Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmek elbette ki en doğal hakkım diyebilirim. Öyle ki, madem oy veriyorum o zaman yanlış yaptığında ‘orada bir dur’ diyebilme özgürlüğüm olmalı! Elbette bu kavram Ak Parti için geçerli değil. Son dönem Ak Parti yönetimleri at gözlüğü takanlarla doldu, taştı. İnsanın Ak Parti il veyahut ilçe binalarına bile gidesi gelmiyor artık. Milletvekilleri ise, ötekileştirmeye devam ediyor. O kadar soğuttular ki, toplumu kendilerinden. Düşünsenize, Bursa’dan Bursa’yı yönetecek bir ekip çıkaramadık! Ve gönüller kıranların lideri ‘gönülleri kazanın’ diye meydanlarda haykıran Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasına rağmen Ak Parti kalesinde burun farkı ile kazandı!

Elbette siz gönülleri kırarak ilerlemeye çalışırsanız, en yakın muhalefet ile aranızda ki oy farkı yüzde 20 oranından yüzde 2 oranına düşer. Ve elbette siz gönül kırarsanız, şahsınız kim olursa olsun şahsınıza değil lidere oy verenler bile gider size en yakın olan karşı adaya göğsünü gere gere oy verir. Bunun adı siyasettir. Ve siz milletinize siyaset yaparsanız, bugün İstanbul’da ki acziyet ile karşı karşıya bırakırsınız partinizi!

TÜSİAD ile benzer sorunları hükümet çoğu defa yaşadı. Ak Parti’nin iş dünyası ile alıp veremediği ne? Düşünsenize, KOÇ’a uçak kiraladın diye bindirme yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ‘KOÇ gurubu fabrikalarımızı kriz nedeniyle durduruyoruz’ diye cevap verirse Erdoğan ne yapar? Akıllı konuşmak lazım! Velhasıl konuşmamak hatta icraat yapmak lazım. Son dönem kabine üyeleri akıllara öyle zarar işler yapıyorlar ki, açıklamaları veyahut sosyal medya paylaşımları bile İstanbul seçimlerini kaybetmeye yönelik. Bursa’da bu hatalar çok yapıldı. Bari siz yapmayın.

Ekonomi artık tek başına geçer akçe değil. İhracat yapamıyorsanız, ürettiğiniz ürün veyahut hizmet küresel ticaret arenasında para kazandırmıyorsa, işsizlik azalmıyorsa anlamsız. İşte tam da burada devreye istikrar giriyor. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski’nin e-ticaret üzerine sosyal medyada yaptığı paylaşımı değerli buluyorum. #TÜSİADeTicaret olarak yayınlanan tweet aslında her şeyi özetliyor. Kaslowski, ‘ürettiği katma değerle, kayıtlı ekonomiyi büyüten ve Türkiye’nin küresel ticaret hacmini arttıran e-ticaret stratejik bir sektör. E-ticaretin gelişimine yönelik adımların kamu ve özel sektörün işbirliği ile hayata geçirilmesi önemli’ paylaşımı ile bizim yerli ve milli olduğunu iddia eden Sanayici ve İş Adamı derneklerimize kapak yapmış.

Peki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne söylüyor? Aslında hedefler olarak aynı çizgide olan iş dünyası ile Erdoğan arasında ki dev iletişimsizliğin merkezinde kim var? Profesör olduğu için Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olan Prof. Dr. Fahrettin Altun neden bu konulara hiç değinmiyor? Türkiye’nin yanlış bir iletişim ile olumsuz koşullara sürüklendiğini neden görmüyoruz? Camilerde teravih kıldıran belediye başkanlarına değil de aksine kent ekonomisini güçlendirecek belediye başkanlarına neden fırsat vermiyoruz?

Ak Parti’nin İstanbul seçimleri sonrasında sonuç ne olursa olsun kucağında bulacağı üç gerçeklik var. Bunlardan ilki, olumsuz ekonomi koşulları. İkincisi küresel oyuncular ve hamleleri. Üçüncüsü ise, hükümet ve Erdoğan’a yönelik halkın güven durumu.

TÜSİAD Başkanı Kaslowski yaptığı açıklama ile Türkiye’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’a büyük destek vermiş. Lakin halen daha Hazine ve Maliye bakanından bir destek çıkışı olmaması üzücü! Siyaseti bir kenara bıraktığımızda her sektörde batan bir ekonomi bizi kucaklıyor. Unutmayalım ki, utanmayalım ve unutulmayalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246