banner262

Dünyadaki pek çok ülke, Korona virüsü yüzünden adeta bir savaş hali gibi yaşamaya başladı. Bu durum, insanları tedirgin ediyor. Bazen paniğe yol açabilecek olaylara sahne oluyor. Ülkemizde ise alınan önlemler sayesinde bizler gerçekten çok zor bir süreç yaşıyoruz. Sokaklar bomboş. Toplu taşıma araçları yarı yarıya boş. İnsanlar, zorunlu hallerde özel araçlarını kullandıkları için trafik epey bir sıkışık.

Bugün, bizler bilgi ve teknoloji çağında bir virüsle mücadele ederken, atalarımız tam 105 yıl önce Yedi Düvele karşı Çanakkale’de vatan savunmasına katılıp, ülkemizin bağımsızlığını ve Türk milletinin hür ve bağımsız kalacağına dair dünya tarihine imza atılan Çanakkale Zaferi’ni kazanmışlar.

Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği savaş olarak bilinir. Bu savaşlar Türk’ün sayısız zafer, şan ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır. I.Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce, 1911-1912 yıllarında Osmanlı Devleti son Afrika toprakları olan Trablusgarp ve Bingazi’yi İtalya’ya kaptırmış,

1912-1913 Balkan hezimeti ise, 500 yıldır Türk olan Rumeli’deki son Türk hakimiyetini silip süpürmüştür. Bulgar ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, İstanbul ve boğazların güvenliğinin tehlikeye girmesi, o zamanın devlet adamlarınca siyasi yalnızlığımızın tabii bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla I. Dünya Savaşı’na rastlayan günlerde Osmanlı Devleti yalnızlıktan ve emniyetsizlikten kurtulmak maksadıyla bloklardan biri ile anlaşmak istemiştir. Fakat, Balkan Savaşı’nın kötü hatıralarının tesiri altında kalan her iki blokta Türk İttifakkını küçümsemişler ve bu ittifakkın kendileri için bir yük olmasından endişe etmişlerdir. Ancak, Alman İmparatoru her iki blok arasındaki savaşta, Osmanlı Devleti’nin hiç değilse bir kısım düşman kuvvetini meşgul edebileceği gerekçesi ile ittifaka dahil etmiştir.

1914 Aralık ayında başlayan Türk Sarıkamış Harekatı üzerine telaşlanan, çok zor durumda kalan ve hiç değilse bir kısım Türk Kuvvetlerinin başka cephelere çekilmesini isteyen Rusya’nın yükünü azaltmak için Çanakkale Seferine karar verilmiş, fakat kesin neticesi batı cephesinde arayanları darıltmamak amacıyla önce sadece donanma ile zorla Çanakkale Boğazı geçilmeye çalışılmıştır. 18 Mart 1915’de yaklaşık bir aydır sürekli olarak bombaladığı boğazın her iki tarafındaki Türk tabyalarının artık sustuğunu varsayan 12 zırhlı, 18 muhrip, 7 mayın tarama gemisi, çeşitli tıp nakliye destek gemisi ve uçak gemilerinden meydana gelen I Dünya Savaşı’nın en büyük ve en modern donanması, boğazı geçme girişiminde bulunmuştur. Ancak, ehliyetli ellerde sevk ve idare edilen kahraman Türk Askerinin hayatını hiçe sayarak kanını fedakarca akıtması sayesinde dünyanın en modern silah ve teçhizat ile donatılmış düşman donanması, 7 modern savaş gemisini ve binlerce askerini kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Zira: Mehmetçik, düşmanı denizden bir adım bile geçirtmemeye yemin etmiştir. Anadolu bozkırının o güne kadar deniz görmemiş çocukları, sanki kırk yıldır denizlerde savaşıp ta pişmiş kişilere özgün becerileri ile zırhlı düşman gemilerine geçiş hakkı tanımamıştır. Çanakkale tepesine şu cümle yazılmıştır: “Dur yolcu, bilmeden gelip geçtiğin bu toprak, bir devrin battığı yerdir!”

İstiklal Marşımızın yazarı, vatan şairimiz Mehmet Akif Çanakkale Zaferi’ni şöyle ifade ediyor:
“Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mi, hakikat mahşer Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk, Sade bir hadise var ortada; vahşetler denk Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela….”  

Evet, Çanakkale Savaşlarımız ve Deniz Zaferi, Türk Ordusu için büyük bir kahramanlık destanıdır. Bu destanın en güzel anlatıldığı söylem ise Çanakkale Türküsü’dür.  Şehitlerimiz ve gazilerimiz için onu hatırlayalım.

'Çanakkale içinde aynalı çarşı

Ana ben gidiyorum düşmana karşı, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde bir uzun servi

Kimimiz nişanlı, kimimiz evli, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde bir dolu testi

Analar babalar ümidi kesti, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale üstünü duman bürüdü

13'üncü fırka harbe yürüdü, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale elinde toplar kuruldu

Vay bizim uşaklar orda vuruldu, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale köprüsü dardır geçilmez

Al kan olmuş suları bir tas içilmez, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale'den çıktım yan basa basa

Ciğerlerim çürüdü kan kusa kusa, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale'den çıktım başım selamet

Anafarta'ya varmadan koptu kıyamet, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde vurdular beni

Ölmeden mezara koydular beni, off, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde sıra söğütler

Altında yatıyor aslan yiğitler, off, gençliğim eyvah!"

Bu destanın yazılmasında emeği geçenlere, şehit olanlara, gazi olanlara, onlara yardım ve destek olanlara, vatanı ve milleti için korkmadan ölüme gidenlere Allah rahmet eylesin. Hepsinin mekanı cennet olsun.  Çanakkale türküsü, Çanakkale Savaşlarını anlatan bir halk ezgisidir. Ait olduğu yöre Kastamonu olarak bilinir. Türkünün kaynağı Kastamonulu İhsan Ozanoğlu olarak bilinir. Notaya Muzaffer Sarısözen tarafından aktarılıp bestelenen Türkü, halk kahramanlık destanının en güzel anlatımıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner259

banner193

banner246

banner254