Bugün biraz farklı konudan bahsetmek istiyorum.

Özellikle son yıllarda farklı enerji kaynakları ile ilgili araştırmalar dikkat çekiyor.

Malum ihtiyaçlar sınırsız.

Kaynaklar sınırlı.

Petrol kaynakları bitmek üzere…

Geriye farklı kaynaklar gerekli onlardan biri de Hidrojen…

Bu konuyla ilgili çalışan bir kurum var.

Adı UNİDO…

UNİDO’nun açılımı ne diyorsanız?
İlkönce buradan başlayalım…
Merkezi Avusturya Viyana’da bulunan bir kuruluş.
Türkiye Hükümetinin 2004 yılında içine dahil olduğu  40 milyon dolarla finanse ettiği bir kurum.
Özellikle kalkınmakta olan ülkelerde çalışıyorlar.
Çalışma alanları arasında yeni yüzyılın enerjisi olarak nitelendirilen hidrojen var.
Yani rahatça doğada bulunan hidrojen.
Neden hidrojene ihtiyaç duyuluyor?
Eğer mevcut ilave kaynaklar bulunmaz ise;
Dünyanın 40 yıllık petrol, doğalgaz kaynakları kaldığı bilimsel otoritelerce ifade ediliyor.
Yine ozan tabakası delinirse küresel ısınma devam ederse,  4,5 derece dünyanın sıcaklığı dünyanın su kaynaklarının 2100 yılında biteceği iddia ediliyor…
Eğer iki derece artarsa mevcut durumu korumuş oluyoruz.
Bu bilgiler ışığında değerlendirme yaparsak;
Yani önümüzdeki 40 yıldan sonra yeni kaynakların bulunması şart.
Bu kaynaklar dünyada mı olur?
Yoksa uzayda mı?
Yâda başka bir şekilde mi?
Onu zaman gösterecek…
Bulunacak kaynakların çevreye zarar vermeyen kaynaklar olması tercih sebebi.
Bunların içinde;
Güneş enerjisi;
Rüzgâr enerjisi yenilenebilir enerji kaynakları olarak dikkat çekiyor.
Mesela Almanya’nın almış olduğu güneş Türkiye’den daha az olmasına rağmen  güneş enerjisinden dünyada en çok faydalanan ülkelerin başında geliyor.
Türkiye’nin kaynakları çok olmasına rağmen toplam 20 bin megavatlık potansiyelinin onda birini dahi kullanamıyor.
Başka bir enerji  kaynağı olarak da yeni yüzyılda hidrojenin önemli bir yer tutacağı bilim adamlarınca ifade ediliyor.
İşte bu noktada;
Çok ciddi araştırmalar yapılıyor.
Özellikle Japonya bu konuda liderlik ettiğini belirtelim.
Eğer büyük firmalar gerekli yatırımı yaparsa, hidrojen birçok enerji kayağına göre, çok daha düşük maliyetli yani ucuz.
Ve yatırım maliyetini beş yılda finanse ediyormuş.
Yine döngüsel olarak doğadan gelip, doğaya gittiği için çevresel atık yapmıyor.
Çevre dostu enerji kaynakları.
Türkiye bu anlamda ilk ciddi yatırımını UNİDO kanalı ile Bozcaada’da yaptığını ifade edelim.
Yine;
Kayseri’de hidrojeni içten yakmalı bir motor yapılarak bazı araçların çalıştığını da buradan aktaralım.
Hatta Türkiye’nin ilk hidrojen dolum istasyonunda İstanbul’da geçti…

Bunlar önemli çalışmalar;
Türkiye, kesinlikle nükleer enerji santralini yapmak zorunda.
Türkiye, yer altı kaynaklarını rantabl kullanmayı öğrenmeli.
Türkiye; Hidrojen ile ilgili çalışmaları desteklemek zorunda.
Bunlar geleceğimiz için olmazsa olmazımız.

Ama şartı da doğaya minimum zarar ile…


*********


Anlamlı sözler

"Cehaletle deha arasındaki fark; dehanın sınırlarının olup, cehaletin olmamasıdır." 
- Whoopi Goldberg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.