Türkleri Anadolu’ya davet Allahtan gelmiştir.

Ta altı yüz yılında Hadis ile Türklerin Anadolu’ya gelecekleri...

Oradan güneye, Arabistan yarımadasına inecekleri...

"Kuzeyden bir kavim gelecek, onlar size ilişmedikçe siz onlara ilişmeyin" diye peygamber efendimiz bir hadis ile muştulamış…

Ve daha sonra “İstanbul bir.gün fetih edilecek, onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır” diye gene müjdeli haberi vererek Türklerin Anadolu’ya geleceklerini dört yüz yıl önce haber vermiştir.

Türkler bin yetmiş bir de büyük kalabalıklar ile Anadolu’ya savaş ve zafer kazanarak girmişlerdir.

Ancak o tarihten üç yüz yıl gibi bir zaman önce atalarımız Anadolu’ya gruplar halinde aileler ve akrabalarla zaman zaman geliyorlardı.

Bin yetmiş bir'e gelindiğinde ise Alpaslan Anadolu’yu fetih için gelmiş...

Malazgirt zafer alanı seçilmiş ve Anadolu Türkler ile İslâm ile tanışmıştır.

Allah, Anadolu’nun Doğu Bizans’ın zulmüyle inlemesine izin vermemiş...

Kudüs'ün Yahudiler ve Hıristiyanlara bırakılmasına...

Mekke ve Medine’nin Hıristiyanlarca işgale kalkışılmasına Allah rıza göstermemiş...

Gelecekte Ortadoğu’ya hâkim bir milletin huzur, adalet getirmesini dilemiş ve Türkleri Orta Asya dan Anadolu’ya göç ettirmiştir.

Tabi ki, bu olayın gerçekleşmesine neden olacak olayların meydana gelmesi gerekiyor ki kader tecelli etsin…

İnsanlar göç etsin.

Anadolu’ya ulaşmak binlerce kilometre yol kat etmişlerdi Türkler.

Orta Asya steplerinden Anadolu’nun içlerine doğru yola çıkmak o günün şartlarında ne kadar zor olduğunu varın siz düşünün.

Ve öyle de olmuş zaten.

"Papaz külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeye razıyız" diyenlerin Doğu Bizans İmparatorluğundan ne kadar zulüm gördükleri...

Huzura özlem duydukları...

Adalete muhtaç oldukları gerçeği kendini ortaya koyuyor.

Anadolu’nun Türkler tarafından fetih edilmesinin üzerinden nerdeyse bin yıl geçti.

O yıldan bu yıla dek Anadolu huzur buldu.

Türkler ile insanlık huzur buldu.

Anadolu insanlığı gördü…

Daha sonraki yıllarda, fetih tamamlandıktan sonra Anadolu Beyliklerden devlet olma gücüne erişen Türkler Osmanlı Devleti ile Kafkaslara, Balkanlara ve Orta doğuya huzur getirdi.

Sadece  bu bölgelere değil o günkü dünyanın her tarafına adalet ve huzur taşıdı.

Coğrafi  huzurla birlikte herkesin inandığı dinini yaşama huzurunu da getirdi Osmanlı bu topraklara.

Her insan ve her topluluk kendi dininde serbest olarak kendini buldu.

Dinini yaşadı.

Zulüm görmedi.

Adalet tecelli etti.

İnsanlık nihayet efendisini bulmuş, tanışmış ve kabul etmişti.

Malazgirt işte bu açıdan insanlık adına bir fetihti.

Ve Allah Türkleri Orta Asya dan Anadolu’ya taşırken onların eliyle zulüm ve vahşete dur dedirtti.

Tıpkı bu gün Orta doğuda olduğu ve üstlendiği insanlık görevi gibi.

Daha üç yüz yıl önce  Avrupalılar vahşeti yaşarken…

Kadına, her ay, vücut kimyası gereği yaşadığı “regl olma“ olayından dolayı Avrupalılar kadın için ”insan mı değil mi”  diye aylarca tartışmış ve kadını dışlamışlarken…

Lortlar, zenginler ve asiller diye birbirlerini boğazlarlarken Türkler, kadınla, Orta Asya da tahtı paylaşmış, yanına almış…

İslam ile müşerref olduktan sonra ise  “cennet anaların ayağı altındadır” diyerek onu baş tacı yapmıştı.

Türkleri Anadolu’ya sevk eden Allah, insanlık adına, yarattığı insanların zulümden kurtarılıp insanca yaşamalarına Türkleri vesile etmiştir.

Ve böylece bu asil ve necip oluşlarından dolayı Türklere İslam’ın Sancaktarlığını yaptırarak onurlandırmıştır.

Malazgirt, Türklerin dünyayı fetih zaferidir.

Kutlu, mübarek ve daim olsun inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246