ulucami bahçesinde insanlar manevi huzur bulur çay içer ve dinlenir böylesi bir mekana kadar dadanan terör belasından ülke ve insanlık olarak acilen kurtulmamız gerekir. İnsan hayatının pamuk ipliğine bağlı hale gelmesi bir hayli üzücü terörden uzak sağlıklı, mutlu, huzurlu günler diliyorum...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161