Şu Almanlar daima ilgimizi çekmiştir 1. Dünya Savaşında müttefikimiz ve onlar yenildi diyerek bizimde yenilmiş sayıldığımız Almanlar!!!

Hitler liderliğinde 2.Dünya Savaşında ortalığı kasıp kavuran Almanlar biz Türklere yakın millettir vesselam… Hiç unutmam Yılmaz Güney'in bir filminde görmüştüm 1970'lerde Almanya Türkiye'den bir hayli işçi alacaktı. Filmde Yılmaz Güney Almanya'ya işçi olarak gidecekken sağlık kontrolünde dişlerindeki eksiklik ve apseden dolayı gidiş hakkını kaybeder!   Bu sahne beni izlediğimde bir hayli şaşırtmıştı oysa biz bu kontrolü alacağımız kurbanlık hayvanın yaşını öğrenmek için yapardık diye sıkça görürdüm ve yine o yıllarda Rahmetli Babam da başvuru yapmış ve gidiş hakkını kazanmış olmasına rağmen ne hikmetse Almanya'ya gitmekten son anda vazgeçmişti.

Almanya'da patlak veren iki saat meselesi olmuştu tanıdık bir Alman'ın başına gelenleri okuyalım ve Almanya'nın neden Almanya olduğunu anlayalım.

Bayern Münih’in yönetim kurulu başkanı, efsane futbolcu Rummenigge, 2013’te, kulüpler birliği toplantısı için Katar’a gider. Dönüşte, Münih havalimanına iner.

“Gümrüğe beyan edeceğiniz mal var mı?” diye sorarlar. “Yok” der.

Bizim havaalanındaki polisler gibi sırıta sırıta hatıra selfiesi çektirelim diyeceklerine, “bavulu aç” derler. Çünkü orası Almanya ‘Vay efendim ben Rummenigge’yim’ ,filan, istersen cumhurbaşkanı ol, hikaye…

“Bavulu aç” derler. İki tane Rolex çıkar. 50’şer bin Eurodan iki Rolex marka saati görürler.

Kaçakçılıktan gözaltına alınır!

“İçişleri bakanını arayayım da, gelsin beni kurtarsın” diyemez. Demeye kalksa, biliyor ki tutuklanır.

Augsburg gümrük dairesinin başvurusuyla, Landshut mahkemesinde yargılanır.

“Adalet bakanını arayayım da, şu savcıya telefon etsin, baskı yapsın, beni kurtarsın” diyemez.

Demeye kalksa, biliyor ki, bakanı da tutuklarlar! Deliller incelenir.140 gün hapis cezası verilir.

İstersen paraya çevir. İstersen gir içeri yat denir. “Parasını ödeyeyim” der.

Peki, “kaç para maaş alıyorsun, günlük gelirin kaç paraya denk geliyor?” diye sorarlar.

Günlük gelirini 1785 Euro olarak beyan eder. 1785 Euroyu 140’la çarparlar, 249 bin 990 Euro'yu geçirirler Rummenigge’ye! Saatler 100 bin euro. Ceza, 250 bin euro.

(Gelirin ne kadar yüksekse, cezan da o kadar yüksek oluyor. Hırsız zenginse, fakir hırsıza nazaran daha ağır bedel ödüyor. Alman sistemi, yolsuzlukta bile sosyal adaleti sağlıyor. Kaçırılan malın değeriyle ilgilenmiyor, kaçıranın malının mülkünün değerine göre ceza kesiyor. Mesela, günlük geliri iki katı olsaydı, aynı miktarda kaçakçılık için, 250 değil 500 bin Euro ödeteceklerdi Rummenigge’ye.)

250’yi öder. “Artık gidebilir miyim” diye izin ister.

“Dur bakalım” “sen bu saatleri kaç paraya satın aldın?” diye sorarlar. Faturayı göstermesini isterler.

“Şey fatura yok hediye edildi” der.

Rummenigge de “Hediye Arap geleneğidir, şeyh cebime sokuşturdu” demiş.

Gel gör ki, Almanya’da da bi gelenek var.

20 bin euro'dan pahalı hediyeye yüzde 30 vergi ödemek zorundasın.30 bin euro da alınır Rummenigge’den

“Artık gidebilir miyim” dese de. “Dur hele bakalım” derler.

Almanya’da 90 günden fazla hapis cezası alırsan “sabıkalı” oluyorsun. Paraya çevirdim filan, nafile

Sabıkanı “temizleyemiyorsun. Sicil kaydına sabıkası işlenir. Saatler kendisine teslim edilir.

“Buyrun, artık güle güle takın, iyi günlerde olsun” denir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner234

banner246